Teknolojiden uzak bir hayat yaşayan yaylacılar yemeklerini ise piknik tüplerine taktıkları lüks denilen ışıklandırmanın altında iftarlarını açıyorlar.
Murat Operasyonlarına mekan olmuş, bir zamanlar kimsenin girmeye cesaret edemediği Muş’un Şen Yaylasında yine silah sesleri gelmeye başladı. Fakat bu defa ne bir çatışmanın habercisi bu silah sesleri nede acı bir haberin gürültüsü. Muş’un Şen Yaylasına çadır kuran hayvancılar akşam saatlerinde oruçlarını açmak için bu defa silaha sarılıyorlar. Yaylacıların görevlendirdiği bir kişi her akşam iftar vakti silahı alıyor ve havaya bir el ateş ederek, iftar yapmanın vaktinin geldiğini haber veriyor. Fakat bu silah sesi ile gelen iftar vakti haberinin öncesinde çadırlarda hummalı bir çalışma başlıyor. İftar vaktinin yaklaşması ile çadırda kalan kadınlar el birliği ile yemek hazırlığına başlıyor. Kimi kesilen hayvanın etinin temizliğini yapıyor, kimi ise yemek, bulaşık için az ötede bulunan su kaynağından su taşıyor. Kadınlar pişirecekleri yemeğin odununu da kendisi kırıyor. Derme, çatma kurulan ve ağaç dalları ile etrafı çevrilen mutfaklarda yemek hazırlıklarını tamamlayan çadır kadınları, kırdıkları odunlar ile tencerelerin altını yakıyorlar. Çadırın genç kadınları yemek ve iftar hazırlıklarını yaparken, yaşlı kadınlar ise çadırın çocuklarına bakıyorlar. Çadırların yakınında bulunan suyun içilmemesi nedeniyle bu defa erkekler yola koyuluyor. Erkekler ellerine aldıkları bidonlarla yola çıkıp araba beklemeye başlıyorlar. Bu bekleyişin nedeni çadırlardan üç kilometre uzakta bulunan su kaynağı. Yoldan geçen arabalara el eden çadırın erkekleri buz gibi akan suyu doldurduktan sonra yine çadırlarına dönüyorlar. Hazırlıklar tamamlanınca da bu defa patlayacak olan silah sesi beklenmeye başlıyor. Herkesin kolunda kol saati var ama, onlar her ihtimale karşı görevlendirdikleri kişinin silahı ateşlemesini bekliyorlar. Zaman yaklaşınca tüfeğini alan iftar görevlisi çadırların ortasına gelerek silahını ateşliyor. Her yıl aynı görevi üstlenen iftar silahçısı “bizim burada cami yok, bu nedenle ezan sesi duymuyoruz. Burada telefon bile çekmiyor. Bu nedenle iftarı eskiden buyana süre gelen silah ile açıyoruz” diye konuş. Silah sesinin gelmesi ile çadırlarda bulunan erkekler, her akşam bir çadırda davete katılıyorlar. Mehmet Şahin o akşamın ev sahipliğini yaptı tüm çadır sakinlerine. Misafirlerin gelmesi ile yemeğin yeneceği çadırdaki piknik tüpüne takılan lüksler açıldı. Alaca karanlıkta oruçlar teker teker açılmaya başladı. Çadırda yaşamın zorluğundan bahseden Mehmet Şahin “bizler buraya her yıl üç dört aylığına gelerek hayvancılık yapıyoruz. Buraya teklonoj yok. Bizler orucumuzu silah sesi ile açıyoruz. Burada herkes bir gece bir yere misafir oluyor. Bu gece ev sahipliği yapmak bana düştü” diye konuştular. Çadırın kadınları ise bu zorlu hayatta ramazan heyecanını yaşadıklarını belirterek “burada iş çok. Sabahın erken saatlerinde kalkarak akşama kadar çalışıyoruz. Fakat burada olmak güzel. Şu anda bir çok yer sıcaklıktan yaşanmaz hale gelmiş. Fakat yaylamız serin. Burada iftar hazırlıklarını büyük bir heyecan içinde yapıyoruz. Akşamda silahın patlaması ile oruçlarımızı açıyoruz” diye konuştu. Muş Ovası Gazetesi
Yaylada iftar silah ile açılıyor
Haber Kategorileri :

Eylül 4, 2010 1:21 AM
İlgili Haber Bulunamadı
Ekonomi Haberleri
Kültür Sanat Haberleri

Profesyonel internet sitesi için arayın..
- Google Arama Kaydı
- SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
- Türkçe Yönetim Paneli
- Yedekleme Hizmeti

