Muş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şihmus Sinecem, Erzurum Ticaret Borsası (ETB)’nin ev sahipliğinde yapılan bölge toplantısına katıldı.
Palandöken Kayak Merkezinde bulunan Palan Otel Toplantı ve konferans salonunda gerçekleştirilen toplantıya Palan otel de gerçekleştirilen toplantıya, konuşmacı olarak, ETB Yönetim Kurulu Başkanı İ.Hakkı Hınıslıoğlu, Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sabih Kayhan, Ağrı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Erat,Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bilal Dağdağan ile Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili Mustafa Kantarcıoğlu katılırken, Bölge toplantısına ise , Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkan Yardımcısı ve Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Fahrettin Akyıl, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu üyesi İlhan Parseker, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Vakur Alemdar, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Latif Tosunoğlu, Kars Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Güvensoy, Erzincan Ticaret Borsası Başkanı Osman Keylan, Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Cengiz, Elazığ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi, Mustafa Demir, Muş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şihmus Sinecem, Hakkari Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Cemal Erip, Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Kantarcıoğlu, Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sabih Kayhan Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bilal Dağdağan, DoğuBeyazıt Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Efe, Pasinler Ticaret ve sanayi Odası Başkanı Turgut Bakır, Oltu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Karaca katıldılar.
Toplantıda Muş adına söz alan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şihmus Sinecem, Bu tür istişare toplantılarının bölge açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Toplantının düzenlenmesine katkı sağlayanlara teşekkür ederek konuşmasına başlayan Sinecem, “Kolektif çalışmalarla, birlik ve beraberlik içerisinde hareket ettiğimiz sürece başaramayacağımız hiçbir şey yoktur. Bu oluşuma rehberlik edenlere, katkı sağlayanlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Bir sonraki toplantı da siz değerli başkanları Muş’ta ağırlamak istiyoruz.”dedi.
Sinecem konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin geçmiş yıllara oranla büyük bir gelişme kaydettiğini görüyoruz. Ancak bu durum sorunlarımızı çözmemiştir. Özellikle bölgemizin fakirlik ve yoksulluk bakımından en son bölge olduğu aşikârdır. Muş’ta maalesef Türkiye’nin en fakir ve kalkınamamış vilayetidir. Yıllardır sondan birinci sıra unvanını elinde bulunduruyor. Belli dönemlerde Ağrı ile sonunculukta yarıştık.
Özel sektör yatırımları gibi kamu yatırımları da bölgemizde asgari düzeydedir. Doğu ile Batı arasında ciddi farklar var. Erzurum, Elazığ, Malatya gibi çıtayı yükselten iller bu durumdan etkilenmese bile Muş, Ağrı, Bingöl, Hakkâri, Bitlis, Kars, Ardahan ve Iğdır gibi iller bunun acısını en iyi bilen illerimizdirler. Batıdaki illerin sahip olduğu sanayileşmeye, tarıma, tarımsal sanayiye maalesef biz sahip değiliz.
Özel sektörün getireceği canlılığa umutlarımızı bağladık. Çünkü kamu yatırımları bölgemize kısıtlı oranda geliyor. Sağlık kuruluşu, eğitim kurumları gibi yatırımları inkar etmiyoruz. Ancak ekonomiyi tetikleyecek yatırımlardan söz edemeyiz. Geçmiş yılarda devletin bu bölgelerde yapmış olduğu yatırımlarda özelleşmeye başladı. Muş’taki çiftçinin geçim kaynağı tütün ve şeker pancarıdır. Önce kota getirdiler. Sonra Tekel’i sattılar şimdi Şeker Fabrikası’nı saltığa çıkarmışlar. Kamu yatırımlarından mahrum olan bölgemizde özelleştirmelerin iptal edilmesini istiyoruz. Yatırımcıların gelmediği bölgemizde devletin fabrikalar kurmasını istihdam alanları yaratmasını beklemekten başka çaremiz yok. Bir özel sektör temsilcisi olarak bu sözleri sarf etmek ne kadar doğru bilmiyorum ancak bölge gerçekleri bunu söylememi gerektiriyor.
Mesela biz Muş’taki fabrikayı almak için işadamlarını bir araya getirdik. Dedik ki, Muşlu işadamları bu fabrikayı alsın. Kentin ekonomisine yön versin. Ama hükümet bunların gruplar halinde satılacağını söyleyerek bu talebimize olumlu yanıt vermedi. Aynı durum Erciş için de Erzincan için de geçerli. Doğu Anadolu’da tütüne, şeker pancarına kota geliyor. Ama Karadeniz’de fındığa kota gelmiyor. Aksine her yıl inanılmaz oranda zamlar yapılıyor. Bu davranışlar bölgeler arasındaki gelişmişlik farkının ortaya çıkmasına neden oluyor. Böyle olunca çiftçi çoluğu çocuğu ile birlikte bir gece yarısı göç etmeye başlıyor. Adana, Mersin, Bursa, İstanbul gibi metropollerin taşralarında bölgemiz insanı yaşam mücadelesi veriyor. İş, aş umuduyla gurbet ellerde adeta sürünen insanlarımız, bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkına isyan ettikleri için bu haldedirler. Daha da ötesi yurt dışındaki gurbetçilerinde büyük bir bölümünü bölgemizden giden hemşehrilerimiz oluşturuyor.
Bölgemizin bir dezavantajı da kıştır. Daha doğrusu Türkiye’de kış mevsiminin en çetin yaşandığı yer bölgemizdir. Şimdi her yerde metrelerce kar var, dondurucu soğuklar var. Bunu avantaja dönüştürmenin yollarını bulmalıyız. Kırsal bölgelerde karla mücadele eden İl Özel İdarelerine, kent merkezlerinde de belediyelere afet kapsamında destek verilmesini sağlamalıyız. Hakikaten büyük bir felaket olan karla mücadele bölgemizin önemli kurumlarını maddi açıdan sıkıntıya sokmaktadır. Her yıl kaçınılmaz bir durum olan karla mücadelede ilgili kurumların gerek iş makinesi gerek ekipman bakımından yetersiz olması bir çelişki değimlidir. Bu çelişkili durum bir an evvel ortadan kaldırılmalıdır.
Erzurum bu noktada önemli bir hamle gerçekleştirmiştir. Bizlerde Erzurum’un alternatifi olmak istiyoruz. Kış turizminden yararlanmaya başlayan Erzurum’un olimpiyatlara, ev sahipliği yapması bizleri de gururlandırmıştır. Sarıkamış, Muş, Nemrut gibi kayak tesislerinin daha cazip hale getirilmesini sağlamalıyız. Kar esareti altında kalan bölge yerine beyaz cennet bölgesi olarak anılmak istiyoruz. Bölgemiz kış turizmi için müthiş bir potansiyele sahiptir. Bunu değerlendirmemiz gerekir.
Bölgemiz için bir başka avantajımız, Sınır ticareti için son derece müsait olan bölgemizin özellikle Ortadoğu, Azerbaycan, Nahçıvan gibi ülkelerde pazar arayışı içerisinde olmalıdır. Sınır ticareti sayesinde hem ekonomi gelişecek, hem de ihracat artacak. Muş bundan birkaç yıl öncesine kadar ihracat yapmayan tek ildi. Ama bugün yılda 10 milyon doların üstünde ihracat yapan il haline geldi. Bu rakamlar başlangıç için önemli olabilir fakat her yıl üstüne katarak artırmadığımız sürece bu rakamlarında yetersiz kalacağı acı bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.
Teşvik Yasası uygulaması ile bölgeler arasındaki eşitsizliği gidermeye çalışan hükümet, Muş ile Düzce’yi, Trabzon’u aynı kategoriye koymuş. Sonra da kalkınmanın, gelişmenin olmasını beklemek hayalperestlik değil midir? Muş ile Düzce aynı konumda mıdır? Muş ile Trabzon hiç aynı olur mu? Yeni Teşvik uygulamaları ile bölgemizdeki tüm illerin ayrı ayrı röntgeni çekilmeli ve bu röntgene bakılarak illerimizi cazibe merkezleri haline getirecek teşvikler uygulanmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunun 100. Yılında belirlenen 2023 yılında ekonomi de ilk 10’a girme hedefi için bölgemizin kalkınma hamlesine dahil edilmesi için teşvik yasası kapsamında 5. Bölge oluşturulmalıdır. Kalkınmamış vilayetlerin kalkınması, gelişmemiş bölgelerin gelişmesi sağlanmalıdır. Başka türlü 2023 hedeflerini tutturmak hayalden öteye gidemeyecektir.
Aslında sorunlarımız ortak ve hiçbirinin ötekinden farkı yoktur. Detaylar farklı olabilir ama ana sorunumuz aynıdır.
Bölgedeki tüm illerin bir diğer ortak sorunu da imaj sorunudur. Maalesef illerimiz batıda meydanında pompalamasıyla olumsuz bir imaja sahip olduğunu tüm oda başkanlarımızda kabullenecektir. Biz odalar olarak bu imaj sorununu gündemimizden düşürmemeli ve bu imajımızı ortadan kalkması için işbirliği içinde olarak sorunun üzerine gitmeliyiz. Artık illerimizin kış mevsiminde köy yolları kardan kapanan, yolda hastaları ölen ilkel bir yaşam süren, yaz mevsiminde ise siyasi olaylar ve çatışmalar yaşanan bir bölge olarak anılmaktan kurtulmalıyız.
Ulusal medyada bölgemizin güzelliklerini ön plana çıkaracak bir tanıtım faaliyeti ile bu imajımızı düzeltecek bir çaba içersinde olmalıyız. Kültürel ve tabiat güzelliklerimiz ile insanlığın gerçekten yaşandığı bir bölge olduğumuzu tüm Türkiye’ye ve dünyaya anlatmanın yolunu hep beraber bulmak zorundayız.
Bunun bizim için gelişmenin ve kalkınmanın anahtarı olacağına inanıyorum.
Tekrar bu oluşumun bölgemize illerimize faydalı olduğunu ifade ediyor, bir sonraki toplantının Muş’ta yapılması talebimi yenileyerek hepinize teşekkür eder saygılar sunarım.”
Toplantının ardından Palan Otel’de gerçekleştirilen yemeğe katılan davetliler daha sonra Konaklı Kayak Merkezine giderek burada kış turizmi ile ilgili bilgiler aldılar ve telesiyej ile konaklı bölgesini daha yakından tanıma fırsatına sahip oldular.
Öte yandan Erzurum’da yapılan Doğu Anadolu Bölgesi Ticaret Borsaları ve Ticaret Sanayi Odaları Toplantısının 3′ üncüsünün önümüzdeki aylarda Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odasında Yapılması kararlaştırıldı.
Muş`un Sesi Gazetesi


