Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) tarafından hazırlanan anayasa raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Cemil Çiçek’e sunduklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Nihat İnanç, Anayasa’da kullanılan dilin genişletici yol olmadan sağa sola çekilmemesi gerektiğini belirterek, yeni anayasa da son derece açık, net ve sınırları belirlenmiş bir dil olmasını talep ettiklerini ifade etti.
TBMM tarafından başlatılan yeni anayasa çalışmalarına Muş’tan da katkı sağlandı. Alparslan Üniversitesi yönetimi tarafından hazırlanan rapor, Rektör Prof. Dr. Nihat İnanç tarafından Meclis Başkanı Cemil Çiçek’e sunuldu. Konuyla ilgili olarak makamında gazetecilere açıklamalarda bulunan Rektör İnanç; “Gerek yerelde, gerek ulusalda ve gerekse uluslar arası düzeyde gerçekleşen bir eyleme üniversitenin duyarsız kalması beklenemez. Muş Alparslan Üniversitesinden ise asla beklenemez. Bugün ülkenin gündemini meşgul eden yeni Anayasa çalışması var. Yeni Anayasa çalışmasında, Muş Alparslan Üniversitesi bu sürece nasıl katkı sağlar sorusuna bilimsel olarak cevap aradık. Elimizdeki donelerle cevap aradık. Biz hakikaten referanslarımızı ortaya koyarak bu sürece nasıl katkı sağlarız sorusuna cevap aradık. Artık Türkiye 20-30 seneki Türkiye değil. Bizim insanlarımız ne aşağılanmayı, ne tahkir edilmeyi hak etmiyor. Bizim insanımız en iyi şeyleri hak ediyor. Biz arkadaşlarımızla oturduk, bu sürece nasıl katkı sağlarız dedik. Bu çalışmalarımızı hazırlarken referans olarak aldığımız tüm kaynakları taradık” dedi.
Meclis Başkanı Çiçek’e raporu elden sunduklarını ve düşüncelerini paylaştığını kaydeden İnanç şöyle konuştu; “Biz çalışmamızı 7 ana başlık altında topladık. Bunlardan birincisi Anayasa’nın temel niteliği ve metninin hazırlanmasına ilişkin öneriler, ikincisi demokratik rejimin güçlendirilmesine ilişkin öneriler, üçüncüsü hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesine ilişkin öneriler, dördüncüsü insan hakları ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin önerilen, beşincisi vatandaşlık hakkına ilişkin öneriler, altıncısı idari yapıya ilişkin öneriler ve yedincisi yargıya ilişkin öneriler. Bir kere Anayasa’nın temel niteliği ve metninin hazırlanmasına ilişkin önerilerde bizim olmazsa olmaz düşüncemiz, Anayasa’da kullanılan dil ile ilgili. Anayasa’da kullanılan dil genişletici yol olmadan sağa sola çekilmemesi. Bu anlamda son derece açık net sınırları belirlenmiş bir dil olmasını istedik. Kısa olmasını istedik. Anayasa bir ton detayı içerecek bir şey değil. Mümkün olduğunca az madde, çerçeveyi çizecek bir Anayasa arzuluyoruz. Detayları kanunlarla düzenleyebilirsiniz. Demokratik rejim ve bunun korunması, hukuk devleti, din ve vicdan hürriyeti, adil yargılanma gibi konulara Anayasa’da kuvvetli vurgu yapılmasını istiyoruz. En önemli unsurlardan biri Anayasa’da madde değiştirilemez hükmünün kaldırılmasını istiyoruz. Demokratik rejimin güçlendirilmesine ilişkin önerilerimiz var. Anayasa’da milletin halkın iradesi yüksek olmalı. Yani Anayasa kendi omurgasına, kendi varlık nedeni olan halkı oturtmalıdır. Millete rağmen bir Anayasa’nın millet tarafından kabul edilmesi mümkün değildir. Temsilde adalet, yönetimde istikrar ilkesini oturtacak bir seçim tarzının getirilmesini istiyoruz.”
Şark Telgraf Gazetesi


