7 Haziran genel seçiminde Hasköy İlçesine bağlı Sungu Beldesinde yaşandığı iddia edilen köy korucularının HDPlilere yönelik silahlı tehditleri olayının ardından, HDP Muş İl Örgütünce düzenlenen teşekkür mitinginde konuşan HDP Muş Milletvekili Avukat Burcu Çelikin, Buradan defolup gideceksiniz sözlerine, Muş, Bitlis ve Vandaki köy korucularından sert tepkiler geldi. İlimize bağlı Üçevler Köyünün Korucubaşı Cahit Subaşı, HDP Milletvekili Avukat Burcu Çelikin söylemlerine: Türkiye partisiyiz diyerek barajı aştılar ama zihniyetleri aynı devam ediyor. Korucular bölgede barış ve huzur istiyor. Bizim de sabrımızı taşırmasınlar şeklinde cevap verdi. Subaşı konuşmasının devamında: Kelle koltukta çalışıyoruz. Yıllarca bu bölgenin güvenliği için canla başla çalıştık. Muş`ta 30 yılda 12 korucu şehit verdik. Bunların çocukları geride kaldı. Şehre indiğimizde kendimizi koruyacağımız taşıma ruhsatlı beylik silahımız yok. Büyük silahlarla şehirde dolaşamıyoruz. Tarafımıza yönelik şehirde olası bir saldırı olsa kendimizi koruyacak silahımız yok. Çözüm Süreci döneminde 13 korucu arkadaşımız şehir merkezlerinde uğradıkları silahlı saldırılarda hayatını kaybetti şeklinde cevap verdi. Subaşı ayrıca köy korucularının hiçbir sosyal güvencelerinin olmadığını ve 992 TL maaş aldıklarını belirtti. Çelike Van ve Bitlisten de tepki geldi HDP Muş Milletvekili Avukat Burcu Çelikin sözlerine bir tepki de Van Geçici Köy Korucuları Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ayhan Kahramandan geldi. Hiç kimsenin bu sözleri sarf etmeye hakkının olmadığını dile getiren Kahraman: Bu memleket atalarımızın canlarıyla, kanlarıyla bizlere emanet ettiği kutsal topraklardır. Bu memleket ne senin babanın ne de HDP`lilerin tapulu malıdır. Bu memleketten defolacak biri varsa o da kendisidir. Bizler dün olduğu gibi yarın da bu memlekette yaşayacak, kanımızın son damlasına kadar mücadelemizi sürüdüreceğiz ve devletimizin yanında yer alacağız. Bunun aksini iddia edenler hak ettikleri cevabı alacaklardır. Daha düne kadar meydan meydan dolaşan HDP Eş Genel Başkanı Selehattin Demirtaş barış ve kardeşlik mesajları veriyordu. Hani bu ülkede herkes kardeşti ve herkes kardeşçe yaşayacaktı? Hani herkes barış ve huzur içerisinde yaşayacaktı? Sizin barışınız, kardeşliğiniz oyları alıp barajı aşana kadar mıydı? Biz sizin samimiyetinize hiçbir zaman güvenmedik, inanmadık ve bundan sonra da inanmayacağız. Halkımızın, bunların iki yüzlü olduğunu görmesi gerekir. Bunlar hükumetin bunlara haddinden fazla yüz vermesinden kaynaklanmıştır. Yarın kendilerine oy vermeyen diğer parti mensuplarına da `defolun, gidin buradan` diyecek kadar küstah ve alçaktırlar. Çünkü bunların Allah`tan korkusu yoktur. Allah`tan korkmayan, halkına her türlü zulmü ve işkenceyi yapar. Bunlar oy alma uğruna kendi yandaşlarını öldürecek kadar insanlıktan uzaktırlar. Daha birkaç gün önce örgütün sözde lideri çocuk katili Murat Karayılan, `bizler bundan sonra korucuları öldürmeyeceğiz` şeklinde açıklama yaparken, bugün küstah kadın kalkmış, `bu memleketten defolun, gidin` diyor. Bunların her şeyi yalan. Bu vatanı, memleketi böldürmek için ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar dedi. Sözlerini bugüne kadar sıkıntılar yaşadıklarını ve bu sıkıntılarının görmezden gelindiğini ifade ederek sürdüren Kahraman: Çözüm Süreci`nde köylerde, şehir merkezinde zorla, silahla vatandaşlarımızı tehdit ederek oy aldılar. Kırsalda, şehir merkezlerinde AK Parti`nin hiçbir tane müşahidi ve sandık görevlisi yoktu. `Gitmediğin yer senin değildir` sözü manidardır. Çünkü 2 yıllık Çözüm Süreci ile elleri kolları tamamen bağlandı. PKK terör örgütü ve siyasi uzantıları istedikleri şekilde cirit attılar. Bölgedeki bütün dengeler örgütün lehine gelişti. 2012 yılında bitme noktasına gelen örgüt giderek sayısal ve silah, teçhizat bakımından oldukça güçlendi. Eskiden dağ kadrosu 5 bin iken şu an 20 bine ulaşmıştır. Bugün bölgede siyasi dengenin hükumet aleyhine değişmesinin altında yatan nedenler bunlardır. Çünkü şu an bölge, PKK ve siyasi uzantılarının elindedir. Halkımız psikolojik baskı yüzünden güçlüden yana yer almak istemiştir. Yarın bu yanlışlardan vazgeçilirse, bölgede kamu güvenliği sağlanırsa, halkımızın devlete yeniden güveni tesis edilir, korucularımıza gereken değer verilir, özlük hakları iyileştirilip yeni korucu alımı yapılırsa, kendilerini savunacak imkanlar verilirse, HDP`nin bugün bölgedeki üstünlük psikolojisi eriyip gidecek ve bu durum bütün ülkeye yansıyacaktır. Yok eğer hükümet bu yanlış politikalara devam ederse ülke olarak, millet olarak kötü günler bizi beklemektedir şeklinde konuştu. Kandemir, seçim öncesi tehdit aldıklarını iddia etti Çelikin köy korucuları ile ilgili sözlerine tepki gösteren bir diğer isim Bitlis Köy Korucuları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Behçet Kandemir, 7 Haziran seçimlerinden önce tehdit aldıklarını iddia etti. Korucular olarak kimseden çekinmediklerini vurgulayan Kandemir, kimseye boyun eğmeyeceklerini belirtti. Çelikin özür dilemesine rağmen sert tepki veren Kandemir, bazı korucuların tehditler ve Çözüm Sürecine zarar gelmemesi adına HDPye oy verdiklerini ileri sürdü. Kandemir sözlerine şöyle devam etti: HDP Muş Milletvekili, `buradan defolup gideceksiniz` sözleriyle korucuları tehdit etmiştir. Biz, ne bu milletvekilini ne de HDP`yi Kürt olarak görüyoruz. Kürt de olamazlar. Korucuların sabrını taşırmasınlar. Korucu her zaman sözünün arkasındadır. Eğer HDP`ye oy verilmişse de korucu sadece süreç ve tehditlerden dolayı tercihte bulunmuştur. Bu söylemlerinden dolayı Muş milletvekilini kınıyorum. 30 yıldır korucu olarak görev yaptığını belirten Kandemir, korcuların mağdur olduklarını ve devletin bu mağduriyeti gidermesi gerektiğini belirtti. Türkiyede gönüllü ve geçici olmak üzere 100 bin civarında köy korucusu olduğunu da dile getiren Kandemir, Bitliste 3 bin 342`si geçici, 2 bin 414`ü de gönüllü olmak üzere 5 bin 756 köy korucusunun görev yaptığını belirtti. 30 yıllık süreçte bin 165 köy korucusunun emekli olduğunu sözlerine ekleyen Kandemir, 87 köy korucusunun bu sürede hayatını kaybettiğini ve 75 köy korcusunun da çatışmalarda yaralandığını belirtti.
Muş Ovası Gazetesi


