Muş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şihmus Sinecem, anayasa çalışmaları ve ekonomide 2011 yılının nasıl geçtiğini değerlendirdi. İhracattaki artış ile ekonomideki büyümenin genel seçimlere rağmen devam ettiğini kaydeden Sinecem, yeni ticaret kanunu ile iller arasındaki kalkınmışlık farkının da giderileceğini ifade etti.
Birlik içinde ortak hedef yürüterek ulusal mutabakat sağlanmalıdır. Bunlar sağlandıktan sonra istihdam alanlarının artması üretim sektörlerinin genişletilmesi, refah ve bakış açısı da gelişecektir. Anayasayı halkın yapmasını istiyoruz. Komisyon çalışmalarını belirlerken bunu önemsemelidir. Halkın fikir ve görüşüne başvurup, taleplerini dikkate almalıdır. İnsan odaklı bir anayasanın hazırlanmasını, daha fazla özgürlük ve demokrasi içeren bir anayasa olsun istiyoruz” dedi.
Makamında gazetecilere açıklamalarda bulunan Sinecem,”Yeni ticaret kanununa kendimizi hazırlamalıyız. Bildiğiniz gibi geciken adalet toplumlarda adaletsizlik olarak algılanır. Ülkede huzur ve güvenin tam anlamıyla sağlanması için hukuk erki daha da hızlı hareket etmelidir. Bunlar gelişirse biz ülke olarak üretim, temelli ekonomi ve büyüme hedefimiz olmalıdır. Daha adil gelir dağılımı için mutlaka üretimin artması gerekir. Hükümetin üzerinde çalıştığı yeni teşvik paketi ile ekonomimize yeni bir direnç sağlayacağına inanıyoruz. 2009 yılında uygulamaya konulan teşvik sistemi kalkınma ajansındaki iller arasında kuvvet ve fırsat eşitsizliği yüzünden çoğu iller açısından olumsuz neticeler doğurmuştur. Bu da yeni bir teşvik yasasına ihtiyaç duyulduğunu gözler önüne sermiştir. Her ilin kendi özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini göstermiştir. Bu uygulama ile bölge ve iller arasındaki farklılıklar ve rekabette kalkmış olur” diye konuştu.
Sinecem düzenlediği basın açıklamasında şunları söyledi: “Özellikle 2011 yılının değerlendirilmesini yaparsak ekonomi Arap Baharı ve Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizi nedeniyle çalkantılı geçti diyebiliriz. Ancak yaşanan tüm bu olumsuzluklara rağmen 2011 yılında ekonomimiz yüksek büyüme hızı yakaladı ve olumlu gelişmeler yaşandığı bir yıl oldu. Yıl ortasında genel seçim olmasına rağmen mali disiplin ve istikrarın devam etmesi şeklinde yorumlanması 2011 yılının ilk 3 çeyreğinde yüzde 8.5 gibi yüksek büyüme oldu. Türkiye’nin 2011 yılında ihracatı yüzde 18.2 artışla 134 milyar 571 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Cumhuriyet tarihinde ilk defa böyle bir rekor elde edildi. Bu da Ekonomi Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan’ın çabaları ve Başbakanımızın çok ciddi adımlar atmasının neticesinde sağlandı. Ekonomi Bakanımızın döneminde Arap Baharı veya Avro sorunları olmasaydı inanın bu ihracatımız çok daha iyi yerlere gelebilirdi. Biliyorsunuz ki, bir ülkenin kalkınması için önce üretim ve ihracat şarttır. Sayın Bakanımız firmalarımızın daha fazla üretim yapması için, daha fazla ihracat gerçekleştirmesi için gece gündüz demeden çalıştı, çabaladı. Firmalara rehberlik yaptı. Ekonomide çıtayı yükseltmeye devam etti. Türkiye’nin büyümesi için var gücüyle çalıştı. İşte bu çalışmaların semeresi olarak Türkiye, Cumhuriyet tarihinde bir rekora imza atmanın hazzını, mutluluğunu yaşıyor. Ülke olarak düşüş eğiliminde olan tasarruf oranı arttırılmalı ve tasarruftan yatırıma dönüştürülmelidir. Aksi halde tüketen bir toplum oluruz. Ülkemizde barışı ve huzuru yakalarsan inanın çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Daha dün tıp da çok güzel bir atak oldu. İlk defa yüz, ayak ve kol nakli ile karşılaştık. Bu nakli gerçekleştirenlerin sevinçlerine ortak olduk. Eğer ekonomimiz iyi olmasaydı bu tür gelişimlerle karşılaşmamız mümkün olamazdı. En büyük ihtiyaçlarımızdan biri de huzur ve barıştır. Ekonomiyi iyileştirmenin, kalkınmayı sağlamanın yolu birlik ve beraberlikten geçer. Ülkemizde barışın kalıcı olması için herkesin sorumluluk alması gerektiğine inanıyorum.”
Muş`un Sesi Gazetesi


