Muş Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, 60 gün süren sokağa çıkma yasaklarını protesto etmek amacıyla dün saat 13.00´de Belediye Meydanı´nda bir araya geldi.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı il ve ilçelerde uygulanan sokağa çıkma yasaklarına tepki amacıyla düzenlenen protesto gösterisinde, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl yöneticilerinden Sinan Ertuğrul tarafından basın açıklaması yapıldı.
Emniyet mensupları tarafından geniş güvenlik önlemlerinin alındığı ve soğuk havada yapılan açıklamada, AK Parti hükümetini eleştiren Ertuğrul: Hiçbir değer yargısının, hiçbir insani yaklaşımın dikkate alınmadığı bugünlerde, sokakta bekletilen cesetler, evlerin bodrumlarında yaralı halde ölüme terk edilen insanlar, sözde Müslüman olduğunu iddia edenlerin döneminde yaşanıyor dedi. İnsan hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği ve bu durumun meşrulaştırıldığı bir dönemden geçildiğini ifade eden Ertuğrul, açıklamada: Korku imparatorluğu yaratıp şehirleri cehenneme çevirmek ne demektir? 60 gün boyunca sokağa çıkma yasağı uygulamanın adı nedir? İnsanları, şehirleri açlığa ve susuzluğa mahkum etmenin, yüz bin nüfuslu, iki yüz bin nüfuslu şehirleri adeta hapishaneye çevirmenin anlamı nedir? ifadelerini kullandı.
Cizre´de, Sur´da, Silopi´de, Dargeçit de, Van´da hangi hukuk geçerlidir? Birçok yıkıma ve insanların hayatlarını kaybetmesine neden olan savaşların bile bir hukuku olduğunu belirten Ertuğrul, cesetlerin sokak ortasında bekletildiğini ve yaralılara tıbbi müdahalelerin engellendiğini ileri sürdü. Açıklamasının devamında AK Parti hükümetine eleştirilerini sürdüren Ertuğrul: Biliyoruz, dünya tarihi aynı zamanda savaşlar tarihidir. Ama binlerce yıllık savaşların, onca yıkıma ve insan katline sebep olan savaşların bile kendi içinde bir hukuku vardır. Cizre´de, Sur´da, Silopi´de, Dargeçit de, Van´da hangi hukuk geçerlidir? Cesetlerin sokak ortasında günlerce bekletildiği, yaralılara tıbbi müdahalenin engellendiği hangi savaş vardır?
Ama ne yazık ki, Türkiye halklarını kutuplaştıran, adeta iç savaş mantığıyla hareket eden AKP hükümeti, hem de İslamiyet´i kullanarak Müslüman olduğunu iddia ederek bunca yıl iktidarda kalan AKP isimli yapı insanlık suçu işlemektedir.
Adeta zulmünü meşrulaştırarak AKP´ye soruyoruz? Dünya üzerinde bu kadar zalim ve insani değerlerden uzaklaşmıştır dedi. İsrail dostu olan AKP hükümetidir AK Parti hükümetinin dış politika uygulamalarını eleştirerek açıklamasını sürdüren Ertuğrul, Tunus´ta karışıklıklara neden olan İsrail´in AK Parti´nin dostu olduğunu belirtti. AK Parti´nin İsrail´in en büyük stratejik ortağı olduğunu da ifade eden Ertuğrul: Dış politikada AKP hükümeti iflas etmiştir. 4 komşularla sıfır sorun´ sloganıyla yola çıkarak Dünya´nın tüm ülkeleriyle düşman olan bir AKP gerçeğiyle karşı karşıyayız. Suriye´yi içinden çıkılmaz hale getiren Mısır, Libya´yı, Tunus´u karıştıran sözde İsrail´e karşı çıkıp bugün en büyük İsrail dostu olan AKP hükümetidir.
Dış politikada her gün farklı bir yol izleyen, dün düşman olduğunu iddia ederek iç politikada rant toplayan AKP, bugün İsrail´in en büyük stratejik ortağı olduğunu ortaya koymuştur. Rüşvet ve rant çarkıyla önemli bir medya gücünü elinde tutan AKP zihniyeti, Doğu Perinçek´le, Ergenekon´la yeni ittifaklar geliştirmekte ve bunun görülmesini engellemek için de her türlü algı operasyonunu gerçekleştirmektedir ifadelerini kullandı.
Cahil ve zavallı kesimlerdir Ertuğrul açıklamanın devamında Barış Bildirgesi´ne imza atan akademisyenleri eleştirenleri hedef aldı. Bildirgeye imza atan akademisyenleri suçlayanların, o bildirgeyi dahi okumadıklarını ileri süren Ertuğrul, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)´ni AK Parti´nin politikalarına destek verdiği gerekçesiyle eleştirdi. Ertuğrul açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi: Kendisine karşı olan tüm kesimleri hain ve alçak´ olarak ilan eden bu kirli zihniyet, iç politikada ise koruyucu ve ölümü dayatmaktadır. Gazeteciler, yazarlar, akademisyenler üzerinde de adeta bir kıyım politikası gütmektedir.
Rüşvet ve rant çarkıyla kendine bağladığı kesimler ise AKPnin ıslık çalmasıyla alanlara çıkmakta ve yaşanan vahşeti meşrulaştırmaya çalışmıştır. Barış bildirisine imza atan akademisyenlere dil uzatanlar o akademisyenlerin yazdıklarını bile okumayacak kadar cahil ve zavallı kesimlerdir. Milliyetçilik damarına sarılan AKP, her zamanki gibi tüm insani yaklaşımlara düşman olan MHP´yi de yanma alarak bölgemizi cehenneme çevirmeye çalışmaktadır. Yaşananlar tam anlamıyla bir vahşettir. Bu vahşet politikalarının yürütenler, bunu yalan ve iftirayla görünmez kılanlar, kişisel menfaatleri için bu politikaları savunanlar şunu unutmamalıdır.
Zulme karşı direnmeye devam edeceğiz Tarih hepinizi yargılayacak eninde sonunda bu yaptıklarınızın bedelini, hukuk karşısında, mahkemeler karşısında vereceksiniz sözleriyle açıklamasına devam eden Ertuğrul, yaşananlar karşısında direnmeye devam edeceklerini belirterek: Gerçekleri ters yüz edenler, AKP´nin ıslığıyla sözde platform adı altında meydana çıkan zavallılar, hepinizin halkımızın vicdanında mahkum olmuş durumdasınız zaten. Biz bu zulüm´ü kabul etmeyeceğiz. Zulme karşı direnmeye devam edeceğiz. Egemenlerin hesabı ne olursa olsun, amaçlarına ulaşamayacaklarını biliyoruz. Her gün medya aracılığıyla halklarını tehdit edenler, asacağız, keseceğiz diyenler, zulümle abat olunamayacağını eninde sonunda öğrenecekler dedi.
Ölümlerin durmasını bekliyoruz Yeniden barış müzakeresi görüşmelerinin başlamasını ve ölümlerin artık yaşanmamasını dilediklerini sözlerine ekleyen Ertuğrul: Kürt sorunun çözümü müzakere masasındadır. Biz müzakerelerin yeniden başlamasını ve ölümlerin durmasını bekliyoruz. Onurlu bir barış için çalışıyoruz.
Tüm dünya biliyor ki; bu halk boyun eğmeyecek. Onurlu bir yaşam için direnmeye devam edecektir bu halk. Böylesi bir süreçte yapılan anti demokratik uygulamalara karşı halkımızın sahiplenme adına duyarlılık içerisinde olmasını diler hepinizi saygıyla selamlıyorum ifadelerini kullandı. Muş Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, yapılan basın açıklamasının ardından sessizce alandan ayrıldı.
Muş Ovası Gazetesi


