Eğitim Bir Sen yazılı basın açıklamasında bulundu. Açıklamada, ek ödemelere dikkat çekildi.
Muş Eğitim Bir Sen Şube Başkanlığı tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında: “Muş Eğitim Bir Sen olarak, ek ödeme adaletsizliğine bir an önce son verilmesini talep ediyoruz. Eşit işe eşit ücret düzenlemesinde öğretmenlerin, öğretim görevlilerin ve diğer çalışanların yok sayıldığını, bu meslek gruplarının ek ödemelerine artış yapılmayarak, onlar mağdur edilmişlerdir. Eğitim çalışanlarına ek ödeme yapılamamasının gerekçesini sayın bakan “emsallerinin olmaması” gibi saçma bir gerekçeyle ifade etmiştir. Öğretmen maaşları en düşük memur maaşı haline gelmiştir. Bu gerekçenin arkasına sığınmak ne ile ifade edilebilir. Ancak bu konudaki sendikal girişimlere iktidar kulaklarını tıkadı. Eğitim çalışanlarının mağduriyetini gidermek için şu ana kadar bir adım atmadı. Bu haksızlığın üzerine yatamazsınız. Eğitim çalışanlarına üvey evlat muamelesi yapamazsınız. Toplu sözleşmeye katılacak olan en başta sendikamıza sesleniyoruz. Bu konuda asla geri adım atılmamalıdır. Eğitim Bir Sen omasadan ek ödeme almadan kalkmamalıyız. Eşit işe eşit ücret, yüksek unvanlılara yüksek ücret haline dönüşerek yine kaymak tabakaya yaradı. Öğretmenler, akademisyenler es geçilirken; hizmetli, memur, teknisyen gibi diğer çalışanlara yapılan düşük artışlar da güdük kaldı. Her zaman olduğu gibi alttakiler ezilmeye, sömürülmeye devam ederken; müsteşarlar, daire başkanları, genel müdürler sefa sürmeye devam etti. Belli ki hükümet bu düzenlemeyi belli kesimi mutlu etmek için çıkarttı. Emekli milletvekillerine zam yapılması söz konusu olunca 15 dakikada kanun çıkaranların, eşit işe eşit ücret düzenlemesinin adaletsizliğini haykıran ve emeklerinin karşılığını isteyenlere kulak tıkaması, vurdum duymaz bir tavır içinde olması kabul edilemez. Hükümet kafasını kumdan çıkartıp yol açtığı bu adaletsizliği bir an önce gidermelidir. Bugüne kadar öğretmenlerin ve akademisyenlerin ücretlerinde herhangi bir iyileştirme yapılmış mıdır? Doğalgaza, elektriğe, akaryakıta, temel tüketim ürünlerine zamlar yağarken öğretmene, akademisyene bir kuruş zam verilmemiştir. Bir müsteşarın ek ödeme miktarında 759 TL, genel müdür yardımcısının ek ödeme miktarında 722 TL artış olması; buna karşılık öğretmenin, akademisyenin ek ödemesinde hiçbir artış olmamasını acaba hükümet hangi hukukla hangi vicdanla izah etmektedir? Öğretmenini, akademisyenini yoksulluğa, sefalete mahkum edin hükümet, eğitim kalitesini nasıl yükseltecek? O masadan ek ödeme adaletsizliğini gidermeden kalkmak, adaletsizliğin ve güvensizliğin adı olacaktır” denildi.
Muş Ovası Gazetesi


