Varto içmeler köyünden olan ve uzun bir süredir Mersinde yaşayan Bingöl ailesinin ailece kalp hastası olduğu belirtilirken hastalığı büyük ölçüde ilerleyen Ferhat Bingöl ise aile boyu rahatsızlığa yenik düştü ve yaşadığı onca rahatsızlığın ardından ümitle beklediği kalp nakli gerçekleşmeyince hayata gözlerini kapatmak zorunda kaldı. Geride bıraktığımız ay içerisinde gazetemizde kalp nakli bakımından bekleyiş içerisinde olan Bingöl ailesinin yaşadığı bu dramı haber konumuz yapmıştık. Üzerinden 1,5 ay geçmesine rağmen kalp nakli gerçekleşemeyen Ferhat Bingöl rahatsızlığı son günlerde artış gösterdi ve geçtiğimiz gafta sonunda aniden fenalaşan Bingöl yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yummak zorunda kaldı.
Ege Üniversitesi Kalp Damar Cerrahisi servisinde Vefat eden Ferhat Bingöl liseyi bitirdikten sonra maddi imkânsızlıklar yüzünden üniversiteye gitmek yerine ailesine destek olmak için İskenderun’daki bir plastik fabrikasında çalışmaya başladı. Bir süre sonra nefes alamamaya ve rahatsızlığının artması üzerine doktora gitti. İlk yapılan muayeneden sonra bronşit teşhisi konulan ve bir ay boyunca tedavi gören Ferhat’ın şikayetleri daha da arttı. Nefes darlığının yanı sıra karnında şişlik meydana gelmesi üzerine yeniden doktora giden Ferhat Bingöl, bu kez ‘koroner kalp yetmezliği’ hastası olduğunu öğrendi. Geçen ekim ayında da Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tedavisine başlanan Bingöl ardından Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi’ne sevk edildi. Taburcu edildikten sonra Mersin’e dönen Ferhat’ın durumu iyice kötüleşince bu kez Ankara Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp Merkezi’ne yatırıldı ve burada yapılan kontrollerde hastalığın son aşamaya geldiği, ilaçla tedavi şansı olmadığı ortaya çıktı. En geç 1.5 ay içinde kalp nakli olması gerektiği söylenen talihsiz genç, doktorlarının tavsiyesi üzerine kalp nakli yapılma şansı daha yüksek olacağı düşünülen Ege Üniversitesi Hastanesi’ne gönderildi.
Kendisi de kalp hastası olan baba Hayri Bingöl, oğlunun yaşama şansının yüzde 1 olduğunu belirterek “Ben de kalp hastasıyım, ama ilaçla tedavi edilebiliyorum. Ferhat’ın ise bir an önce yeni bir kalbe kavuşması gerekiyordu. Türkiye’de organ bağışı çok az. Vatandaşların bu konuda daha duyarlı olmalarını istiyorum. İnsan kendi başına gelmeyince bazı şeyleri anlamıyor ve çoğu şey için geç kalınıyor.”
Ölmeden önce Yürümeyi çok özlediğini söyleyen ve en kısa sürede eski sağlığına kavuşmak istediğini dile getiren Ferhat Bingöl ise, “Bana bronşit teşhisi koyarak zamanımı çaldılar. 4 aydır gitmediğim hastane kalmadı. Organ nakli olup, eski günlerime dönmek istiyorum” demişti.
DOKTORU; DURUMU ÇOK RİSKLİ DEMİŞTİ
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özbaran, “Bu tür durumlarda hastayı bugün de kaybedebiliriz, 3 ay sonra da. Ferhat’ın kalp fonksiyonları iyi değildi. Aile yapay kalp naklini reddetti. Kadavradan uygun organ çıkması maalesef ülkemizde çok uzun bir süreç. Organ bağışı konusunda daha bilinçli olmak lazım. Gerek doktorları, gerek hastaları, gerekse vatandaşları daha duyarlı olmaya çağırıyorum” dedi.
Kalp nakli beklerken yoğun bakımda hayatını kaybeden Ferhat Bingöl gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Yakınları Ferhat’ın organ nakli olmadığı için vefat ettiğini belirterek, “Bizim başımıza gelen kimsenin başına gelmesin” dedi. Gelişen kalp yetmezliği nedeniyle nakil beklediği Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı’nda yoğun bakımda hayatını kaybeden hastalığı boyunca yanında ayrılmayan annesi Refika Bingöl “Gördüm ki orada eşimin bağlı bulunduğu yoğun bakım ünitesinde yatan diğer hastalar da organ bekliyor. Dinimizde günah olmadığını söyleyen hocalar var. Bizim başımıza gelen kimsenin başına gelmesin. oğlum organ bağışı olmadığı için vefat etti. Bizim yaşadıklarımızı umarım ki hiç kimse yaşamaz” Herkesi organ bağışı yapmaya çağırıyoruz. Bugün bize lazım olan organ yarın başkasına da lazım olabilir. Organlarımız toprakta çürüyeceğine ölümle pençeleşen başka insanların vücudunda hayat bulsun” dedi.
ORGAN BAĞIŞI TALEBİN ÇOK ALTINDA
Türkiye’de her yıl yaklaşık 120 bin ile 140 bin arasında insan kalp yetmezliğinden ölüyor. Bugün Türkiye’de yılda en az 60 bin açık kalp ameliyatı yapılması gerekiyor. Ancak var olan merkezlerde sadece 20-30 bin ameliyat yapılabiliyor. Bu durumda ihtiyacın yarısından azına ancak cevap verilebiliyor. Kalp damarlarındaki rahatsızlıktan dolayı kalp yetmezliği oluşmuş hastaların tedavi yöntemleri çok fazla değil ve kalp yetmezliğinin dünyadaki en geçerli tedavi yöntemi kalp nakli. Türkiye’de ilk kalp nakli 1968 yılında yapıldı. Türkiye’de en fazla kalp nakli yapılan kurum ise Ege Üniversitesi Hastanesi. Bu konudaki en büyük problem organ bağışının az olması. 120 bin hasta olmasına rağmen yapılan nakil sayısı 70 dolayında. Günaydın Muş Gazetesi


