Hasköy’ün Eşmepınar köyünde sınıf öğretmenliği yapan Yasin Karatoprak, bıçaklı saldırıya uğradı. Özellikle eğitim-öğretim yılı sonlarında gerçekleşen öğretmenlere saldırı olaylarına bir yenisi daha eklendi.
Önceki gün Muş’un Hasköy İlçesi Eşmepınar köyünde sınıf öğretmenliği yapan Yasin Karatoprak, bir öğrencisi ve öğrencinin abisi tarafından bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıda başından yaralanan Karatoprak, görevliler ve diğer öğretmenlerin araya girmesi ile saldırganların elinden kurtuldu. Saldırı sonrası hastaneye kaldırılan Karatoprak, başından aldığı yara nedeni ile 5 gün iş göremez raporu aldı.
SENDİKALARDAN TEPKİ Önceki gün meydana gelen üzücü olaydan sonra eğitim sendikaları olayı kınayan açıklamalar yaptı. Eğitim Bir-Sen Muş Şube Başkanlığı ile Türk Eğitim-Sen tarafından yapılan yazılı basın açıklamalarını aynen yayınlıyoruz.
EĞİTİM BİR-SEN’İN AÇIKLAMASI 2013-2014 Eğitim ve öğretim yılının sonuna yaklaştığımız bu bahar aylarında öğrencilerimiz ve velilerimiz tarafından değerli öğretmen arkadaşlarımıza her zamanki gibi uygulanan darp ve şiddet uygulamalarının bir tanesiyle daha Muş’un Hasköy ilçesinde karşılaştık. Bu menfur olayı şiddetle kınıyoruz. 20.05.2014 saat 8.30 civarlarında Hasköy Eşmepınar köyünde sınıf öğretmenliğini yapan üyemiz Yasin KARATOPRAKı bir köylü öğrenci ve abisi tarafından bıçaklı saldırıya uğrayarak darp edilmesini Muş Eğitim Bir-Sen Olarak şiddetle kınıyoruz.
Darp edenlerin RAHMİ ONUK VE FARUK ONUK KİŞİLERİN OLDUĞU TESPİT EDİLMİŞTİR. Üyemiz hemen hastaneye kaldırılmış ve hastanede tedavi altına alınmış, 5 gün iş görmez raporu almıştır. Olayda okul personeli diğer öğretmenler müdahalesiyle öğretmen arkadaşımız sağ kurtulmuştur. Talebimiz darp işlemi yapan kişilere yasal işlem uygulanıp acilen adaletin önüne çıkarılıp cezalandırılmasıdır. TemennimizMuşta görev yapan 6 bine yakın öğretmen okullarımızda okuyan 120 bine yakın öğrencinin ilimizde huzur ve güven içinde eğitim ve öğretimi sürdürebilmeleridir.Bu olayı Muş Eğitim Bir-Sen olarak bu olayı şiddetle kınıyoruz. Bilgi üreten öğretmenlerimize yapılan bu şiddeti asla kabul etmiyoruz.Bizim inancımız ve zihniyetimiz gereği bana bir harf öğretenin kölesi olurum anlayışı varken nasıl öğretmene karşı şiddet kullanılır?
Çocuğun öğretmeni ile iletişim sorunu ya da arkadaşlarıyla problemleri olabilir. Bizlerin anne ve babalardan, toplumumuzdan isteğimiz Anne-babalar, çocuğunuzu dinleyerek bu gibi olumsuz sebeplerin olup olmadığını anlar ve öğretmenle etkin bir diyalog içinde bu tür sorunlar genelde kolaylıkla çözülebilir. Bunun için velilerin sık sık okula gitmeleri çocuğunu okulda ziyaret etmesi ve öğretmeni ile görüşmesi önemlidir. Bu tür ziyaret ve görüşmeler çocukta bir oto kontrol mekanizmasını geliştirir. Çocuk kendisine değer verildiği kanısını taşımaya başlar.
Bu duyguları yaşayan öğrenci daha olumlu davranışlar sergiler. Çocuğun kaygıları,dikkat,ilgi ve öğrenmesini,dolayısıyla ders başarısını etkiler.Küçük sorunlar anne-baba,aile desteği ile kolaylıkla aşılabilir. Aşırı stresli ortam,olumsuz anne- baba tutumları,kardeşlerle ve diğer aile üyeleri ile sorunlarda ders başarısızlığının en önemli nedenleri arasında olduğu unutulmamalıdır. Çocuğa olumsuz etkisi olabilecek davranış ve hareketlerden kaçınılmalıdır.
Çocuklara bir hedef oluşturmalarında yardımcı olunmalıdır. Hayatta bir gayelerinin olması, derslerle ilgisini ve başarısın arttırır. Anne-babalar, okumaya ne kadar önem verdiklerini çocuklarına hissettirmelidirler. Olumlu davranışlarını pekiştirmeliler. Çocuklarımıza kültürel ve dini değerlerimiz aşılamalıyız değerler eğitimine aile ve kurum olarak önemsemeliyiz Sonuç olarak tüm aileler çocuklarına sahip çıksınlar. Çocuklarına güven versinler.
Çocuklarına değer versinler. Onlarla zaman geçirsinler. Paylaşımcı bir iletişim kursunlar. Aile içinde çocuk kendini değerli bir varlık olarak,ailenin her şeyinin paylaşıldığı bir insan olarak görsün. Bu çocuklar için hayata olumlu bakmasını sağlayacak,ailelerde çok daha olumlu sonuçlar alacaklarını görecekler.Ne olur çocuklarımıza ve öğretmenlerimize değer verelim, onlar bizim geleceklerimiz bizim aynamız onlar parlak bir aynaysa geleceğimiz aydınlık yoksa geleceğimiz karanlık olur.Bu Duygularla öğretmen ve öğrencilerimize hayırlı yarınlar diliyorum.
TÜRK EĞİTİM-SEN Değerli basın mensupları, ülkemizde hemen her ilde sıkça rastladığımız Öğretmene Şiddet olayının bir yenisi ne yazık ki yine ilimizde gerçekleşti. Hasköy Eşmepınar köyünde görev yapan öğretmenler, 8. sınıfta okuyan bir öğrenci ve ağabeyinin bıçaklı saldırısına uğradı. Elindeki bıçağı bilinçsizce öğretmenlere sallayan kişi, bir meslektaşımızın başından yaralanmasına sebep oldu. Bu, olayın sevindirici tarafı olurken çıkan arbedede bıçak yere düşmeseydi çok daha ağır sonuçlarla karşılaşabilirdik.
Okullara akıllı tahta getirmekle, öğrencilere tablet dağıtmakla övünenler ne yazık ki eğitim öğretimin en önemli öğesinin öğretmen olduğunu hala anlayamadılar. Kamuda en düşük maaşı alan öğretmenler, her çıkan yönetmelikle özlük haklarından bazılarını kaybeden öğretmenler, on yıla yakın zamandır tayini çıkmayan öğretmenler, Antalyada görev yapanla Muşun köyünde görev yaparak aynı maaşı alan öğretmenler, şimdi de canının derdine düşmüştür. İstediğiniz kadar teknolojik kolaylık sağlayın, eğitimcilere dayattığınız şartlar eğer bunlarsa, öğretmeninizi bu kadar koruyabiliyorsanız; eğitim öğretimde geldiğiniz noktayı üniversiteye giriş sınavlarının sonuçlarına bakarak öğrenebilirsiniz. Sağlık çalışanlarına şiddeti önlemeye yönelik çıkartılan yasanın bir benzeri neden eğitimciler için çıkartılmamaktadır? Birilerinin illa ölmesi mi gerekir? diyeceğiz ama maalesef benzer olaylarda hayatını kaybeden meslektaşlarımız da olmuştur. Ülkemizin geleceğine yön veren meslektaşlarımıza yapılan bu çirkin saldırıyı bir kez daha şiddetle kınıyor, bu olayın yaşanmasındaki sebeplerden bazılarının kamuoyu tarafından anlaşılabilmesi için ilgili kişilere bazı sorular sormak istiyoruz; -Güvenlik güçleri tarafından yakalanan kişi, aynı gün serbest kalırken ertesi günü okula silahla gelmeyeceğinin bir garantisi mi vardır?
-Okullara İş-Kur tarafından görevlendirilen kişilerden bir tanesinin sertifikalı güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi bu olayların azalmasına katkı sunmaz mı? -Muşun en kalabalık köylerinden olup toplamda 700e yakın öğrencisi olan iki okula ( ilkokul- ortaokul); daha önceden idarecilik tecrübesi olmayan, 3 yıllık bayan bir hocamızın tek idareci olarak (müd.yard.) görevlendirilmesinin izahı ne olabilir? -Hasköyde bulunamayıp Muşun bir köyünden idareci olarak görevlendirilen kişinin çok kısa bir süre sonunda sendikasını değiştirdiği için mi görevlendirilmesi sonlandırılmıştır? Atılan her türlü adımda eğitim-öğretime siyasi yön vermeye çalışılırken TÜRK EĞİTİM SEN ailesi olarak; bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da eğitim öğretimin dolayısıyla kıymetli eğitimcilerin hak ve menfaatlerini her platformda sonuna kadar savunacağımızı kamuoyunun bilmesini istiyor, bu utanç verici olaya maruz kalan tüm eğitim çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Muş Gündem Gazetesi


