İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü Tekin Güler, obezite hakkında geniş bilgilendirmede bulundu. Güler, obezitenin hastalıklara zemin hazırladığını belirterek: “Obezite, insan vücudunda kalp ve damar sistemi, solunum sistemi, hormonal sistem, sindirim sistemi gibi sistemleri etkileyen ve birçok önemli rahatsızlığa zemin hazırlayan bir hastalıktır. Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Obezite, besinlerle alınan enerji miktarının, metabolizma ve fizik aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumda ortaya çıkar. Kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, solunum rahatsızlıkları, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık, iktidarsızlık, safra kesesi hastalıkları, taş oluşumu, bazı kanser türleri, obezite ile doğrudan ilişkili hastalıklardan birkaçıdır. Sonuç olarak obezite, insan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak tanımlanabilir. Yapılan araştırmalara göre, obezite özellikle son 20 yılda, bütün dünyada süratle artmakta ve bir salgın hastalık gibi yayılmaktadır. Bu salgından ülkemiz de etkilenmektedir. Kadın nüfusumuzun yaklaşık üçte biri, erkek nüfusumuzun da yaklaşık beşte biri obez, yani şişmandır. Obezite için en yaygın kullanılan ölçüm, Beden Kitle İndeksi ya da İngilizce adıyla “Body Mass Index” (BMI) ve bel çevresi ölçümüdür. BMI, vücut ağırlığının (kg), boyun karesine (m²) bölünmesi ile hesaplanır. Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Bununla beraber, BMI kullanımı, çocuklarda, hamile kadınlarda ve çok adaleli kişilerde doğru sonuç vermez, bu nedenle kullanılmamalıdır” diye konuştu. Yapılan hesaplamalara ilişkin olarak Güler, BMI hesaplanmasında verdiği örneklerde: Esra Hanım ın ağırlığı 70 kg, boyu ise 1.60 m dir. Buna göre Esra Hanım ın BMI değeri: 70 / (1.60)²= 70 / 1.60 x 1.60 = 70 / 2.56 = 27.34 kg / m² dir. Hazan Bey in ağırlığı da 90 kg, boyu ise 1.70 m dir.Buna göre Hasan Bey in BMI değeri: 90 / (1.70)² = 90 / 1.70 x 1.70 = 90 / 2.89 = 31.1 kg / m² dir” dedi.
BMI DEĞERİ
18.5 kg / m² nin altında olanlar, Zayıf – 18.5-24.9 kg / m² arasında olanlar, Normal kilolu 25-29.9 kg / m² arasında olanlar fazla kilolu- 30-39.9 kg / m² arasında olanlar, Obez (şişman)-
40 kg / m² nin üzerinde olanlar, İleri derecede obez olarak tanımlanmaktadır.
Bu sınıflamaya göre, Ayşe Hanım fazla kilolu, Hasan Bey ise obezdir.
Siz de bu formül ve tabloya göre kendi kendinizi değerlendirebilirsiniz.
BMI değerinizi hesaplayın
BMI değerinizi hesaplamak için boy ve ağırlık bilgilerinizi giriniz.
Boy bilgisini cm olarak (örn: 175) ağırlık bilgisini kg olarak.
BEL ÇEVRESİ ÖLÇÜMÜ VE ANLAMI
Vücuttaki toplam yağ miktarı önemli olmakla beraber, yağın nerede biriktiğini bilmek daha önemlidir. Karın çevresinde yağ birikimi, kalça ve vücudun diğer bölgelerinde yağ birikiminden daha fazla sağlık risklerine neden olur. Bu risk için basit fakat doğru bir yöntem bel çevresi ölçümüdür. Bununla birlikte, bel çevresi ile ilişkili hastalık riskinin, farklı toplumlarda değişkenlik gösterdiği unutulmamalıdır.
Bel çevresi ile ilişkili metabolik hastalıklar için sağlık riski
Artmış risk, Erkek 94 cm, Kadın 80 cm, yüksek risk, Erkek-102 cm, Kadın-88 cm’dir.
DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ŞİŞMANLIK
Dünyada yetişkin şişman (obez) sayısı 300 milyonun üzerindedir. Türkiye de obezite araştırma derneğinin yaptığı araştırmada, toplumun yüzde 23 ü obezdir. Kilolu kişilerle beraber bu oran yüzde 30 civarındadır. Karadeniz bölgesinde bu oran yüzde 35 e kadar çıkmaktadır.
Bugün yapılan araştırmalara göre A.B.D de yaşayan her üç kişiden birisi şişmandır. Amerikalı gençlerin yüzde 15 i fazla kilolu. Bunun en büyük nedenlerinden biri de fast food dediğimiz yiyeceklerden kaynaklanıyor. Bu kadar fazla şişman bir toplum olmamızın nedeni, aldığımız ve harcadığımız kaloriyi dengede tutamamamız yüzündendir. Bir de hayatımızı TV karşısında hareket etmeden geçirmeye başlayınca, kilo almamamız için hiç bir neden kalmıyor.
ŞİŞMANLIĞIN NEDENLERİ
Şişmanlıkta en büyük neden fazla yemek yemedir. Ben hareket ediyorum nasıl olsa yiyebilirim gibi bir düşünce çok yanlıştır. Bir müddet sonra kilo alımı başlar. Çünkü kişi yaptığı işin ne kadar enerji kaybettirdiğini bilmemektedir.
Şişmanlık, hareketsiz bir yaşam tarzından da kaynaklanmaktadır. Örneğin, devlet dairelerinde oturarak çalışan kişilerin, ağır ve yorucu bir işte çalışanlara göre kilolu olma ihtimali daha fazladır. Çünkü hareket eden de etmeyen de aynı miktarda besin almaktadır. Bu nedenle vücut dengesi bozulur. Televizyon karşısında saatlerce oturup abur cubur tarzı yiyecekleri yiyen kişilerin obez olma ihtimali daha fazladır.
Psikolojik sorunlar, çok fazla yemek yemeye sebep olabilir. Anne ve baba arasındaki sorunlar veya ruhsal çöküntü içinde olanların yemek yeme isteği artabilir. Şişmanlık ve psikolojik etmenler arasında bir bağlantı olduğu kabul edilir.
Kalıtsal (genetik) faktörlerin de şişmanlıkta önemli rol oynadığı gösterilmiştir. Yapılan araştırmalara göre anne ya da babası şişman olan çocuğun da şişman olma ihtimali yüzde 50 dir. Buna karşın ailesinde bu sorunu olmayan kişilerin çocuklarının, obez olması yüzde 8 lik bir ihtimaldir. Eğer hem anne hem baba şişmansa çocukta görülme ihtimali yüzde 80 gibi çok yüksek bir düzeydedir. Bu kalıtsal değişikliklerin yanında, ailenin beslenme şekli de şişmanlıkta rol oynamaktadır.
Toplumda az görülmekle birlikte, hormonal ve metabolik bozukluk da şişmanlığa sebep olmaktadır. Kişinin metabolizması yavaşladığı için yediği yiyeceklerin bir kısmını depolar. Bunu depolarken yağ şekline çevirerek yapar. Bu da obezliğe sebep olur.
Son yıllarda obezliğin artmasında önemli bir neden gelişen teknoloji ve endüstriyle birlikte fiziksel güç gerektirecek işlerin azalması ve makineleşmeye doğru giden iş gücüdür. Yaşam tarzı pasifleşmeye başlamıştır.
ŞİŞMANLIĞIN (OBEZİTENİN) ZARARLARI
Şişmanlığın üzerinde durulması gereken, hayati tehlikeye neden olan, kalp damar hastalıklarında çok önemli bir etken olduğu aşikârdır. Kolesterolün yüksek olması tansiyon yüksekliğine ve damar tıkanıklığına yol açmaktadır. Bu durumda kalp krizi geçirme riski artar. Kilo vermek, bu hastalıklarda düzelme sağlar. Erişkin tipi şeker hastalığının en büyük nedeni şişmanlıktır. Ne kadar şişmansanız şeker hastası olma riskiniz o kadar fazladır. Yağ oranı fazla kişilerde karaciğerde aşırı yağ artışına bağlı olarak yağlanma meydana gelir. Kas ve iskelet sistemi de şişmanlığın zararlı etkilerinden nasibini alır. Ağır bir yükü taşımak zorunda olan kas ve kemiklerde dizde ve kalçada kireçlenme, varisler, kas zayıflığı ve fıtık görülebilir. Yağlar, kanın kalbe dönmesini zorlaştırır. Şişman kişilerin, çoğu zaman zor nefes aldıklarını görürüz. Çünkü solunum için şişmanlık bir yüktür. Kandaki karbondioksiti artırır. Solunum yapmak güçleşir. Uyku hali görülür. Özellikle gençlerde görülen şişmanlık psikolojik sorunlara da yol açar. Hoş bir görüntü oluşturmadığı için kişinin psikolojisini de bozabilir. Şişman kadınlarda doğum yapmak zordur ve aynı zamanda risklidir. Kısırlığa bile yol açabilir. Adet düzensizliği görülür. Safra kesesinde taş olma ihtimali artar. Yara ve deri hastalıkları artar. Ayakta mantar görülebilir. Tüm bunların yanında şişmanlık performansı düşüren bir durumdur. Kişinin hayatını zorlaştırır, çabuk hareket etmesini önler. Ömrü kısaltan bir sorundur. Mutlaka tedavi edilmelidir.
ŞİŞMANLIK TEDAVİSİ
Şişmanlık tedavisinde ilk ve en önemli basamak diyettir. Diyet, kişiyi ideal kilosuna getirmek için sağlıklı bir beslenme şekli uygulanmasıdır. Diyet az kalorili olmalıdır ve diyetin dengeli bir şekilde uygulanması gerekir. Diyet yapmadan sonuç elde etmek çok zordur. Yağ, şeker ve tuz miktarını azaltmak gerekir. Diyet sırasında şunların yapılması tedavinin başarılı olması için gereklidir: Mutlaka günde üç öğün yemeğinizi aksatmadan yiyin. Öğün atlamanız bir sonraki öğünde daha fazla yemenize neden olur, Spor yapmaya çalışın. Egzersiz yapmak; sağlıklı olmak ve kalori kaybetmek için çok faydalıdır. Bunu düzenli bir şekilde uygulayın. Spor verilen kiloyu tekrar almamak için yapılmalıdır. Spor yapınca psikolojik olarak da rahatlarsınız, Az yağlı sebze, beyaz et (yağsız), meyve ve kuru baklagiller ile beslenin, Bol bol su için, Hamur yapımı yiyeceklerden, tatlılardan uzak durun. Bu tedavinin yanında hastanın yemek alışkanlığını ve aktivitelerini değiştirici davranış tedavisi de uygulanır. Amaç kişiyi disiplin altına almak ve iradeli olmasını sağlamaktır. İlaç ve cerrahi tedavi ise çocuklarda tavsiye edilmemektedir Muş Ovası Gazetesi
Vefa Örneği: Gittiği İlde Hasköylü İsimleri Unutmadı
Nisan 18, 2026 10:40 AM


