Bulanık olayları davasının Samsun’a alınmasına, BDP Muş Milletvekilleri de tepki gösterdiler. Muş Adliye Binası önünde basın açıklaması yapan BDP Muş Milletvekilleri Sırrı Sakık, Nuri Yaman ile DTP eski Milletvekili Aysel Tuğluk, verilen karara tepkilerini ifade ederek, Muş Valisi Erdoğan Bektaş’ı suçlayıcı konuşmalarda bulundular.
Bulanık olaylarının davasının Samsun’a nakledilmesi tepkilere neden oldu. Muş Adliye Sarayı önünde, Muş Barosu ve İHD’nin tepki açıklamasından sonra, BDP Muş Milletvekilleri Sırrı Sakık ve Nuri Yaman ile DTP eski Milletvekili Aysel Tuğluk’ta açıklamada bulunarak, Muş Valisi Erdoğan Bektaş’ı suçlayıcı ifadelerde bulundulur. Muş’un Bulanık ilçesinde 15 Aralık 2009 tarihinde meydana gelen olaylarla ilgili davanın Samsun Ağır Ceza Mahkemesi’ne nakledilmesine Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Muş Barosu ve İnsan Hakları Derneği tarafından tepki gösterildi. Adalet Sarayı önünde düzenlenen basın açıklamasına BDP Muş Milletvekilleri Sırrı Sakık ve Nuri Yaman, DTP eski milletvekili Aysel Tuğluk, Baro avukatları ile parti üyeleri katıldı.
SAKIK “VALİ VE YETKİLİLER HALKIN KATLEDİLMESİNE SEYİRCİ KALMIŞLARDIR”
Bulanık’ta meydana gelen olaylarda katillerin korunduğunu iddia eden BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise; “Demokratik Toplum Partisi üyeleri ve yöneticileri Bulanık’ta bir basın açıklaması yapmışlardır. Bu basın açıklamasından sonra orada halkın üzerine ateş açıldığını ve iki vatandaşımızın yaşamını yitirdiği, 8 insanın da ağır yaralandığını hepimiz biliyoruz. İlk ölüm ve ikinci ölüm arasında 1,5 saatlik bir süre var. Burada devletin gücünü sürekli halkın gözünün içine sokan Vali ve buradaki yetkililer 1,5 saatlik süre içerisinde halkın katledilmesine seyirci kalmışlardır. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yoktur. Sadece bu uygulama Kürtlere karşı uygulanmaktadır. Devletin güvenliğinden gücünden bahseden sayın vali 1,5 saatlik süre içerisinde neredeydiniz. O katili kollayıp korudunuz ama halkın can güvenliğini sağlayamadınız” dedi. Olayın nakledilmesi ile davanın üstünün kapatılmaya çalışıldığını anlatan Sakık, yaşananların ancak faşist ülkelerde görülebileceğini belirterek, “Eğer gerçekten bu ülkenin yetkilileri bu ülkede hak, hukuk, adalet ve huzur istiyorsa bu eli silahlı, halkın üzerinde terör estiren Valiyi bir an önce almalıdır. Hukukun ve huzurun ülkesi isteniyorsa biz hukuk istiyoruz, adalet istiyoruz. Çok fazla bir şey istemiyoruz. Katilleri masumlaştırmaya hakkınız yok. Bir taraftan açılımdan bahsederken diğer taraftan ellerinde pompalı tüfeklerle, keleşlerle masum halkın üzerine ateş açıp sonra mal güvenliği, can güvenliği derseniz kimse buna inanmaz. Hukuk devletlerinde bu olmaz, otoriter faşist devletlerde bu yöntem uygulanır. Eskiden CHP’Lİ zihniyetin atadığı Vali şeklinde Valilik sisteminin geride kaldığını vurgulayan Sakık, Valinin parti için çalışma zamanının geride kaldığını kaydederek: “ 1930’ların cumhuriyet halk partisinin Valileri gibi bir taraftan parti müfettişi, bir taraftan partinin il başkanı bir taraftan da ilin Valisi konumu artık çok geride kaldı” sözlerine yer verdi.
“BİZ FAİLİ MEÇHULLERİ DE, KÖY YAKMALARI DA BİLİRİZ”
Sakık sözlerini şu şekilde tamamladı: “Devletin gücünü tanıyoruz ve biliyoruz. Biz hepimiz bu devletin mağdurlarıyız. Biz faili meçhulleri de biliriz, köy yakmaları da biliriz. Onun için bize kimse devletin o ceberut yapısını, o ceberut eliyle bizi tehdit edip, bizi terbiye edeceğini düşünüyorsa yanılırlar. Bundan sonra bu ailelere sözümüz var, halkımıza sözümüz var, bedenimiz paramparça da edilse, bu ülkede hukuk ve demokrasi oluşmadığı müddetçe iç barışımız olmayacaktır. Herkes bunu bilmelidir. Biz ölümden korkmuyoruz, kısa bir ömür için ölümün önünde boyun eğen olursa bu mücadelede bir tek insan olursa namerttir. Halkımıza barış ve demokrasiyi vaat ettik, halkın huzurlu ve hukukun ülkesinde yaşamaya, Türklerin ve Kürtlerin bir arada yaşaması için ne gerekiyorsa yapacağız. Biz gerçekten ortak bir vatan istiyoruz. Kürtlerin ve Türklerin eşitçe yaşadığı bir vatan istiyoruz. Başka bir talebimiz yok” dedi. Olayın peşini bırakmayacaklarını dile getiren BDP’li Nuri Yaman da, “İnanıyorum ki ölenlerin kanı, hayaletleri her gece bu olayı yaratanların rüyalarına girecek ve kıyamete kadar onların boyunlarına boğazlarına sarılacak. Devletin bütün imkanlarının bu katili korumak için seferber edildiğini görüyoruz. Bu vicdanları kanatan bir olaydır, bu adalete vurulan en büyük darbedir” şeklinde konuştu.
DTP’nin eski milletvekili Aysel Tuğluk ise Bulanık olaylarını katliam denemesine benzetti. Tuğluk, “Burada binlerce insanın toplandığı bir yere toplanmanın katliam denemesinden başka bir açıklaması olamaz. Bu tür ırkçı anlayışların tarzı öldürmek olmuştur. Ancak artık Kürt halkı boyun eğmeyecek. Eğer bu olayları yapanları korumaya kalkarsanız, bu halkın tahammülünü oldukça zorlamış olursunuz, bunlara hiç girmemek gerek. Davanın Samsun’a nakli kesinlikle bu davanın üstünü örtme amaçlı bir karardır.” İfadelerine yer verdi. Öte yandan Bulanık’taki olaylarda öldürülen Necmi Oral’ın annesi Perinaz Oral ile kız kardeşi Hacer Oral, davanın Samsun’a alınmasına tepki gösterdiler. Sık sık ağlayan anne ve kızı feryat ederek, akan kanın durmasını istediklerini söylediler. Adliye Sarayı ve Hükümet Konağı önünde yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı basın açıklamasının ardından Sakık ve beraberindekiler Baro Başkanlığı’nı ziyaret etti. Muş Ovası Gazetesi
Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı
Nisan 19, 2026 6:41 PM


