Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muş Başkanı İsmail Adanur, “Ülkemiz için çok hassas bir konu olan bu değişiklik paketinin takipçisi olduk. Anayasa değişiklik paketinin anayasa mahkemesi kararından sonraki hali ile Yargıyı yürütmeye bağımlı hale getireceği için referandumda neden “Hayır” dememiz gerektiğini izahat etmemiz için 41 maddelik bir neden hazırladık. Anayasa paketinin referandumda oylanacak olması sebebiyle ‘Hayır’da hayır vardır sloganı ile kampanyamıza start verdik. Muş halkının bu kampanyada bizi destekleyeceğinden kuşkum yok. Halkımıza neden hayır dememiz gerektiğini anlatıyoruz. Referanduma evet demek AKP hükümetine ve yaptıklarına onay vermektir. Hayır oyu kullanmak ise yapılanları onaylamıyorum ve değişim istiyorum demektir. Halka ve geleceğimize sahip çıkmak en önemli sorumluluğumuzdur” dedi.
ANAYASA DEĞİŞİKLİK PAKETİNE HAYIR DENİLMESİNİN 41 NEDENİ;
1-) Anayasa değişiklik paketinde kadın haklarına yönelik yenilik içeren bir madde yoktur. Kaldı ki çocukların, özürlülerin, yaşlıların ve şehitlerin haklarını vermek istediğini söyleyen hükümet bunu şimdiye kadar hazırlayacağı yasalar ile kolayca yapabilirdi. Fakat bu hükümet tam 8 yıldır bu iyileştirmeleri yapmadığı gibi tam aksine bu kesimleri devamlı ihmal ettiği ve şimdi de bu kesimleri anayasa değişikliğine alet ettiği için,
2-) Çocuk istismarının önünü, çocuklara ilişkin her tür kurumları sıkı bir denetlemeye tabi tutarak kesme imkanı varken her gün gazetelerde çocuklara ilişkin üzücü haberleri okumaktayız. Çözümleri uygulamada yapmayan hükümetin, anayasa değişikliğinde de inandırıcı olmadığı için,
3-) İstenilen herkesin rahatça dinlenildiği, bireyin yaşamının her alanının kontrol edildiği ve bunların normal olarak karşılandığı, hükümeti eleştiren herkesin hain ilan edildiği bir ortamda anayasa değişikliği ile özgürlük amaçlanıyor denmesi inandırıcı olmadığı için,
4-) Bilgi alma özgürlüğü sağlanıyor diye sunulan maddenin, kişilerin sadece nüfus, adres gibi bilgilerini kontrol edebilmelerini içermekte olup dinleme veya fişlenme yoluyla alınan bilgileri içermediği için,
5-) Yurtdışına çıkma konusunda herhangi bir yenilik getirmeyen ve sadece değişik bir madde olması amaçlandığı için,
6-) İdareden rahatsız veya şikâyetçi olan vatandaşın yine idareye bağlı çalışan Kamu Denetçiliğine başvurması anlamsızdır. Asıl olan idareden bağımsız yargı organına özgürce başvurabilmesi olduğu için,
7-) 12 Eylül darbesini yapanların yaş haddinden dolayı cezai ehliyetleri olmadığından bu madde sırf göstermelik olduğu için,
😎 Yargı kararlarına siyasal bakış ile değil, hukuksal bakış ile bakmamız gerektiği için,
9-) İdari yargının yerindelik denetimi yapamaması ve buna evet denmesi sadece ve sadece vatandaşın aleyhine bir durum yaratacaktır. Bu maddenin kabul edilmesi halinde vatandaşların gerek birey olarak kendilerinin gerekse bağlı oldukları kurumun, idarenin yapacağı keyfi eylem ve işlemlere karşı eli kolu bağlanacaktır. Vatandaş olarak hak arama hakkının kısıtlanmaması için,
10-) İdarenin her tür eylem ve işleminin bağımsız yargı tarafından yapılmasının kamu düzeninin gereği olduğu için,
11-) Mahkemeler bütün kararlarını Türk Ulusu adına verirler. Söylenildiği gibi mahkemeler hükümetin yerine geçmezler. Önemli olan ADALETTİR ve bu da ancak mahkemelerin bağımsız olması ile sağlanacağı için,
12-) Yargı bağımsızlığını güçlendirmek isteyen hükümet samimi ise Hakim Savcılar Yüksek Kurulunun başındaki Bakanı ve Müsteşarı kaldırması gerekmektedir. Kaldı ki Venedik Kriterlerinde de bu durum belirtilerek yargıdan siyasi organ temsilcilerinin çıkarılması önerildiği için,
13-) Askeri mahkemelerde de bağımsız yargı ve yargıç teminatının olması çağdaş hukukun gereğidir. Fakat sivil mahkemelerdeki bağımsızlığı sağlamamış ve bu konuda şüpheli adımlar atanların bu konudaki önerisi de şüpheli ve çelişkili olduğu için,
14-) Anayasa mahkemesinin üye sayısı(17) arttırılırken, üye seçimindeki sayıda yargı tarafından olan sayıyı sabit tutup Millet Meclisine bile 3 üye seçme hakkı verilmesi, söylenilenin aksine bağımsız yargıyı kısıtlamaktadır. Yüksek yargıya siyasal organın müdahale etmemesi için,
15-) Değişiklikler arasında, içeriğinin ne olduğu belli olmayan ancak ilerde şekli ile esasının belirleneceği maddeleri vatandaşa seçtireceği için,
16-) Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun şekli, nasıl olacağı ve sınırları pakette belli olmadığı, anlaşılmaz, kapalı bir madde olması nedeni ile nasıl işleyeceğini yine hükümet ve meclise bıraktığı için,
17-) Vatandaşların bireysel hak ve özgürlüklerinin ancak ve ancak bağımsız yargı ile sağlanacağı için,
18-) Bu paketteki değişiklikler ile vatandaşın hak ve hürriyetlerinin korunmasına bir katkı sağlanmayacaktır. Bu değişiklikler yürürlüğe girdiği zaman yargı tamamen iktidara bağlı olacağı için,
19-) HSYK’nın başkanı Adalet Bakanı ve tabi üyesi Adalet Bakanı Müsteşarıdır. Yargı bağımsızlığı isteyenlerin önce Bakanı ve Müsteşarını bu kuruldan ayırmaları ve hükümet ile yargının ilişkisini kesmeleri gerektiği için,
20-) Aynı işkolunda birden fazla sendikaya üye olmanın çalışana kazandıracağı bir şey yoktur. Asıl olan çalışana verilecek Sosyal hak ve güvenceler ile birlikte Grev hakkının olması gerektiği için,
21-) Grev hakkının önündeki engelleri kaldıran bir tane bile madde bu pakette olmadığı için,
22-) Memurlara toplu sözleşme hakkı verildiği de doğru değildir. Şu andaki anayasamızda da toplu iş görüşmeleri vardır. Değişiklik sadece görüşmelerin Uzlaşma Kurulu ile yapılacak olmasıdır. Uzlaşma kurulunun nasıl oluşacağı kimlerden oluşacağını da ilerde hükümet belirleyeceği için çalışana verilmiş yeni bir hak olmadığı için,
23-) Ekonomik sosyal konseyin ne olduğu ne yapacağı bu pakette hiçbir şekilde belli değildir. Kaldı ki şu andaki anayasamızda da aynı konsey olduğu ve kafa karıştırılmak istendiği için,
24-) Esnafın, sanatkarın, tüccarın ve sanayicinin söz sahibi olmasına ilişkin herhangi bir hak içeren madde pakette bulunmadığı için,
25-) 12 Eylül Anayasasının değişmesine evet ama daha çağdaş, daha demokratik ve daha insan hak ve hürriyetlerini koruyan bir anayasa değişikliği istediğimiz için,
26-)Yasal şartları formalite diye göstermeye çalışmak bir kamu yönetiminde keyfiyeti doğuran yegane sebeptir. Hem hukukun üstünlüğü diyeceksiniz hem de yasanın aradığı koşulların uygulanmamasını isteyeceksiniz. Hukuka saygılı bir idare istediğimiz için,
27-) Hukukun üstünlüğü ile paketteki değişikliklerin çeliştiği için,
28-) Bu paketteki değişiklikler hukuku değil iktidarı üstün kılmaya dönük olduğu için,
29-) Bu paketteki yargıya ilişkin değişiklikler adaleti bağımsız değil hükümete bağımlı hale getirmeyi amaçladığı için,
30-) Adalet Bakanı ve Müsteşarının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda olmasının Yargı bağımsızlığı ile çeliştiği için,
31-) Bu anayasa değişikliklerinin bırakın yargı bağımsızlığını sağlamasını, Anayasa Mahkemesine üye seçiminde Millet Meclisine de yetki vererek Yüksek Yargının bağımsızlığını zedelediği için,
32-) Anayasa değişiklik paketi içindeki yargıya ilişkin hükümlerin AB-Venedik kriterlerine aykırı olduğu için,
33-) Birbirleri ile hiç alakası olmayan birçok maddeyi bir bütün şeklinde vatandaşın önüne koyarak tek bir cevap istenmesinin insanın özgür iradesini kısıtladığı için,
34-) Anayasa değişikliklerinin ancak toplumun tüm katmanlarının katılımı ile hazırlanmasının Evrensel hukukun gereği olduğu için,
35-) Vatandaşların gerek sosyal yaşamlarına ilişkin gerekse hak ve özgürlüklerine ilişkin reform içermediği için,
36-) Siyasal organların da görevlerini yaparken hukuksal davranmalarının zorunlu olduğu için,
37-) Bir toplumda barışın ve huzurun ancak bağımsız adalet ile sağlanabileceğini savunduğumuz için,
38-)Özgürlüğü ve demokrasiyi sağlayanın, kanunun gücünden çok hukukun üstünlüğü olduğu için,
39-) Hukukun verdiği karar aleyhine bile olsa öncelikle yönetenlerin bu karara saygılı olmalarının gerektiği için,
40-) Hiçbir kuvvet veya mevkiye bağlı olmadan gücünü bağımsızlığından alarak işleyen yargının ancak adaleti sağlayacağına inandığımız için,
41-) Halkımızın aydınlık geleceğine bir katkı sağlamayacağı için, bu anayasa değişiklik paketine hayır diyoruz.[U][/U]
F.DEMİR Haber 49 Gazetesi


