Üniversite öğrencileri Muş ile birlikte Doğu Anadolu bölgesinde yaptıkları araştırmalar sonucunda aileleri Akraba Evliliğine karşı uyardılar.
Üniversite öğrencileri aileleri akraba evliliğine karşı uyardılar. Bölüm öğretmenleri tarafından kendilerine verilen dönem ödevini bölgede araştıran Okul Öncesi Öğretmenliği bölümü 3. sınıf öğrencileri; Akraba evliliklerinin sakıncaları, Akraba Evliliği İle Kurulan Aile, Akraba Evliliğinin Tarihi Görünümlerinden Bazı Örnekler, Günümüz Toplumlarında Akraba Evliliğine İlişkin Notlar, Türkiye’de Akraba Evliliği Hakkında Bazı Belirlemeler ve Kan uyuşmazlığı gibi başlıklarla ödevlerini hazırladılar. Hazırlanan başlıklarda akraba evliliğinin olumsuz yönlerine dikkat çeken Öğrenciler, ödev dosyasında şunlara yer verdiler.
AKRABA EVLİLİKLERİNİN SAKINCALARI
Gündelik dilde kullanılan “akrabadan evlenmek” durumu her koşulda kültür bilimleri ve genetik bilimleri açısından “akraba evliliği” sayılmamaktadır. Bilimsel anlamda ve bu çalışmada kullanılan anlamıyla akraba evliliği: Çeşitli evlilik bağlarıyla akraba olan kimselerin; özellikle yeğenlerin (kardeş çocuklarının) birbirleri arasındaki evlilik…”(yakın akraba evliliği veya birinci dereceden akraba evliliği kastedilmektedir. Bu tanımına kardeş torunlarının evlilikleri uzak akraba evliliği veya ikinci derece akraba evliliği de eklenince tanım birinci ve ikinci dereceden akrabaların evliliklerini kapsamaktadır. Akraba evliliği kavramının yukarıda belirtilen sınıflamasından başka bir de paralel yeğen evliliği ve çapraz yeğen evliliği sınıflaması vardır. Amcakızı-Amcaoğlu ve Teyze Oğlu-Teyze Kızı arasındaki evlilikler paralel, Dayı Oğlu-Hala Kızı ve Hala Oğlu-Dayı Kızı arasındaki evlilikler çapraz yeğen evlilikleridir.
Akraba Evliliği İle Kurulan Aile
Akraba evliliği yoluyla kurulan aile olgusunun birincil belirleyicisi eşler ve onların ataları arasında kan bağının olmasıdır (kardeş çocukları, kardeş torunları). Sosyolojik ve antropolojik yönden “akrabadan evlenmek” gündelik dil kullanımında geniş aile olgusunu ve geniş aile tipini hatırlatır durumda olabilmektedir. Bir ölçüye kadar bazı yörelerde devam eden, boy, sülale, aşiret ve kabileye bağlığı da çağrıştırmaktadır. Akrabadan evlenenlerin kardeş çocuğu ve kardeş torunu olanları dışındaki uzaktan akrabalar birinci ve ikinci dereceden “akraba evliliği” kapsamına girse de bunlar arasında kan bağının olması önemlidir. Eski zamanlardan beri oldukça işlevsel olan atalar ruhu, grup dayanışması, aileler birliği gibi dinî, tarihî, mitolojik ve beşerî fenomenlerin kendini sürekli kıldığı önemli kültür dinamikleri hem işlevselliklerinden hem de psikolojik etkilerinden dolayı yaşaya gelmektedir. Akraba evliliğinin geleneksel, töresel ve örfî nitelikli kültürel boyutları da vardır. Ailelerin içlerine yabancı sokmak istememeleri, akrabalık ruhunun, dayanışmasının dışarıdan birinin etkisi ile bozulacağı inancı, üretim ve mülkiyet potansiyelinin akraba dışı insanlar tarafından parçalanmaması, geleneksel otoriteye uyum ve bu yolla maddî, manevî birikimlerin varlığının ve geleceğinin güvence altına alınması akraba evliliği olgusunun temel kurumlaşma dayanakları olarak dikkate alınabilir.
Akraba Evliliğinin Tarihi Görünümlerinden Bazı Örnekler
Bu yazının içeriği, semavî olmayan dinlere mensup kültürlerin erken dönemlerinde akraba evliliğinin olup olmadığına ilişkin bir yargıda bulunacak verilere sahip değildir. Ancak Japon Medenî Yasası’nın akraba evliliğini yasaklaması, daha önceleri bu tür evliliklerin olduğuna ve bazı sakıncalarının görüldüğüne işaret etmesi bakımından anlamlıdır. Güncel verilerde Arap kültüründe akraba evliliğinin yüksek olduğu bilinmektedir. Bu konuyla ilgili olarak Hz Muhammed’in amcasının oğlu Hz.Ali ile kızı Hz. Fâtmâ’nın akraba evliliği yapmış olmalarının bir sünnet-i seniyye teşkil edip etmediği de dikkate değer bir yön olarak akılda tutulmalıdır. Ülkemizde ilk bakışta Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki evlilik oranının yüksekliği, kentleşme, eğitim ve refah düzeyinin düşük olması ile açıklanabilse de Anadolu’nun geneliyle karşılaştırıldığında bu oran yüksekliğinin daha çok kültürel nedenli olduğu izlenimi doğmaktadır. Anadolu Türk kültürünün İslâm öncesi döneminin akraba evliliği açısından farklı coğrafyalarda ve farklı kültür ortamları ile etkileşimde nasıl bir durum gösterdiğinin ayrıntılı olarak tespit edilmesi başlı başına bir konudur.
Günümüz Toplumlarında Akraba Evliliğine İlişkin Notlar
Akraba evliliği ana ve baba yönünde iki ana gelişme şekli göstermektedir. Ancak yaygın olarak baba soyu gelişmesi (amcaoğlu-amcakızı ve amcaoğlu-halakızı) etkilidir. Kentleşmenin gittikçe artması ana yönünde gelişen akraba evliliği örneği verebilmektedir. “Akraba evliliğinin en fazla rastlanan biçimi olan amcakızı-amcaoğlu evliliğine ilişkin olarak araştırma sonuçlarına dayalı farklı görüşler bulunmaktadır. Barth (1954) amcakızı evliliğinin, soy sop dayanışmasını sağlayıcı bir rol oynamakta olduğu görüşündedir. Rosenfeld (1958) amcakızı evliliğinin mal-mülkün akrabalık grubu içinde kalmasını sağladığını savunmaktadır. Murphy ve Kasdan (1959)’a göre amcakızı evliliği baba soyunun doğal bölünme sürecinin engellemektedir. Patai (1959)’ye göre amcakızı evliliği baba yanı mirası kendi içinde muhafaza etmekte, savunma gücünü kuvvetlendirmekte, hane halkı yapısının kararlılığını(stability) sağlamakta ve eşlerin statülerinin eşitliğini pekiştirmektedir.
Türkiye’de Akraba Evliliği Hakkında Bazı Belirlemeler
Akraba evliliklerinin oranı endüstrileşmiş Batı toplumlarında çok düşük olmasına rağmen, Türkiye akraba evliliğinin yüksek olduğu ülkeler (bazı Asya ülkeleri ve İslâm ülkeleri) arasındadır. Tercihli amcakızı evliliği Orta-Doğu ülkeleri ile birlikte Türkiye’de de görülmektedir. Türkiye’de akraba evliliklerinde başı kardeş çocukları evliliği çekmektedir. Türkiye’de akraba evliliklerine ilişkin ülke çapındaki veriler, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından 1968’den bu yana beş yıllık aralarla düzenli olarak yapılan demografik araştırmalardan elde edilmektedir.
Kan uyuşması çözüm müdür?
Akraba evliliğinde Kan uyuşmazlığı kan grubu ile değil kanınızdaki Rh faktörü ile ilgilidir. Yalnızca kadının Rh -,erkeğin ise Rh+olduğu durumlarda oluşabilir. Kan gruplarının uyuştuğu hallerde doğum sonrasında çocuklarda kalıtımsal hastalıklar görülmüştür. Erkekte bulunan Rh faktörünün genetik aktarımla ana karnındaki fetüste ortaya çıkması anne ile bebek arasında bir kan uyuşmazlığının ortaya çıkmasına neden olacaktır. Günümüzde akraba evliliklerinde en çok görülen hastalıklar; zekâ geriliği, Akdeniz Anemisi, Alzeimer, Parkinson, Huntington hastalığı ve nöron ölümüdür, özürlü ve ölü doğumlar da bu örnekler arsında sayılmaktadır. Gen analizi de denilen DNA analizi yöntemleriyle artık hamileliğin ilk üç ayında birçok hastalığın tanısı konulabilmektedir. Genetik bilimin gelişmesi ile bazı hastalıklarda daha anne karnında müdahale çalışmaları hız kazanmıştır. Bebeğin anne karnında içinde yüzdüğü sıvıdan, ya da beslenmesini saglayan kordondan alınan sıvıların incelenmesiyle bir anormallik olup olmadığı % 93 oranında kesinleştirilebiliyor. Yapılan testlerde, anne karnındaki bebeğin ense kalınlığı ölçülüyor
WHO UYARIYOR
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre gelişmekte olan ülkeler nüfusunun yüzde 10-12’lik bölümünü engellilerin oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Kas Hastalıkları Derneği İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Türe Tunçbay, ülkemizde ki engelli sayısının 6.5- 7 milyon tahmin edildiğini kaydetti. Tunçbay, Dünyada her 100 engelliden 4.5’ni kalıtsal engellilerin oluşturduğunu ifade ederek, ülkemizde ki kalıtsal engelli oranının bu ortalamanın çok üzerinde olduğuna işaret etti. Günaydın Muş Gazetesi


