Muş Pancar Kooperatifi Başkan Yardımcısı Ramazan Yentür, özelleştirme kapsamına alınan Muş Şeker Fabrikası’na pancar kooperatifi ve Pankobirlik olarak talip olduklarını belirterek, fabrikanın emin ellere teslim edilmesi gerektiğini söyledi.
Muş Pancar Kooperatifi Başkanlığı’nda özelleştirme kapsamına alınan Muş Şeker Fabrikası ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan Ramazan Yentür, “Fabrikamıza sahip çıkmalıyız. Biz birlik olursak bu işi başaracağız, yoksa fabrikamız başkalarına sadece arsası için yada kotası için satılacak. Sonuç olarak bizler Muşluyuz ve misafir değiliz. Bundan sonra da Muş’ta ve Muş için yaşayacağız. Başkalarının bu fabrikayı satın almasına ve sonra da kapatmasına engel olabilmek için geç kalmadan kamuoyu oluşturmalı ve yılmadan çalışmalıyız. Unutulmamalıdır ki şehrimiz ve yöremiz için hayati önemdeki bu fabrika aynı zamanda bölge insanımızın da geleceğidir. Bu geleceği de Pankobirlik’in önderliğinde Pancar Kooperatifimiz sağlayacaktır” şeklinde konuştu.
Gazetemiz muhabirine konu ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan Yentür, “Bilindiği üzere 4634 sayılı Şeker Kanununun yasalaşması ile kamu Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesinin önü açılmış ve 2001 yılı itibarıyla özelleştirme programına alınmıştır. Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesine başlanmadan önce çizilen yol haritasında, önce fabrikalara ait bağlı ortaklık ve tesislerin özelleştirileceği karara bağlanmıştır. Bu çerçevede, Kütahya Şeker Fabrikasının kamuya ait yüzde 56 hissesinin özelleştirilmesi ilk adım olarak atılmıştır. 2005 yılında da Adapazarı Şeker Fabrikası Adapazarı Pancar Kooperatifimizce alınmış, deprem nedeniyle hasarlı durumdaki fabrika onarılarak 2006 kampanya döneminde faaliyetine başlamıştır. Son olarak 09.10.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 2007/57 sayılı kararıyla halen özelleştirme kapsamında olan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.deki kamu hisseleri özelleştirme programına alınmıştır. Kararla Türk Şeker A.Ş.’ye ait fabrika, işletme ve diğer varlıkların satış yöntemiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 24 ay içerisinde tamamlanması öngörülmüştür. Bir sivil toplum kuruluşu olarak örgütlenme yapısıyla, bilgi birikimiyle, ülke tarımına ve çiftçisine devletten hiçbir destek almadan hizmet vermekte olan üst kuruluşumuz Pankobirlik, fabrikalarıyla sektörün kamudan sonraki en büyük kuruluşu konumundadır. Faaliyetleri ile de milli ekonomiye ve etkinlik gösterdiği bölgelere önemli ekonomik değerler kazandırmaktadır. Pankobirlik bünyesindeki Adapazarı, Amasya, Boğazlıyan Çumra, Kayseri ve Konya fabrikaları ile birlikte 6 şeker fabrikası ve ortağı olduğu Kütahya fabrikası ile sektör üretiminin yaklaşık yüzde 43’ünü karşılamaktadır. Konuya bu açıdan bakıldığında pancar kooperatifleri kamu şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde doğal olarak önceliği hak etmektedir. ABD ve AB ülkelerindeki örnekleri de bu yaklaşımımızı doğrulamaktadır. Pancar ve şeker üretiminin sürdürülebilirliği adına bunu yapmamız gerekir. Özelleştirmenin temel amaçlarından birisi olan “sermayenin tabana yayılması” adına bunu yapmamız gerekir. Bu nokta çok önemlidir. Eğer biz ülkemizde şeker pancarı üretiminde devamlılığı sağlayacaksak, AB ile rekabet edebilirliğimizi koruyacaksak, bu fabrikaların bulundukları bölgelere sağladığı ekonomik ve sosyal katkıların devam etmesini istiyorsak bu fabrikaların mutlaka yaşatılması gereklidir. Bunu yaşatacak olan da bu sektörün içinden gelen ve hammaddeyi üreten çiftçilerin kuruluşu olan pancar kooperatifleridir” dedi.
Özelleştirme kapsamına alınan Muş’un en büyük sanayi kuruluşu olan Muş Şeker Fabrikası’nın çok önemli olduğunu söyleyen Ramazan Yentür, “Muş Şeker Fabrikası da alınan kararlar gereği özelleştirilecektir. Bu fabrikanın şehrimiz için önemini herkes biliyor. Şeker fabrikası dışında şehrimizin ekonomik ve sosyal yaşamına katkı sağlayan bir başka kuruluş yok. Şeker pancarını üretmek ve bu fabrikayı yaşatmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Muş fabrikasının ilimiz için önemini ve katkısını rakamlarla da ortaya koymak istiyorum. Bildiğiniz üzere kaçak şeker, kayıt dışı şeker üretimi gibi nedenlerle oluşan şeker stokları oluşmuştur. Türk şeker de elinde stokları gerekçe göstererek şeker üretimini azaltmış, tüm kamu fabrikaları olduğu gibi Muş Şeker Fabrikası da bu durumdan olumsuz etkilenmiştir. 2002-2007 rakamlarını karşılaştırdığımızda pancar eken çiftçi sayımız 20 bin 454’ten 9 bin 934’e, ekim alanları 125 bin 100 dekardan 82 bin 660 dekara, şeker pancarı üretimimiz 341 bin tondan 193 bin tona, şeker üretimimizde yüzde 41 azalışla 45 bin 370 tondan 26 bin 760 tona kadar gerilemiştir. 2002 yılındaki üretim değerlerini bugünkü fiyatlara oranladığımızda Muş Şeker Fabrikası ilimize tek başına 100 milyon YTL ekonomik katkı sağlamaktadır. Fabrikada 2008 itibariyle memur, daimi ve geçici işçi olmak üzere 603 kişi istihdam edilmektedir. Sadece bu rakamlar fabrikanın Muş için önemini rahatlıkla ortaya koymaktadır. Ülkemiz geçmişte tarımsal kuruluşların özelleştirilmesiyle ilgili acı tecrübeler yaşamıştır. Bu kuruluşlar hazineye gelir sağlama öncelikli, sektörü tanımayan kişilere satılmış, buraları alan kişilerde bu kuruluşları yaşatmaktan çok rant değerini göz önünde bulundurarak bu işletmelere talip olmuşlardır. Et ve Balık Kurumu’nun, SEK Sütün, özelleştirilmesi sonrasında birçok işletme kapatılmış, arsası başka amaçlar için kullanılmıştır. Hayvancılığımızın geriye gidiş tarihlerine baktığımızda da bu kuruluşların özelleştirilmesi ile bağlantılı olduğu rahatlıkla görülecektir. Yem Sanayi ve Orman Ürünleri Sanayiinin özelleştirilmesi sonrasında da aynı sonuçlarla karşılanmıştır. Son yıllarda uygulanan kota nedeniyle üretimi azalsa da yine yöre çiftçilerimiz için şeker pancarı alternatifi olmayan bir bitkidir. Bu açıdan yöremizde pancar üretiminin sürekliliğini sağlamak ve geçmişteki acı tecrübelerin yeniden yaşanmaması için fabrikanın bu işi bilenlere yani pancar kooperatifine “İşletme Devri Yöntemi” ile özelleştirmesinin yapılması gerekir” dedi.
Fabrikanın işletilmesi hususunda akla soruların gelebileceğini söyleyen Yentür, “Siz bu fabrikaları işletebilecek misiniz diye bir soru akla gelebilir. Bu işe soyunmadan önce bu konuları da enine boyuna tartıştık. Biz bu işi önce Allah’ın izni sonra da Birliğimiz ve bağlı şeker fabrikalarının sağlayacağı teknik ve idari destekle yapacağımıza inanıyoruz. Muş Pancar Ekicileri Kooperatifi olarak Muş Şeker Fabrikasına talibiz. Bu konuda gerek değerli Muşlu hemşerilerimizin ve başta kendisi de Muşlu olan Sanayi ve Ticaret Bakanımız Zafer Çağlayan başta olmak üzere, tüm siyasilerimizin ve siz değerli basınımızın desteğine ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.
Topkan Haber Ajansı


