Muş Bedensel Engelliler Derneği’ne SODES kapsamında alınan Basketbol Sandalyeleri dağıtım töreninde konuşan Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Bedri Korkmaz, Muş Bedensel Engelliler Basketbol Takımının 2. Lig E Gurubundaki mücadelesini birincilikle tamamladığını söyledi.
Takımlarının amacının birinci lige çıkmak olduğunu söyleyen Korkmaz, “Birinci Lige Çıkmak ve Genç Engeli Sporcu Yetiştirmek ve Evlerinden Çıkamayan Engellilerin Spor Yapmasını Sağlamak istiyoruz. SODES kapsamında satın alınan basketbol sandalyeleriyle Muş Bedensel Engelliler Basketbol takımı oyuncularının sevinci gözlerine yansımaktadır. Özellikle günümüz şartlarında basketbol sandalyelerin alınması bir takım için çok büyük maliyet olmaktadır. Ama bizler kendimizi çok şanslı olduğumuza inanıyoruz” dedi.
SODES Projesi sayesinde Muş Bedensel Engelliler Basketbol Takımın olarak hiçbir malzeme sıkıntılarının kalmadığını ifade eden Başkan Korkmaz,“Daha da kaliteli malzeme alma olanağı yakaladık. Alınan kaliteli malzemeler sporcu ve kursiyerlerin tekerlekli sandalye basketbol ‘a olan ilgilerini daha da artırdığını görmekteyiz. Ayrıca idman ve müsabakalardan SODES logolu spor kıyafetleri kullanılmaktadır. Projemizin genel hedefi ilimizde engelleri sebebiyle hayata adaptasyon sağlamada sorun yaşayan engelli gençlerimizin hayata daha sıkı tutunmalarını sağlayacak ve aynı zamanda onları sosyalleştirecek şartları oluşturmaktır. Bu genel hedefe ulaşmak için yapacağımız ana faaliyet olan özel hedefimiz ise il merkezinden belirlenecek 20 engelli gence basketbol kursu vermektir. Bu kurs sayesinde 20 engelli gencimiz hem engelli olsalar bile dünyada mutlaka iyi şekilde yapabilecekleri, başarabilecekleri bir şeyler olduğunu öğrenecekler; hem de ülkemizde de oynanan Tekerlekli sandalye basketbol liginde basketbol oynama şansını yakalamış olacaklardır.” İfadelerini kullandı.
YILLARDIR AYRIM YAPILDI
Yıllardır engelliler ve engelsizler diye birçok ayrım yapıldığını belirten Korkmaz şunları söyledi. “Neredeyse engelliler ve engelsizler diye iki ayrı devlet kurulacak! Bu düşünceyi, bu ayırımcılığı senelerdir hiç aklım almadı ve hala almıyor. Almayacakta! Düşünüyorum, düşünüyorum şaşıp kalıyorum. Hepimiz insanız ya. Niçin iki ayrı parçaya bölünüyoruz? Niçin ısrarla bölmek istiyorsunuz? Bu dünyada yaşamak eksimizle, artımızla hepimizin hakkıdır. Yapmamız gereken sevgi, saygı ve hoşgörü. Ben engeliyim mi. Acaba? Ben; kimi zaman görme engelliyim, kimi zamanda duyma engelliyim, bazen belden aşağım tutmaz, yataktan kalkamaz olurum, bazen de çocuk felcinden, kalça çıkığımdan dolayı aksayarak yürürüm. Pek çok engel bende mevcuttur. Ben engellerimi seviyorum. Ne olur engelsiz insanlar! Sevgime, yaşama sevincime engel olmayın, engel koymayın. engelli yüreklerinize empati, hoşgörü, bir avuç sevgi aşılayın! Engelli/engelsiz, iki ayrı devlet kurulsaydı diye düşünüyorum. Acaba hangi tarafta saf tutardım. Hiç düşünmeden engelsiz tarafında olurdum. Ben sizlerle mutluyum, sizlerle varlığım anlam kazanıyor, ruhum huzur buluyor, yüreğim sevgiyle doluyor. Hatta ve hatta hep düşünüyorum. Ben yarım bir elmayım. Tüm elma olmam için, kendimi tamamlamam için size (elmamın yarısına) ihtiyacım var. Bak; avuçlarımda yüreğim. Aç avuçlarını, Sevgi dolu kalbi sana vereyim.”
Şark Telgraf Gazetesi


