Muş’ta eğitim gören 106 bin 332 öğrencinin bugünden itibaren sömestr tatile başlayacağını kaydeden Milli Eğitim Müdürü Bayraktar, velilere kırık notlardan dolayı öğrencilere yüklenmemeleri yönünde uyarılarda bulundu.
2007-2008 eğitim ve öğretim dönemi bugün yarı yıl tatiline başlıyor. Milli Eğitim Müdürü İlhami Bayraktar sömestr tatili için velilere ve öğrencilere uyarılarda bulundu. İl genelinde eğitim gören 106 bin 332 öğrencinin bugünden itibaren tatile başlayacağını ifade eden Bayraktar, tatilin 2 hafta süreceğini söyledi.
Yarı yıl tatili ile ilgili olarak makamında açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Müdürü İlhami Bayraktar, “çağımızda hızla gelişen bilim ve teknoloji, eğitimin her alanını etkilemekte ve özellikle eğitim yaklaşımlarında olsun, bilgi üretiminde ve depolanmasında olsun köklü değişimi zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda son yıllarda ilköğretim programlarının yenilenmesi çalışmalarıyla derslerde öğrencilerimize objektif bilgi sahibi olmaları yanında beceri, tutum değer ve iletişim kurma kavramları çerçevesinde öğrenci merkezli yaklaşımlarla bir arada yaşamanın gereği olarak birlikte öğrenme, birlikte araştırma, birlikte sorgulama bilincine ulaşmaları hedeflenmiştir. Birlikte araştırma anlayışı öğrenci velilerini de işin içine katarak öğrencilerin okul ve sınıf ortamında kazanımlara yönelik yapacağı etkinliklerin hazırlığı aşamasında velilerin aktif katılımı beklenerek öğrencilerimiz bu etkinlikleri velilerimizle birlikte araştırma, hazırlama ve birlikte öğrenme fırsatı yakalamıştır. Böylelikle okul çevre, ev üçgeni içerisinde öğrencilerimiz toplumumuzun kültürel değerleri içerisinde kalınarak bilimsel bilgilerle donatılması sağlanmıştır” dedi.
Karnelerdeki notlardan dolayı öğrencilere baskı uygulamamaları yönünde uyarılarda da bulunan Bayraktar, Bu değişimle birlikte eğitim sistemimizin öğrencilerimizi ölçme ve değerlendirme biçimi de değişerek performans odaklı süreci ölçen bir anlayış geliştirilmiş dolaylı olarak siz velilerinde öğrencilerinizin aldığı karnedeki notlarda etkisi olduğu sonucu çıkmaktadır. Öğrencilerimizin karnelerindeki bu notlar onların kişiliğine verilmiş notlar olmayıp sizlerin süreçte ne kadar öğrencilerinize yardımcı olduğunuzun da göstergesi olan öğrencilerimizin performansına verilen bir derecelendirmedir. Öğrencilerimizin derslerinde yazılı olan bu notlar onların bircik olduğunu kendine özgü yetenekleri olan saygın bir fert olduğunu göz ardı edemeyeceğinden insana saygı çerçevesinde değerlendirilmelidir. İnsana saygı, onun yaptıklarını tanıma, anlamlandırma, onun düşüncelerine ve iç âlemine nüfuz etme çabasını da bünyesinde taşır. Çocuklarımız sürekli bir gelişim ve değişim süreci içindedir. Korkuları, sevgileri, heyecanları nefret ve istekleri, inançları, değer yargıları ve tutumları ile çocuklarımız her gün yeniden keşfedilir. Bu bağlamda geçirdikleri yoğun duygular içerisinde veliler olarak onlara ne kadar yakınız ne kadar yardımcı oluyoruz? Karneleri elimize aldığımızda bunu da göz ardı etmeden kendimizi sorgulayalım. Eğitimin teknolojiyi geliştirmedeki rolü yanında teknolojinin de eğitimde uygulanmasının bir sonucu olarak internet temelli e-okul uygulaması çerçevesinde tüm öğrencilerimizin dersle olsun davranış boyutunda olsun edindiği kazanımlar, performansları not veya nitelik olarak ölçülüp internet ortamında kayıt altına alınarak bilgi depolanmıştır” diye konuştu.
2007-2008 eğitim ve öğretim döneminde “e-okul” modülünün de başladığını ifade eden Bayraktar, “Bu uygulama ile öğrencilerimizin eğitim-öğretim süreci içerisinde “ Süreç temelli eğitim ve süreç temelli ölçme” anlayışı ile gösterdiği performanslar not ve benzeri değerlendirme yöntemi ile değerlendirilip sürekli olarak internet ortamında “e-okul” modülüne işlenip 2007–2008 eğitim-öğretim yılının birinci döneminin sonu olan 25 Ocak 2007 tarihinde öğrenci karnesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sonuç Eylül ayı ile başlayan eğitim-öğretim etkinliklerini, öğrencilerimizin süreçte gösterdiği performanslarının, bu performansta velilerimizin katkısının sonucu olarak “Öğrenci Karnesi” adıyla karşımıza çakmaktadır. Bu karne sadece öğrencilere değil velinin de öğrencinin performansına katkısının bir göstergesidir” şeklinde konuştu.
Bayraktar açıklamasına şöyle devam etti: “Baskının çocuğu başarısızlığa iteceğini “Karneye çok fazla anlam yüklenilmemesi ve kırık notların altında yatan asıl sebebi ortaya çıkarılması gerektiğini, Anne babanın bu işe, kendi çocukluklarından da başlayıp daha geniş bir çerçeveden bakmamasını. Çocuklarına yüklenmemesi, onlarla ilgilenerek, sorunlarına yönelerek, düşük notları olduğu için yanlış yollara sapmamasını engellenebileceğini, zayıf notla karşınıza gelen çocuğunuzun sizden daha fazla üzüldüğünü unutmayın. Onu sevdiğinizi hissettirin, üzüntüsünü paylaşın. Her çocuk farklı becerilere sahip bir bireydir. Bir başkasıyla kıyaslamaya sakın kalkışmayın. Başarısızlığının nedenini birlikte konuşun. Yapılabilecekleri belirleyin. Eksik olduğu konuları, bunları nasıl gidereceğine birlikte karar verin. Gelecek dönem için başarısız olduğu derslerle ilgili neler yapılabileceğini planlayın” 26 Ocak 2007 Cuma günü milyonlarca öğrenci ve yarım milyonu aşkın öğretmenin iki haftalık yarı yıl tatiline çıktığı, çocuğunuzu her haliyle sevdiğinizi, problemleri birlikte aşacağınızı ve ona güven duyduğunuzu hissettirin. Bir sonraki dönem başarısını artırabileceği konusunda ona güvenin ve onu yüreklendirin. Çocuğunuzun özelliklerini iyi tanıyın, özel yeteneklerini keşfedin. Çocuğunuzu kendi gelişim özellikleri içerisinde değerlendirin. Öğretmenleri ile iletişime geçin. Onlardan yardım ve işbirliği isteyin. Çocuğunuzun düzenli, planlı ve verimli ders çalışma alışkanlığı kazanması ve geliştirmesi çok önemlidir. Bu disiplini ona öğretip, kazandırmak için Rehberlik servislerinden yararlanın. En önemlisi de çocuğunuzla her gün baş başa oturup, onunla bir arkadaş gibi konuşun, günün değerlendirmesini yapın” diye belirtti. “ e-okul” modülündeki kayıtlarımıza baktığımızda muş ilimizde; Okul Öncesinde 7.366, İlköğretimde 88.162, Orta Öğretimde 10.804 öğrenci olmak üzere 106.332 öğrenci öğrenim görmektedir. Yarıyıl tatilinde yapılması gereken tatilin en verimli şekilde geçirilmesi gerektiği öncelikle bu konuda anne baba olarak çocuklarımızın kişilik ve akademik başarılarını destekleyecek etkinlik ve görevlerin verilmesinde fayda olduğu ama tatilin çocukların sürekli çalışması gereken bir zaman dilimi olmadığı onların çocuk olarak çocukluklarını yaşamaya dair bir takım gereksinimleri olduğu gerçeğinin anne baba olarak göz ardı edilmemesi gerektiğini; Gelecek yarıyıl da tüm öğretmen ve öğrencilere başarı ve mutluluk getirmesi dileğiyle”. Muşun Sesi Gazetesi
NULL


