KESK toplu sözleşmeye değindi. KESK Muş Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eyüp Ferhatoğlu, yaptığı yazılı açıklamada: “KESK Kamu emekçilerinin hak ve çıkarlarını savunmak için kurulmuştur, bunun için vardır. Sendikaların kuruluş nedeni budur. Sendikal mücadelenin verilemediği, en temel hakların kullanılamadığı yerde sendikadan da emekçilerin haklarını aradıkları demokratik bir çalışma düzeninden söz edilmesi mümkün değildir.
Hükümetler iktidarlar kamu emekçileri sendikalarını yıllardır toplu görüşmelere zorlayarak sendikal hakların gerçekleştiği illüzyonu yaratmaktadır. Toplu görüşme yalanına artık halk da, kamu emekçileri de inanmamaktadır. Hükümetin bu yaklaşımına payanda olan yandaş sendikal anlayışlar kamu emekçilerinin mücadelesi önünde bir engel haline gelmiştir. Hükümet, 15 Ağustos’ta tüm taleplerimize rağmen, toplu sözleşme yerine bir kez daha toplu görüşme masasını kuruyor. Anlaşılan o ki, hükümet, bir kez daha kendisinin planladığı bir yüzdelik zammı kamu emekçilerine dayatacaktır. İktidar, bir yandan ücretlerimize ve sosyal haklarımıza el uzatırken, bir yandan da 657 sayılı yasada yapacağı değişikliklerle kamu emekçilerinin iş güvencesini yok etmek istiyor. Değişiklikle amaçlanan kamuda iş güvencesinin olmadığı, esnek ve performansa dayalı çalışmanın egemen olduğu bir çalışma düzenini yerleştirmektir. KESK olarak 657 sayılı Kanunda yapılması düşünülen değişiklikleri çalışma barışını kökten dinamitleyecek bir girişim olarak görüyoruz. Çünkü kamu emekçileri kamu hizmetlerinin piyasalaşmasını kabul etmeyecekler… Bir illüzyondan ibaret olan toplu görüşme anlayışını terk edin, toplu sözleşme masasına gelin Çünkü kamu emekçileri; enflasyon hedefine dayalı ücret zammı anlayışını kabul etmeyecekler… Sendikaları engellemeye, baskıyla yıldırma operasyonlarıyla sendikaların üzerine gitmeyi terk edin. Çünkü kamu emekçileri anti demokratik uygulamaları, baskıları sineye çekmeyecekler. Biz kamu emekçileri 657 sayılı yasanın değiştirilmesini, demokratik bir çerçeveye kavuşturulmasını istiyoruz; fakat iş güvencesini yok eden, kamu hizmetlerinin niteliğini bozan mevcut değişiklik tasarısını reddediyoruz! Bizler küresel sermayenin belirlediği mali koşullar tarafından belirlenmiş bir ücret yerine insanca yaşanacak bir ücret istiyoruz. Bunun yolu kamu emekçilerinin ücretler ve mali, sosyal ve demokratik tüm haklarının toplu sözleşme masasında belirlenmesidir diyoruz. İşte bir kez daha karşınızdayız ve sesimizi yükselterek haykırıyoruz: Yoksulluğa, işsizliğe, açlığa, hayat pahalılığına, güvencesiz, esnek ve performansa dayalı çalışma koşullarına, baskılara ve anti demokratik yönelimlere karşı toplu sözleşme hemen şimdi diyoruz, Ekonomik hemen toplu sözleşme masasına oturulmalı, grev hakkımız engellenmemelidir. Reel kayıplarımızın telafisi için 300 TL seyyanen zam, 1650 TL temel ücret, Sosyal haklar (yiyecek, yol, eğitim ödeneği, giyecek,kira vb) Net ücret tutarında yılda iki kez ikramiye, Sağlıkta katkı ve katılım payları iptal edilmeli, Ek ödemeler emekli keseneği içine alınarak emekliliğe yansıtılmalıdır! Vergide adalet sağlanmalı, emekçilerin gelir vergisi 10 puan düşürülmelidir! Açlık sınırı altında yaşayanlara “yurttaşlık ücreti” ödenmelidir! 657 sayılı kanunda değişiklik öngören tasarı geri çekilmeli, güvenceli iş, kadrolu istihdam ve insanca ücreti esas alan yeni bir düzenleme yapılmalıdır.
4/b ve 4/c’liler, 4924 sayılı kanuna ve 657 86. Maddesine tabi olarak çalıştırılanlar kadroya alınmalı, sözleşmeli çalıştırmaya son verilmelidir. Eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamusal hizmetler her düzeyde nitelikli, ulaşılabilir ve parasız olmalıdır! Kadına yönelik ayrımcılık kaldırılmalı, ebeveyn izni ve kreş hakkının gereği yapılmalıdır! Evrensel değerlerle uyumlu, çalışma yaşamını demokratikleştirecek, toplumsal barışı sağlayacak, özgürlükçü, demokratik bir anayasa hazırlanmalıdır! Kamu emekçilerine siyaset yapma yasağı kaldırılmalıdır! Baskı, sürgün, tutuklamalar ve göreve son vermeler durdurulmalı, tutuklu arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır” dedi.
Muş Ovası Gazetesi


