İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliği tarafından, kurum şoförlerine eğitim verildi. Polis Evinde verilen eğitime, çok sayıdaki kurum şoförü katıldı. Slayt eşliğinde verilen eğitime, kurum şoförlerinin ilgili oldukları gözlendi. İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesi Müdür Vekili Hüseyin Şimşek, eğitimdeki amacın trafik bilincine sürücülerin dikkatini çekmek ve trafik kazalarının kaynağını tespit etmek olduğunu belirtti. Şimşek: “
“Kazalarda genellikle hız kurallarına uymamak, trafik kurallarını bilmemek veya bildiği halde kuralları yok saymak gibi temel hatalarla karşılaşıyoruz” dedi. Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Komiser Yardımcısı Muhammet Yıldız tarafından, kamu kurum ve kuruluş sürücülerine Karayolları Trafik Yönetmeliği nin ilgili hususlarına göre uyacakları kurallar, ilkyardım, trafik güvenliği ve kazalar ile ilgili olarak alınması gereken önlemler konusunda slayt eşliğinde eğitim verildi.
Trafik Şube Müdürlüğü Yardımcı Komiser Muhammet Yıldız, tarafından slayt eşliğinde verilen eğitimde;
TRAFİK VE TRAFİK GÜVENLİĞİ
Trafik; yayaların, hayvanların ve araçların karayolu üzerindeki hal ve hareketleridir.
Trafik, insanlığın var oluşundan itibaren önemli bir gereksinim olarak ortaya çıkmış, bunun sonucu olarak da yaşanılan çağın imkânları doğrultusunda alternatif çözümler üretilmiştir. Önceleri sorun olarak hissedilmeyen trafik; nüfus artışı, ihtiyaçlar ve buna bağlı olarak, insan ve eşya hareketliliği sonucunda gittikçe artan ve faydalarının yanında zararları da hissedilen bir sorun olarak ortaya çıkmıştır.
TRAFİĞİN ÜÇ UNSURU BULUNMAKTADIR
İnsan, Araç, Çevre: Ancak hiç şüphe yok ki en önemli unsur insandır.
Trafik güvenliğinin sağlanması, dört ana hizmet faaliyetinin birbirleri ile ahenkli bir şekilde sürdürülmesi ile mümkündür. Trafik literatürün de “4 – E faktörleri” olarak da adlandırılan bu faaliyetler;
ÜLKEMİZDE TRAFİK SORUNU
Ülkemizin coğrafi yapısı ve konumu itibariyle başta deniz yolu olmak üzere tüm taşıma sistemlerinin çok daha dengeli ve yaygın kullanılabilme imkânına rağmen yük ve yolcu taşımasının tamamına yakınının karayolu üzerinden yapılması tüm taşıma sistemlerini etkilemektedir.
Bununla birlikte son yıllarda karayoluna alternatif hava, demir ve deniz yolu taşımalarının yaygınlaştırılmasına yönelik yoğun yatırım proje ve çalışmaları karayolu üzerindeki yükü hafifletmekte ve gelecek için ümit vermektedir.
Ülkemizde yük taşımacılığının yaklaşık % 93’ü, yolcu taşımacılığının ise yaklaşık % 92’si karayolu ile yapılmaktadır. AB ülkeleri ortalamasında yük taşımacılığının payı % 46, yolcu taşımacılığının payı % 82’dir.
Ülkemizde 2010 yılı Ağustos ayı sonu itibariyle;14.828.010 adet motorlu araç, 21.079.320 sürücü belgesi hamili bulunmaktadır.
TRAFİK KAZALARI
Ülkemizde trafik kazaları nedeniyle 2009 yılında; 110.906 ölümlü ve yaralanmalı kaza meydana gelmiş,Bu kazalarda kaza anında 4.300 kişi hayatını kaybetmiş,200.405 kişi ise yaralanmıştır.Ülkemizde, 2010 yılı Ağustos ayı sonu itibariyle meydana gelen; 74.515 Ölümlü ve Yaralanmalı trafik kazasında, 2.631 kişi kaza yerinde hayatını kaybetmiş, 134.237 kişi yaralanmış veya sakat kalmıştır.
TRAFİKTE SAYGI VE HOŞGÖRÜ
Trafik güvenliğinin ve düzeninin sağlanmasındaki en büyük etkenlerden birisi de trafik ortamında bulunan yol kullanıcıları arasındaki saygı ve hoşgörüdür.
Bu iki kavramın hayatımızın tüm evresinde olduğu gibi trafikte de bulunması trafik düzeninin sağlanmasına ve bu çerçevede trafik kazalarının azaltılmasına katkı sağlayacaktır.
Güvenli toplu taşıma için hız ihlalleri, takip mesafesi, durma, duraklama ve park etme, yolcu indirme ve bindirme kuralları, emniyet kemeri kullanımı, geçme ve geçilme kuralları, şerit izleme ve şerit değiştirme kuralları:
HIZ KURALLARI
Ülkemizde bir aracın hızlı olarak nitelendirilebilmesi için iki ayrı seçenek vardır;
Aracın yasal hız limitleri üzerinde kullanılması (K.T.K. Md. 51),
Aracın yol, hava ve içinde bulunulabilecek diğer koşullara uygun hızda kullanılmaması (K.T.K. Md.52).
HIZIN, DURMA VE FRENLEME
MESAFELERİNE ETKİSİ
Aracın hızı arttıkça reaksiyon süresi içerisinde kat edeceği mesafe, frenleme mesafesi ve bunlara bağlı olarak durma mesafesi artar.
HIZIN, DURMA VE FRENLEME
MESAFELERİNE ETKİSİ
Aracın hızı arttıkça durmayı gerektiren bir engelle karşılaşıldığında bir yandan daha fazla mesafeye ihtiyaç duyulmakta, bir yandan da durmak için gerekli tepkiyi verme süresi içinde aracın kat edeceği mesafe arttığından mevcut mesafenin bir kısmı yine hız nedeniyle yutulmaktadır. Bu nedenle yol üzerinde bir engelle karşılaşan araç, ne kadar hızlı ise doğru noktada durması o kadar zorlaşmakta, bu da kaza ihtimalini kuvvetlendirmektedir.
Reaksiyon Süresi; Trafikte acil durmayı gerektiren bir engelle karşılaşıldığında sürücünün bu engeli fark etmesi ile frenleme yapması arasında geçen süredir.
Reaksiyon Mesafesi; Reaksiyon süresi içerisinde kat edilen mesafedir.
HIZIN, DURMA VE FRENLEME
MESAFELERİNE ETKİSİ
Saatte 30 km/s hızla giderken 13 metre uzaktaki bir yayaya çarpmadan durabilirsiniz. Ancak saatte 50 km/s hızla giderken aynı yayaya saatte 50 km/s hızla çarparsınız.
HIZIN GÖRME YETENEĞİ
ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Hız körlüğü; artan hız sonucunda, sürücünün, yol ve çevresine yönelik görsel verileri tam olarak algılayamamasıdır.
Hız körlüğüne maruz kalan sürücüler, araçların hızlarını 20-30 km/h seviyesinde daha az olarak algılamamaktadır. Sürücü hız körlüğü nedeniyle; Hızını olduğundan düşük görür. Takip mesafesini artırmaz. Gerektiğinde çarpmadan duramaz.
HIZ–KAZA İLİŞKİSİ
Hız arttıkça aracın kontrol edilmesi de o oranda güçleşir. Bu bazı hallerde çevresel koşullarla birleşerek kazaya yol açabilir. Özellikle hız sınırına uyulmasının zorunlu olduğu dönemeçler, eğimli yol kesimleri söz konusu olduğunda yüksek hız doğrudan doğruya kaza nedeni olabilmektedir.
Daha yüksek hız seviyelerinin kaza, yaralanma ve ölüm oranlarını artırdığına ve hızın azaltılmasının bu oranları azalttığına dair tutarlı bulgular bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de ortalama hızdaki değişikliklerin trafik kazası oranı ve ciddiyeti üzerindeki etkilerini hesaplayan Kuvvet Modelidir.
Bu model, ortalama hızda yapılan %5’lik bir artışın yaralanmaya yol açan kazalardaki %10’luk bir artışa, ölüme yol açan kazalarda ise %20’lik bir artışa neden olduğunu iddia etmektedir.
Karayolu üzerindeki hız ortalamasının düşürülmesiyle ortaya çıkan şu sonuçlar sayesinde kaza, ölü ve yaralı sayısında hedeflenen azalmalar sağlanabilmektedir;
Tehlikeli durumları fark etmek için sürücüye daha çok zaman tanır, tehlikeli duruma tepki verilirken aracın kat ettiği mesafe azalmış olur, frene bastıktan sonra durmak için ihtiyaç duyulan mesafe azalmış olur,çarpma öncesinde diğer yol kullanıcılarının, aracın hızını tahmin edebilme imkanı artar,diğer yol kullanıcılarının bir çarpışmadan kaçınmak için daha fazla şansı olur,sürücünün, aracın kontrolünü kaybetme ihtimali azalır.
50 km/h ile sabit bir cisme çarparak kaza yapan bir araç yaklaşık 75 cm derinliğinde bir hasar görür.
90 km/h ile sabit bir cisme çarparak kaza yapan bir araç yaklaşık 150 cm derinliğinde bir hasar görür. Çarpışmalarda hız kadar ağırlıkta önem arz eder. Özellikle büyük araçlarda hız ve ağırlık birleştiğinde kaza şiddeti ve zararı daha büyük olacaktır.
HIZIN YAYA ÖLÜMLERİNE ETKİSİ:
90 km/h ile yapılan bir kazanın vücuda vereceği zarar 10. kattan düşmenin vereceği zarara eşittir.30 km/h ile yapılan bir kazanın vücuda vereceği zarar 1. kattan düşmenin vereceği zarara eşittir.
SEYAHAT SÜRESİ:
Yavaş gitmenin seyahat süresini uzattığı, günümüz hızlı şehir yaşamında bunun zamanında olunması gereken yerlere ulaşmayı geciktirdiği ileri sürülmektedir.
Yapılan araştırmalarda özellikle yerleşim yerleri içerisinde hıza bağlı zaman kayıplarının çok düşük süreler olduğu bulunmuştur.
TRAFİK YOĞUNLUĞU(SIKIŞIKLIĞI:
Düşük hızlarda araç kullanmanın trafik yoğunluğuna ve sıkışıklığına neden olduğu ileri sürülmektedir. Ancak bilinmektedir ki trafik sıkışıklığının temel nedeni düşük kavşak kapasitesidir. Bu anlamda düşük hızla seyahat etmenin trafik sıkışıklığına çok fazla bir etkisi yoktur.
EKONOMİK KAYIPLAR:
Birçok kişi şehir içindeki düşük hızın yakıt tüketimi anlamında ekonomik kayıplara neden olduğunu düşünmektedir. Oysa durum bunun tam tersidir. Örneğin hızın 70 km/s’ den 60 km/s’ ye düşürülmesi durumunda yakıt tüketiminin %20 oranında azaldığı belirlenmiştir.
Sürücülerin birçoğu, kendilerinin yeterli deneyime sahip olduklarını, bu nedenle araçlarını hızlı kullandıklarını belirtirler. Hızın, tüm sürücüler üzerinde geçerli olan etkileri vardır.
Tecrübeli olmak, bu etkilerden kurtulmayı sağlamaz.Net olarak algılanamayan gelişmeler üzerine, sağlıklı yorum yapmak ve doğru manevrayı uygulamaya koymak güçleşir.
Bu etkilerden hiçbir sürücünün (deneyimli-deneyimsiz, kadın-erkek, genç-yaşlı vs.) kaçınması mümkün değildir” Muş Ovası Gazetesi
Kurum şoförleri eğitimden geçti
Haber Kategorileri :

Aralık 10, 2010 8:23 AM
İlgili Haber Bulunamadı
Ekonomi Haberleri
Kültür Sanat Haberleri

Profesyonel internet sitesi için arayın..
- Google Arama Kaydı
- SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
- Türkçe Yönetim Paneli
- Yedekleme Hizmeti

