Haftalık basın açıklamaları ile vatandaşları bilgilendiren İl Müftüsü Hasan Atlı, “İslam’da kardeşlik konusu ile ilgili açıklamada bulundu. Bir Müslüman’ın kendisine istediğini, kardeşine de istemesinin hak olduğuna dikkat çeken Atlı, “Kendisine istediğini kardeşine de istemenin hak olduğunu, kardeşini kendisine tercih etmenin iman ile özdeş olduğunu öğrendi. Bu temeller, Sevgili Peygamberimizin elleriyle atıldı. Önce iki düşman toplum olan ve birbirlerinden yüzlerce adam öldüren Evs ve Hazrec kabileleri iman ile kardeş oldular. Aralarındaki adavetten eser kalmadı. Kur’an bunu şöyle dile getirir:
“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a ) sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O, sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah, size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.” ”dedi.
Atlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Peygamberimiz, İslam toplumunu tesis ederken bunu kardeşlik hukuku temeline bina etmiştir. Bu hukuku hadis-i şeriflerinde şöyle ifade buyurmuştur: “Birbirinize haset etmeyin. Almayacağınız malın fiyatını artırarak alışverişte birbirinizi aldatmayın. Birbirinize kin gütmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Birbirinize küskün ve dargın durmayın. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun. Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, darda kaldığında onu yalnız bırakmaz. Ona yalan söylemez. Onu küçük görmez. Kişiye mü’min kardeşini hor görmesi, günah olarak yeter. Müslümanın her şeyi; kanı, malı ve namusu diğer Müslümana haramdır.” Böylece Peygamberimizin rehberliğinde mü’minler kardeşlik hukukunu hayata yansıttılar, ahlaki ve hukuki meziyetleri üst seviyede bir toplum meydana getirdiler.
Peygamberimiz, en bedevi bir toplumu, çok kısa bir sürede en medeni bir toplum haline getirdi. Düşmanların bile saygı duyduğu ve imrendiği bir toplum. Ölüm anında bile aşırı susuzluğunu unutup kardeşini kendisine tercih eden, kardeşinin ayağına bir dikenin bile batmasına razı olmayan, ölüme kardeşinden önce atlayan, dürüst, ilkeli, müşfik, merhametli, misavirperver, bilgili, hayırsever, akrabaya, hastaya, komşuya iyilikte bulunan, fakire kimsesize yardım eden, insanların birbirine güvendiği ve birbirinden emin olduğu bir toplum tesis etti Peygamberimiz. Hayata iman penceresinden bakan, zerre kadar hayır ve şerrin hesabıyla endişelenen, “bugün Allah için ne yaptım” muhasebesini içinde taşıyan, ibadetten lezzet alan, günah ve kötülükten nefret eden bir toplum inşa etmişti Efendimiz. Kur’an-ı Kerim’de “Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.” (4) diye vasıflandırılan O Yüce Peygamber, bu vasıflarıyla şefkatli ve merhametli bir toplum tesis etmiş, kardeşlik hukukunu zirve noktada ashabına yaşatmıştır.
Biz de bugün şefkat ve muhabbetle birbirini kucaklayan, birbirine güvenen, dürüst, saygılı, samimi, iyi, hayırlı bir toplumun özlemi içindeyiz. Susuz çöllerin suya hasreti gibi bu kardeşlik hukukunun hasretindeyiz. Bugün O Rahmet Peygamberinin hayatını yaşayarak ve yaşatarak anma zamanıdır ve şimdi O’nun tesis ettiği kardeşlik temellerinde kardeş olma zamanıdır. Allah’ım! Bizlere bu kardeşliği yaşat ve bizi Peygamberin izinden ayırma.”
Muş`un Sesi Gazetesi


