İl Milli Eğitim Müdür vekili Cüneyt Öner, 2009-2010 eğitim öğretim yılının son bulması nedeni ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak yıl boyunca eğitim-öğretim alanında yapılan etkinlikler ile ilgili açıklamalarda bulundu. İl Milli Eğitim Müdür vekili Cüneyt Öner tarafından yapılan açıklamada; “Çağımızda hızla gelişen bilim ve teknoloji, eğitimin her alanını etkilemekte ve özellikle eğitim yaklaşımlarında olsun, bilgi üretiminde ve depolanmasında olsun köklü değişimi zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda son yıllarda ilköğretim programlarının yenilenmesi çalışmalarıyla derslerde öğrencilerimize objektif bilgi sahibi olmaları yanında beceri, tutum değer ve iletişim kurma kavramları çerçevesinde öğrenci merkezli yaklaşımlarla bir arada yaşamanın gereği olarak birlikte öğrenme, birlikte araştırma, birlikte sorgulama bilincine ulaşmaları hedeflenmiştir. Birlikte araştırma anlayışı öğrenci velilerini de işin içine katarak öğrencilerin okul ve sınıf ortamında kazanımlara yönelik yapacağı etkinliklerin hazırlığı aşamasında velilerin aktif katılımı ile öğrencilerimiz bu etkinlikleri birlikte araştırma, hazırlama ve öğrenme fırsatı yakalamıştır. Böylelikle okul çevre, ev üçgeni içerisinde öğrencilerimiz toplumumuzun kültürel değerleriyle bilimsel bilgilerle donatılması sağlanmıştır” denildi. Öner konuşmasına şöyle devam etti; “Bu değişimle birlikte eğitim sistemimizin öğrencilerimizi ölçme ve değerlendirme biçimi de değişerek performans odaklı süreci ölçen bir anlayış geliştirilmiş dolaylı olarak siz velilerinde öğrencilerinizin aldığı karnedeki notlarda etkisi olduğu sonucu çıkmaktadır. Öğrencilerimizin karnelerindeki bu notları onların kişiliğine verilmiş notlar olmayıp sizlerin süreçte ne kadar öğrencilerinize yardımcı olduğunuzun da göstergesi olan öğrencilerimizin performansına verilen bir derecelendirmedir. Öğrencilerimizin derslerinde yazılı olan bu notlar onların biricik olduğunu kendine özgü yetenekleri olan saygın bir fert olduğunu göz ardı edemeyeceğinden insana saygı çerçevesinde değerlendirilmelidir. İnsana saygı, onun yaptıklarını tanıma, anlamlandırma, onun düşüncelerine ve iç âlemine nüfuz etme çabasını da bünyesinde taşır. Çocuklarımız sürekli bir gelişim ve değişim süreci içindedir. Korkuları, sevgileri, heyecanları nefret ve istekleri, inançları, değer yargıları ve tutumları ile çocuklarımız her gün yeniden keşfedilir. Bu bağlamda geçirdikleri yoğun duygular içerisinde veliler olarak onlara ne kadar yakınız ne kadar yardımcı oluyoruz? Karneleri elimize aldığımızda bunu da göz ardı etmeden kendimizi sorgulayalım.
Eğitimin teknolojiyi geliştirmedeki rolü yanında teknolojinin de eğitimde uygulanmasının bir sonucu olarak internet temelli e-okul uygulaması çerçevesinde tüm öğrencilerimizin derste olsun, davranış boyutunda olsun edindiği kazanımlar, performansları not veya nitelik olarak ölçülüp internet ortamında kayıt altına alınarak bilgileri depolanmıştır. Bu uygulama ile öğrencilerimizin eğitim-öğretim süreci içerisinde “ Süreç temelli eğitim ve süreç temelli ölçme” anlayışı ile gösterdiği performanslar not ve benzeri değerlendirme yöntemi ile değerlendirilip sürekli olarak internet ortamında “e-okul” modülüne işlenip yıl boyunca yapılan değerlendirmeler “öğrenci karnesi” olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sonuç Eylül ayı ile başlayan eğitim-öğretim etkinliklerini, öğrencilerimizin süreçte gösterdiği performanslarının, bu performansta velilerimizin katkısının sonucu olarak. Bu karne sadece öğrencilere değil velinin de öğrencinin performansına katkısının bir göstergesidir. Baskının çocuğu başarısızlığa iteceğini, karneye çok fazla anlam yüklenilmemesi ve kırık notların altında yatan asıl sebebi ortaya çıkarılması gerektiğini, Anne babanın bu işe, kendi çocukluklarından da başlayıp daha geniş bir çerçeveden bakmamasını. Çocuklarına yüklenmemesi, onlarla ilgilenerek, sorunlarına yönelerek, düşük notları olduğu için yanlış yollara sapmamasını engellenebileceğini, zayıf notla karşınıza gelen çocuğunuzun sizden daha fazla üzüldüğünü unutmayın. Onu sevdiğinizi hissettirin, üzüntüsünü paylaşın. Her çocuk farklı becerilere sahip bir bireydir. Bir başkasıyla kıyaslamaya sakın kalkışmayın. Başarısızlığının nedenini birlikte konuşun. Yapılabilecekleri belirleyin. Eksik olduğu konuları, bunları nasıl gidereceğine birlikte karar verin. Gelecek dönem için başarısız olduğu derslerle ilgili neler yapılabileceğini planlayın.
18 Haziran 2010 Cuma günü milyonlarca öğrenci yaklaşık 3 ay tatile çıktığı, bu süreçte çocuğunuzu her haliyle sevdiğinizi, problemleri birlikte aşacağınızı ve ona güven duyduğunuzu hissettirin. Bir sonraki başarısını artırabileceği konusunda ona güvenin ve onu yüreklendirin. Çocuğunuzun özelliklerini iyi tanıyın, özel yeteneklerini keşfedin. Çocuğunuzu kendi gelişim özellikleri içerisinde değerlendirin. Öğretmenleri ile iletişime geçin. Onlardan yardım ve işbirliği isteyin. Çocuğunuzun düzenli, planlı ve verimli ders çalışma alışkanlığı kazanması, dinlenmenin gerektiği bilincine varması çok önemlidir. Bu disiplini ona öğretip, kazandırmak için Rehberlik servislerinden yararlanın. En önemlisi de çocuğunuzla her gün baş başa oturup, onunla bir arkadaş gibi konuşun, günün değerlendirmesini yapın. İlimizde Okul Öncesinde 11.000 İlköğretimde 97.600, Orta Öğretimde 14.600 öğrenci olmak üzere Açık Lise ile beraber toplam 125.500 öğrenci öğrenim görmektedir. Tatilin en verimli şekilde geçirilmesi gerektiği öncelikle bu konuda anne baba olarak çocuklarımızın kişilik ve akademik başarılarını destekleyecek etkinlik ve görevlerin verilmesinde fayda olduğu ama tatilin çocukların sürekli çalışması gereken bir zaman dilimi olmadığı onların çocuk olarak çocukluklarını yaşamaya dair bir takım gereksinimleri olduğu gerçeğinin anne baba olarak göz ardı edilmemesi gerektiğini unutmayalım tüm öğretmen ve öğrencilere başarı ve mutluluk diliyorum”.
Muş Ovası Gazetesi


