Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin İl Kongresine katılmak üzere ilimize gelen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkan Vekili İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, gazetemizde Sütlüce Köyündeki foseptik çukurları ile ilgili yapılan haber üzerine, burada incelemelerde bulundu. Partililerle Sütlüce Köyüne gelen Kılıçdaroğlu, foseptik çukurlarını gezerek, mutlaka buraya bir çözüm bulunması gerektiğini, buradaki insanların sağlık tehdidi altında olduklarını ifade etti. Kılıçdaroğlu, bu konunun Meclis gündemine getirilmesini sağlayacağını söyleyerek, şehir merkeziyle iç içe geçmiş böyle bir yerde, bu tür manzaraların yaşanmasının hoş olmadığını dile getirdi.
SÜTLÜCE HALKI İSYANDA
Gazetemizde “Sütlüce Halkı İsyanda” başlığıyla yapılan haberimiz üzerine, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Muş Milletvekili Nuri Yaman’da, Türkiye Büyük Millet Meclisine soru önergesi vererek, ilgililerin cevaplamasını istemişti. Gazetemizde yapılan haberde: “Sütlüce halkı beklediği hizmeti alamamaktan şikâyetçi. Alt yapı çalışması olmayan Sütlüce’de, kanalizasyon suları sağlığı tehdit ediyor. Çocukların enfeksiyon kaparak sık sık hastalanmaları dikkat çekiyor. Adeta köstebek yuvası haline gelen köyde, her evin önünde veya bahçesinde, vatandaşlarca açılan foseptik çukurları var. Üstü gelişigüzel örtülen foseptik çukurları, çocuklar için de ayrı bir tehlike oluşturuyor. Köylerindeki bu sorunun giderilmesi için, İl Özel İdaresine, Başbakanlığa ve İç İşleri Bakanlığına kadar müracaat eden köylüler, bugüne kadar sorunlarına çözüm bulunmamasına isyan ediyorlar. Devletten boru ve kepçe istediklerini söyleyen köylüler, işçilik masraflarını kendilerinin karşılayacağını ifade ettiler.
ÇOCUKLAR, KANALİZASYON SUYUNDA OYUNLARINI OYNUYORLAR
Kanalizasyon sularının foseptik çukurlardan taşması sonucu, evlerin önü ve köy arazisi, mikroplu sularla dolmuş durumda. Sütlüce köylülerinden Cevdet Özdemir: “Ben mu mahallede oturuyorum, kuyuların üstünü kendimiz kapattık. Biz bekliyoruz ki çocuklar içine girmesin. Burada her taraf hastalık. Bu pis sular çocuklar için tehlike yaratıyor. Çocuklarımız hasta oluyor, doktora götürüp getiriyoruz. Bu kuyular çok tehlikeli, hayvanlar düşüyor, çocuklar düşüyor, çocuklar bu pis suların içinde oynuyorlar. Evlerimizin içi de mikrop doldu. Bizim yan komşumuzun çocukları hasta oldular. Bir hafta hastanede yattılar. Eski Valimiz gelip burayı gördü. Buradaki sorunu çözeceğiz dedi. Ama sorun çözülmedi. Başbakanlığa da yazı yazdık. Oradan cevap geldi, gereken yapılsın diye ama maalesef kimse bir şey yapmadı. Özel İdare’ye gittik ödenek yok dediler. 825 metre kanalizasyon kazıldı boş arazide. Bu kazılan yerin hiçbir bağlantısı da yoktur. Gerekli kurumlara bilgi de verdik ama bir cevap alamadık. Eğer imkanımız olsa kendimiz yapacağız, ama imkanımız yok” dedi.
KANALİZASYON BORULARI BOŞ ARAZİYE DÖŞENDİ
Kanalizasyon borularının boş araziye döşendiğini, boruların döşendiği yerde ev olmadığını söyleyen Medeni Maral: “Ben bu pislik için halen mahkemelerdeyim. Burada 114 parsel var. Muhtar buradaki kanalizasyonu ev olmayan yere götürdü. Orada hiç kimse yok. Yetkililer de gelip burayı incelediler. Ama hiç kimse bir şey yapmadı. Bu pislik bir an önce kalksın. Boş arazide yapılan kazı ve döşenen borulardan hiç kimse faydalanamıyor. Çünkü orada ev yok. Ev olan kısımda hiçbir çalışma yapılmadı. Buranın bir haline bakın. Devlet bizden vergi alıyor, ta dağ başındaki köylere bile kanalizasyon çalışmaları yapılıyor ancak şehrin merkezindeki bir yerde bu çalışma yapılmıyor. Gelip baksınlar, bu mahallede insanlar ne kadar pislik çekiyorlar görsünler. Her taraf kanalizasyon suyu, her taraf kokuyor, mikrop içinde yaşıyoruz” dedi.
ARITMA TESİSİ ÇÜRÜMEYE TERK EDİLMİŞ
2006 yılında yapılan arıtma tesisine hiçbir yerden bağlantı yapılmamış, Büyük paralar harcanarak yapılan arıtma tesisi çürümeye terk edilmiş durumda. Arıtma tesisi çalışmalarında bizzat bulunan Cevdet Özdemir: “2006 yılında bu alt yapının ihalesi çıktı. 3 bin 500 metre üzeri. Burada bin 400 metre yapıldı, geri kalanı durduruldu. Arıtma tesisi yapacağız dediler. Arıtma tesisini yaptılar ama boş, çürüyor. Bu arıtma tesisine hiçbir yerden bağlantı yok. Kanalizasyon sularının bir kısmı araziye, bir kısmı da rogarlardan dışarı çıkıyor. Biz diyoruz ki, devlet sadece bize boru, kepçe versin işçi parasını biz verelim. Gerekirse işçi olarak biz çalışalım” dedi. Demir devamla: “Kanalizasyon suyundan sızan sular evlerde çatlaklar meydana getiriyor. Evin iç ve dış taraftan çatlak. Çatlaklar da gittikçe büyüyor. Evin yanında foseptik çukuru olursa böyle olur. Şehir merkeziyle köyün arası 7 kilometre, arada bir demiryolu geçiyor. Bizim çektiğimiz bu eziyet nedir” denilmişti.
Muş Ovası Gazetesi


