Rektör İnanç, tarihle hesaplaşmaktan, halkla kucaklaşmaktan korkulmamasını vurguladı.
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Rektörü Prof.Dr.Nihat İnanç, kentte düzenlenen Medrese Geleneği ve Modernleşme Sürecinde Medreseler konulu sempozyumla ilgili “Tarihe dönüp tarihle hesaplaşmaktan, halkımızla kucaklaşmaktan korkmamamız” Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, kentte düzenlenen Medrese Geleneği ve Modernleşme Sürecinde Medreseler konulu sempozyumla ilgili “Tarihe dönüp tarihle hesaplaşmaktan, halkımızla kucaklaşmaktan korkmamamız gerektiğine inanıyorum” dedi. Makamında gazetecilerle bir araya gelen İnanç, kentte geçen hafta düzenlenen “Medrese Geleneği ve Modernleşme Sürecinde Medreseler” konulu uluslararası sempozyumu değerlendirdi. Sempozyumda 21 oturum gerçekleştiğini ve 110 bildirinin sunulduğunu anlatan İnanç, yurt içi ve yurt dışından gelen katılımcıların kentten memnun ayrıldığını kaydetti. Sempozyumla sadece Türkiye deki akademisyenleri değil, Avrupa ve Amerika da konuya ilgi duyan tüm kesimleri bir araya getirmeyi hedeflediklerini vurgulayan İnanç, bunu başardıklarına inandığını belirtti. Türkiye de böyle bir konunun ilk defa tartışıldığını ifade eden İnanç, “Tevhid-i Tedrisat Kanunu yla birlikte kapatılan medreseler, daha çok illegal olarak çalışmalarına devam eden, kimi zaman yer altına indi diye tanımlanan ve bugüne kadar varlığını sürdüren kurumlar olmuşlardır. Belki bu sempozyum, bu çakışmayı biraz daha gün yüzüne çıkarmamıza vesile oldu” dedi.
İnanç, üniversitelerin topluma ve tarihe karşı sorumluluklarının olduğuna değinerek, akademik çalışmaların yanı sıra bu sorumluluklarını da yerine getireceklerini bildirdi.
Türkiye de iki önemli kopma noktasının yaşandığına ve bunlardan birinin etnik, diğerinin dini boyutlu olduğuna dikkati çeken İnanç, şöyle devam etti: “Bu kopma noktaları kimi zaman halk ile devlet arasında, kimi zaman da halkın içinde yaşanmıştır. Etnik kopma noktasında Türkiye nin asıl mozaiğini ifade eden, Türk ü, Kürt ü, Arap ı, Çerkez iyle yeniden bu bütünleşmeyi nasıl sağlayabiliriz sorusuna cevap aramamız gerekiyor. Burada ciddi bir kopma yaşandığına inanıyoruz. İkincisi ise dini anlamda kopma noktaları olmuş. Maalesef yakın tarihimize baktığımızda halkından kopmuş bir devlet, kimi zaman halkı birbirinden koparılmış bir anlayış hakim olmuş. Halkımız çeşitli kategorilere tabii tutulmuş. Bu iki önemli kopma noktasından birinin, diğerini tamir edeceğine inanıyorum. Dolayısıyla tarihe dönüp tarihle hesaplaşmaktan, halkımızla kucaklaşmaktan korkmamamız gerektiğine inanıyorum. Bu açıdan kopma noktalarımızı yeniden onarma sorumluluğumuz var. Üniversite olarak bu iki önemli noktada çeşitli adımlar atmaya çalıştık ve bundan sonra da atmaya devam edeceğiz” dedi.
Muş Ovası Gazetesi


