Muş Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şihmus Sinecem, gelişen ve globalleşen dünya düzenine ayak uydurmak için teknolojiden faydalanılması gerektiğini söyledi.
Konuyla ilgili bir basın açıklaması yapan MTSO Başkanı Şihmus Sinecem, tarım ve hayvancılığın önemine değindi. Kentin kalkınması ve ekonomik özgürlüğünü yakalaması için çiftçinin kazanmasına bağlı olduğunu belirten Şihmus Sinecem; “Başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Muş’ta çiftçilerimizin daha fazla kazanç elde etmesi hepimizin arzusudur. Çiftçinin kazanması, maddi sorunlarını aşması demek, kentin kalkınması ve ekonomik özgürlüğünü yakalaması demektir. Gelişen ve globalleşen dünya düzenine ayak uydurmak için teknolojinin de nimetlerinden faydalanmamız gerekir. Geçmişten kalan yöntem ve kurallar ile tarım ve hayvancılık yapmak artık mümkün değildir. Hayvancılığı da tarımı da Avrupa standartlarına göre yapmalıyız. Alışılmışın dışına çıkmalıyız. İlkel yöntemlerle hayvancılık yapmayı, tarımla uğraşmayı bir kenara bırakmalıyız. Makine ve teçhizatlar sayesinde iş gücü kaybı artık önlenebiliyor. Eskiden çiftçi tarlasını öküzlerle sürüyordu. Ama bugün çiftçilerimiz traktörlerle tarlarını ekip, biçiyor. Hayvancılıkta aynı şekilde idi” dedi.
Hükümetin tarım ve hayvancılığa büyük destek verdiğini dile getiren Sinecem; “Yerel yönetimler ve hükümet politikası ile tarıma da hayvancılığa büyük destekler veriliyor, olanaklar sunuluyor. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (DAKA) son teklif çağrısında da en büyük payın hayvancılığa verildiği malumunuzdur. Biz istiyoruz ki, Muşlu çiftçiler bu avantajı kullanarak DAKA’nın sunduğu imkanlardan daha fazla yaralansın. Bunun da yolu mantıklı ve etkili proje yapmaktan geçer. Bir zamanlar hayvancılığın ana merkezi olan Muş’ta bugün kurbanlık hayvan bile bulmakta insanlar güçlük çekiyor. Etin kilosu almış başını gidiyor. Bir koyunun fiyatı 500 ila 800 bin TL arasında değişiyor. Şimdi çiftçiye sorarsak, kazanmadığını hatta zarar ettiğini söyleyecek. Ziraat Bankası’nın çiftçilere sunduğu fırsatlar da yabana atılmayacak cinstendir. 7 yıl süre ile faizsiz olarak sunulan bu desteği hayvancılıkla ilgilenen hemşerilerimiz dikkate almalıdır. Bunun için zaman zaman kulağımıza bazı sitemler geliyor. Diyorlar ki, “şartları çok ağırdır, biz bu şartlar altında destek alamayız” diye konuştu.
Gelişen ve globalleşen dünya düzenine ayak uydurmak için teknolojiden faydalanılması gerektiğinin altını çizen Sinecem açıklamasında; “Gerçekten geçim kaynağını hayvancılıktan sağlayan vatandaşlarımız, istenilen şartları yerine getirdikten sonra pekala bu kredilerden, desteklerden istifade edebilirler. Başında da dediğim gibi devir artık bilim, ilim, teknoloji, gelişme devridir. Bunun için çiftçilerimizde kendilerini yenilemelidirler. Hızla büyüyen ve gelişen dünya düzenine ayak uydurmak zorundadırlar. Geçmişin hayvancılık anlayışı ile asrımızın ikinci yarısındaki hayvancılık anlayışı arasında çok farklar vardır. Hayvancılığın “Tarımın vazgeçilmez bir kolu” olduğu hususundaki görüş, bugünün teknik, sağlık ve ekonomik anlayışı içinde anlamını yitirmiş durumdadır. Hayvancılık, müstakil işletmeciliğin, hatta endüstrinin kendisi olmuştur. Türkiye’de kelimenin gerçek anlamında hayvancılıkla meşgul işletme sayısı pek azdır.Hayvancılıkla ilgili faaliyetler genellikle tarımsal faaliyetlerle birlikte yürütülmektedir.Hayvan yetiştiriciliği genellikle modern teknolojinin uygulanabilme yeteneğinden yoksun küçük köy işletmeleri içersinde ve göreneklere bağlı olarak oldukça ilkel bir şekilde yapılmaktadır.Hayvancılık işletmeciliği genel olarak ailede 2-5 sığır,15-20 koyunla yapılmaktadır. Türkiye’deki hayvan işletmeleri rasyonel büyüklükte olmaktan uzaktır. Hayvan yetiştiriciliği tarımsal faaliyetlerle birlikte yürütüldüğünden, tarım işletmelerinin büyüklüğü arttırılmadıkça, verim artışı gerçekleştirilmeksizin hayvan sayısı artmaya devam edecektir. Özellikle tarımsal alanda son zamanlarda Muş’ta önemli hizmetler yapıldı. Karasu Islah Projesi’nde hedeflenen çalışma tamamlanmak üzere. Çatbaşı Köyü mevkiinde Murat Nehri ile birleşen Karasu Nehri’nin ıslah çalışması bu yıl Muş-Bingöl Karayolu güzergahındaki köprüye kadar tamamlanacak. Artık Muş Ovası’nda sel baskınları, su taşkınları yaşanmayacak. Çiftçinin tarlası su altında kalmayacak. Ekinleri heder olmayacak. Bunlar güzel gelişmelerdir. İnşallah ıslah projesi tam olarak tamamlandığında göreceksiniz çok daha güzel olacak. DAKA’nın, Ziraat Bankası’nın sunduğu fırsatlardan çok iyi bir şekilde istifade edersek tarımda da hayvancılıkta da önemli mesafeler kat etmiş olacağız. İcra birimlerinin daha aktif bir şekilde çalışması için de bürokratların üzerine düşeni yapması gerekir. Muş’a bir proje, bir destek kapısı daha fazla açmak için ne gerekirse yapmalıdır. Genel müdürlüklerinin, bakanlıklarının imkanlarını Muş çiftçisi için Muş için kullanmalıdırlar. Muş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı olarak her zaman bunların takipçisi olduk, olmaya da devam edeceğiz. Amacımız Muş’ta tarımı ve hayvancılığı yeniden kalkındırmaktır” ifadelerine yer verdi.
Şark Telgraf Gazetesi


