Bir kadını ortadan ikiye böl, yarısı annedir, yarısı çocuk, yarası sevgili, yarası aşk dizeleriyle tarif ediyor kadını Cemal Süreyya. Vefanın, karşılıksız sevginin adı olan kadınlarımız, bir Dünya 8 Mart Kadınlar Günü´nü daha geride bıraktılar. Bu özel günde hatırlanmanın mutluluğunu yaşadıklarını ancak kadın oldukları için yaşadıkları zorluklarının giderilmesi gerektiğini de dile getirdiler. İlimizdeki en önemli sıkıntının kadınlara yönelik sosyal ve iş alanlarının az olduğunu ifade eden kadınlar, bir diğer önemli sıkıntılarının da kaldırımlarda esnaf işgali nedeniyle rahatça yürüyememek olduğunu dile getirdiler. İlimizde kadınların ikinci plana itildiğini belirten İşçi Emeklisi Gülten Köyüstü şunları söyledi: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü deyince akla kadınların sosyal faaliyeti, çevreye bakışı geliyor. Memleketimizde maalesef kadınlar ikinci plana itiliyor. Eğitim konusu yeterli gelmiyor. Bayanların katılacağı bir sosyal faaliyet yok. Şöyle söyleyeyim bizde spor yapmak istiyoruz, bayanların vakit geçirebileceği yeterli park yok. Spor yapacağımız bir imkân, kapalı bir havuzumuz yok. Genç kızlarımız sokakta rahat yürüyemiyor. Üniversiteli gençlerimizin daha güzel yaşaması için memlekete yatırım yapılmasını istiyoruz. Sokaklarımız çok kötü, yürüyemiyoruz bile. En büyük şikâyetlerimden biri esnafların kaldırım işgali yapması nedeniyle insanlar caddelerde yürümek zorunda kalıyor. Bunu belediyeye de söyledik. Başkanımız bununla ilgili pankartlar da astı ama maalesef insanlarımız bu konuda duyarlı değil. Yeterince yatırım yapılsın, bayanlarımız sokaklarda rahat yürüsün, rahat yaşasın istiyoruz. Yerimiz Elimizden Gitmesin Tekel depolarında işyeri bulunan işletmeci Adalet Polat da bütün yatırımını harcayarak kurduğu işyerinden çıkarılma durumu olduğunu söyleyerek buna bir çare bulunmasını istedi. Kadınlara pozitif ayrımcılık yapılmasını isteyen Polat, eğer gerene destek verilirse kadınların her işin üstesinden gelebileceklerini de vurguladı. Polat konuşmasında: Bayanların çok eksiği var. Yollarımız çok kötü. Yürümekte zorlanıyoruz. Ben ısı yalıtımı üzerine tekelde kendi işyerimi açtım. Devletten destek almadım, kendi imkânlarımla açtım. Şimdi işyerimin belediyeye ait olduğu ve çıkmam gerektiği söyleniyor. Ben işyerimi nereye taşıyacağım! Benim imkânım yok, yapamam bunu. Ancak orada iş kurdum, bir sürü eleman çalıştırıyorum. Yerimiz elimizden gitmesin bunu istiyorum. İşyerimde bayan da erkek de çalışıyor. Kadınlara destek verilirse her imkânı sağlar, yaparız. Elde avuçta ne varsa işe yatırdık şimdi belediye bizi oradan çıkarırsa nereye gideceğiz! ifadelerini kullandı. Daha Fazla İş İmkânı İstiyoruz Muş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Beldegül Güler ise: Muş´ta iş imkânları istiyorum. Erkekler sınava girmeden imam olabiliyor veya bir işte çalışabiliyor. Bizde daha fazla iş imkânı istiyoruz, özel sektör gelişsin istiyoruz sözleriyle kadın istihdamının artırılması talebinde bulundu. Devletimizden Allah Razı Olsun Eşinin yanı sıra aile bütçesine katkıda bulunmak amacıyla İş-Kur bünyesinde dönemsel olarak çalıştığını ifade eden 3 çocuk annesi Neşe Karakaya, kadınlara yönelik özellikle iş hayatıyla ilgili toplumsal önyargıların yıkılması gerektiğine dikkat çekti. Geçim zorluğu nedeniyle kadınların da çalışmak zorunda kaldıklarını ifade eden Karakaya: Öncelikle dünyadaki bütün kadınların Dünya Kadınlar Günü´nü kutluyorum. Doğu´da kadın olmak biraz daha zor bu hayat şartlarına göre. Kadınlar hep evde. Bir işe kalkışsan herkesin gözüne batıyor. Bu kadındır, nasıl çalışır?´ gibi şeyler söyleniyor ama bu devirde çalışmak ta lazım. Çünkü 3 tane öğrencim var, kira falan derken zor oluyor. Eşimde asgari ücretle çalışıyor. Gerçekten zor. Devletimizden Allah razı olsun. İş-Kur bünyesinde iş imkânı sağlıyorlar. Okullarda, belediyede çalışıyoruz, imkânımız oluyor. Bu anlamda devletimiz çok iyi işler yapıyor şeklinde konuştu.
Muş Ovası Gazetesi


