Bulanık olayları ile ilgili olarak, Muş Barosundan basın açıklaması yapıldı. Baro Başkanı Av Sabahattin Göçmen tarafından yapılan açıklamada, yetkililerce yapılan beyanatlarda saldırganların cesaretlendirildiği, devletin görevini yapmadığını ve Bulanık Emniyet Amirinin görevinden alınması gerektiğine dikkat çekildi. Av. Göçmen tarafından yapılan basın açıklamasında: “Muş Barosundan, Bulanık olayları ile ilgili olarak basın açıklaması yapıldı. Muş Baro Başkanı Sabahattin Göçmen yaptığı basın açıklamasında, Bulanık Emniyet Amirinin görevden alınmasını ve devletin görevini yapamadığına dikkat çekti. Yapılan basın açıklamasında: “15.12.2009 günü İlimiz Bulanık İlçesinde DTP’nin Anayasa Mahkemesi’nin şaibeli, açıkça hukuka aykırı ve siyasi olduğu düşünülen bir kararlakapatılmasını protesto eden kitle basın açıklaması yapmak için yürümeye başladıklarında güvenlik güçlerinin kitleye müdahalesi söz konusu olmuştur. Güvenlik güçleri tazyikli su ve gaz bombalarıyla kitleyi özellikle Suat İshakoğlu Caddesi’nde bulunan Mardin Manifaturanın bulunduğu yöne yönlendirmiştir. Burada bulunan güvenlik güçleri, fail Turan Bilen ve yanındakiler kitleyi tahrik amaçlı söylem ve müdahalelerde bulunmuşlardır. Burada kitle ile güvenlik güçleri ve fail Turan Bilen arasında yaşanan gerginlik esnasında fail Turan Bilen ve yanındakiler iş yerinden aldıkları Kaleşnikof marka silahla kitleye rasgele ateş etmeye başlamıştır. Kendisine ve dükkânına yapılan hiçbir saldırı olmadan kitleye ateş edilmeye başlanmıştır. Açılan ateş sonucunda kafasına kurşun isabet eden Necmi Oral adlı vatandaş yaşamını yitirmiştir. Güvenlik güçlerinin faillere karşı hiçbir müdahalesi olmamıştır. Fail veya failler iş yerine girerek kapıları kapatmıştır. Güvenlik güçleri saldırgan-saldırganlara müdahale edip gözaltına alacağına gaz bombası ve tazyikli sularla kitleye müdahalede bulunmuşlardır. Fail Turan Bilen ve yanındakiler iş yerinin üst katına çıkarak tekrar kitleye doğru sağa sola fütursuzca ateş etmeye devam etmişlerdir. Bu arada yaklaşık 6–7 kişi daha yaralanmıştır. İlk saldırının ardından yaklaşık bir saat sonra yine fail Turan Bilen’in ve yanındakilerin açtığı ateş sonucu bankaya giden Yoncalı Beldesi Mahalle Muhtarı Kemal Aycan’da kendisine isabet eden kurşunla hayatını kaybetmiştir” denildi.
“SALDIRGANLAR CESARETLENDİRİLMİŞTİR”
Baro tarafından yapılan basın açıklamasında, saldırganların cesaretlendirildiğine vurgu yapıldı. Açıklamada: “Burada önemli olan husus Necmi ORAL’ın ölümü ile Kemal Aycan’ın ölümü arasında yaklaşık bir saatlik zaman dilimi bulunması ve bu süre içerisinde güvenlik güçlerinin hiçbir şekilde saldırgan Turan Bilen’e ve yanındakilere müdahale edip gözaltına almamasıdır. Burada dikkat çeken bir diğer husus ise Fail Turan Bilenin iş yerinde Kaleşnikof marka silah, Tabanca, Sis bombaları ve üzerinde koruma amaçlı taktığı çelik yelek ve maskenin bulunduğu iddiasıdır. Yaşanacak olayların önceden organize edilmiş gibi güvenlik güçlerince Fail Turan Bilen’in ve iş yerinin koruma altına alınması da dikkat çeken başka bir konudur. Şu an ülkede “gizli ordu” olarak nitelendirebileceğimiz yaklaşık 23.000 gönüllü köy korucusu bulunmaktadır. Turan Bilen’de her ne kadar daha önce Muş Valisi tarafından korucu olduğu ısrarla ret edilse de, önce Bulanık İlçe Kaymakamının ve son olarak İçişleri Bakan’ının teyit ettiği üzere gönüllü köy korucusudur. Bizce bu olayların arkasındaki güç ülkede barış ve kardeşliği istemeyen odaklardır. Ancak Başbakanın “Esnaf Kendisini koruyacaktır.” demesi ve Dolapdere olayında kitleye silahlı saldıranların serbest bırakılması bu olaya zemin hazırlamış ve saldırganları cesaretlendirmiştir. İlimiz Bulanık İlçesi’nde yaşanan olayın kepenk kapatma eylemine katılmayan bir esnafın kendisini korumaya yönelik bir eylem olmadığı açıktır. Muş Valisi Sayın Erdoğan Bektaş “Bulanık’ta gösteri yürüyüşü nedeniyle kepenk kapatmak eylemine katılmayan bir esnafa karşı göstericilerin tecavüzleri, buna karşılık esnafın ölçüsüz tepki vermesi sonucu anlık gelişen bir olumsuz durum yaşamış olduk” ve “İki aileye ateş düştü. Birçok işyeri yakıldı. Panik oluştu. Hiçbir gerekçe ile hiç kimse adam öldüremez. Devlet görevini yapıyor. Bundan sonra da her tür hukuksuzluk karşısında yapılması gerekeni yapacaktır” denildi.
“DEVLET GÖREVİNİ YAPMAMIŞTIR”
Devletin görevini yapmadığını ifade eden Av. Göçmen: “Vatandaşlarımızın devletine güvenmelerini istiyoruz” gibi açıklamaları gerçeği ifade etmemektedir. Bulanıkta yaşanan olayda, iki insanın ölümüne güvenlik güçlerinin açıkça ihmalleri neden olmuştur. Devlet görevini yapmamıştır. Bu olayın olmasında güvenlik güçlerinin direk katkısı olup olmadığı hususu ayrıca tartışılmalıdır. Bu durum yargılama aşamasında daha net olarak ortaya çıkacaktır. Sayın Bülent Arınç ” Maalesef bazı yerlerde meydana gelen gösterilerde esnafımızın kendi tabiriyle ‘ekmek teknesi’ olan dükkânı, iş yeri, malzemesi bilinçsiz bir şekilde maalesef zarar vermek amacıyla taşlanmaktadır, kırılıp dökülmektedir, insanların canı ve malı tehlikeye atılmaktadır. Buna karşılık esnafın verdiği tepkiyi hem kanuni sınırlar içerisinde hem de çok daha sağduyulu ve sabırlı olarak göstermesi gerekir. …” diyor. Sayın Arınç’ın bu söylemini yıllarca avukatlık yapan ve bu konuda deneyimi olan zatına yakıştıramadık. Söylediklerinin gerçekle hiçbir alakası yoktur. “Malını ve canını koruyan esnaf”, “ ekmek teknesine yapılan saldırı” gibi ifadeler geçeği saptırmaya yönelik beyanlardır. Ayrıca bu beyanlar soruşturmanın selametine zarar verebilecek nitelikteki beyanlar olduğu açıktır. Ayrıca bu tarz açıklamaların hukuka aykırı eylemleri teşvik edici niteliği olduğu da unutulmamalıdır. Yine Sayın Başbakanın ”Bugün Muş Bulanık’ta olan olay, bir kısım göstericilerin kepenk kapatma eylemine karşı direnen bir esnafın, maalesef oradaki tavrı karşısında iki göstericinin öldüğü noktasında bize gelen bilgi var.” açıklamaları Muş Valisi ve Sayın Arınç’ın açıklamaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde halkımızın huzur ve sükûneti için talihsiz açıklamalar olarak görüyoruz” dedi.
“GÜVENLİK GÜÇLERİ, HALKINA KARŞI GÖSTERİ YAPAMAZ”
Polisin Bulanık İlçesinde yaptığı yürüyüşle meydan okuduğunu belirten Göçmen, güvenlik güçlerinin halkına karşı gösteri yapamayacağını ifade ederek: “Bulanık’ta meydana gelen olaylar nedeniyle İstanbul, Erzurum ve civar illerden Bulanık İlçe Merkezine gelen Robocop’lar, cenazelerin kaldırıldığı gün slogan atarak, PTT önündeki bekleme noktasından, Bulanık İlçe Emniyet Amirliği önüne kadar ‘Her şey vatan için’, ‘Vatan sana canım feda’, ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’, ‘Polis huzur, güven verir’ sloganları atmaları Bulanık halkı tarafından tahrik edici ve meydan okuma olarak algılandı. Bu tür eylemlerin barış ve kardeşliğe hizmet etmeyeceğini düşünmekteyiz. Hukuk ve çağdaş devletlerde güvenlik güçlerini halkına karşı gösteri yapamaz. Güvenlik güçleri taraf olamaz, olmamalıdır. Bu nedenle gösteri yapan güvenlik güçlerinin derhal geldiklere yerlere geri gönderilmeleri sağlanmalıdır. Muş Barosu olarak Hükümetin “esnafın kendisini ve ekmek teknesini koruması” gibi basit yaklaşımı terk etmesi, bu saldırıyı Kürt açılımının sabote edilmesi olarak, barış ve kardeşliğe atılan kurşun olarak algılamalıdır. Ayrıca idari ve adli soruşturma büyük özenle yapılarak olayın failleri ve bağlantıları ortaya konulmalı, şüphelilerle irtibatlı güvenlik güçleri ortaya çıkarılmalıdır. Yine kesinlikle olayda ihmali söz konusu olan Bulanık Emniyet Amirinin görevden alınmasını hukuk ve adalet adına talep ediyoruz. Bu olayda vefat eden Nemci Oral Ve kemal Aycan’a Allahtan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı ve yaralılara da acil şifalar dileriz. Herkesin metanetli olmasını ve tahriklere kapılmamasını ve tepkilerini demokratik yöntemlerle ve hukuk çerçevesinde göstermelerini talep ediyoruz” dedi.
Fırat Demir