Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın, Şeker Fabrikaları ile ilgili demecine Şeker İş Sendikası, Ziraat Odası ve Pancar Kooperatifinden tepki geldi.
Şeker İş Sendikası, Ziraat Odası ve Pancar Kooperatifi, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın Şeker Fabrikaları ile ilgili demecine tepki verdiler. Yapılan ortak basın açıklamasında: “Basında yer alan bilgilere göre, ziyaretler için Amerika’da olan Bakan Zafer Çağlayan, sermaye grupları ile olan görüşmeleri sonrasında, Pancar ve şeker sektörüne dair “çarpıcı” açıklamalar yapmıştır. 2011 toplam cirosu 300 milyar dolar, yani Türkiye’nin milli gelirinin yüzde 40’ı olan beş firmayla görüştüğünü belirten Bakan, bir soru üzerine, şeker fabrikalarının özelleştirmesi bittiği an fruktoz sorununun ortadan kalkacağını belirterek,“Nişasta bazlı şeker hakkında özel sektör kendisi karar verecektir. Bir de çiftçimizin anlaması gereken başka bir şey var; Pancar ekmek kader değil. Başka bir şey de ekebilirler… Tarım ürünleri konusunda da ihracata dayalı ürünler yetiştirmeye yönelik yapıyı oluşturmalıyız. Yüksek katma değerli ürünlere yönelmeliyiz.” demiştir. Bakan Çağlayan’ın ABD’de yaptığı bu açıklamalar, Türkiye’nin en büyük katma değer üreten ürünlerinden birisi olan “pancar şekeri”ne yönelik haksız iddiaların ulaşabildiği noktayı göstermesi açısından anlamlı olduğu gibi, Çalışanlar ve Pancar ekicileri olarak kamuoyunu bilgilendirmek adına yıllardan bu yana yürüttüğü çalışmalar göz önünde tutulmaksızın yapılacak değerlendirmelerin ülkeye zarar vermekten başka bir sonuca yol açmayacağının ifadesidir. Bir Özelleştirme girişimi olmaktan öte, TÜRKŞEKER arazi/arsalarının rant amaçlı olarak, düşük fiyata birilerine aktarılması anlamına gelen mevcut özelleştirmelerin topluma ve ülkeye vereceği zararı gözetmeden, bu özelleştirme sonucunda NBŞ sorunun çözüleceğini, pancar şekeri mi yoksa NBŞ mi? üretileceğinin cevabının “özel sektör” tarafından verileceğinin söylenmesi,; özelleştirme pancar tarımını yok etmek için yapılmaktadır. Zira Sayın Bakan, devamla, “pancar ekmek kader değil” diyerek özelleştirmenin, ülke için stratejik önemde olan pancar tarımında sürdürülebilirliği değil tasfiyeyi amaçladığını ikrar etmektedir. Bakan Çağlayan, bu açıklamalar ile, ülke şeker sektörünün geleceğini “uzaklara” teslim etmek isteyen lobinin etkisinde olduğu şüphesini doğurmuştur. Zira, ülkemizde NBŞ üretiminin yarısından fazlası Amerikan Cargill firması tarafından yapılmaktadır. NBŞ üretiminin arttırılması, ürettiğinin kat be kat fazlası üretim kapasitesine sahip bu firmanın çıkarınadır. Dünyanın en pahalı NBŞ’sini tükettiğimiz gerçeği, Danıştay’da açılan bir davada bizzat NBŞ üreticileri tarafından ikrar edilen yüzde 300-500 arası karlılıkla birleştiğinde, bu şirketlerin özelleştirme yoluyla pancar şekerinin tasfiye edilmesindeki çıkarını kanıtlamaktadır. Bakan Çağlayan’ın açıklamasında, “yüksek katma değerli ürünlere yönelmeliyiz” derken neyi kastettiği de anlaşılamamıştır. Zira, bir yandan ülke için oldukça önemli bir katma değer üreten pancardan vazgeçilmesini söyleyen Bakan, pancar yerine “başka bir şey ekin” derken acaba daha yüksek katma değer üretecek bir ürün mü bilmektedir? Yani, Bakan Çağlayan, özelleştirme ile Malatya, Ağrı, Muş, Erzincan, Elazığ ve 18’e yakın fabrika kapanırken, pancar çiftçisine pancar yerine ne ekmelerini önermektedir? Bir Bakan olarak konuştuğuna göre, yapılmış bir bilimsel/iktisadi çalışma/rapora dayanması gereken Bakan Çağlayan, kapanacak fabrikaların olduğu yörelerdeki iklim, toprağın niteliği, verimlilik gibi kıstaslara göre hangi yüksek katma değerli ürünü tavsiye etmektedir? Sayın Bakan’ın NBŞ için mısır üretimini kastetmediği açıktır. Zira, NBŞ üretiminden bir kaç uluslararası kartelin yüzde 300-500’lere varan karı dışında, ne çiftçisi ne de diğerleri kayda değer bir gelir elde etmemektedir. Katma değer açısından bakıldığında ise, ülkemizde yıllardan bu yana faaliyette bulunan Cargill firmasının bu ülkeye ne kadar katma değer bıraktığı sorusunun cevaplandırılması ile gerçekler aydınlanacaktır. Geçtiğimiz günlerde ülkemize gelen dünyaca ünlü yatırım uzmanlarından Jim Rogers, yaptığı konuşmada, “gelecekte borsacılar değil çiftçiler Lamborghini’ye binecek” derken, “Tarım kaynakları giderek azalıyor. Gelecek günlerde gıda ürünlerinin fiyatlarında aşırı düzeyde artış gözlemleyeceğiz. Amerika’da çiftçi yaşının 58, Japanya’da ise 66 olduğunu görüyoruz. Kimse okula çiftçi olmak için gitmiyor. Tarımın önem kazanmasıyla, gelecekte borsacılar değil, çiftçiler Lamborghini’ye binecek. Şeker bugün en yüksek değerinin yüzde 70 altında satılıyor.”ifadeleriyle de önemli bir gerçeğin altını çizmiştir. Tarımda stratejik davranmanın önem ve gerekliliğini kavramak için bir yatırım gurusunun beyanına ihtiyaç duymamakla beraber, yıllardan bu yana, pancar şekerinin ülke ekonomisi açısından önemini vurgulayarak, halihazırda ürettiği yüksek katma değer bir yana biyoetanol üretimi gibi yeni alanlarda kullanım ile ülkenin enerjide dışa bağımlılığını azaltacak kadar stratejik bu ürünün sürdürülebilirliğini sağlayacak bir yeniden yapılanma çağrısı yapmıştır ve yapmaktadır. Zieaat odası Pancar Kooperatifi Ve şeker-İş sendikası olarak Çiftimize Daha fazla ekim alanının açılmasını istiyoruz. Bizler üç sivil toplumu olarak gıda kartellerinin sahiplerinin değil geniş toplumsal kesimlerin ekonomik refah ve gelişmeden payını almasını istiyoruz., sadece Amerikalı çiftçilerin değil kendi çiftçilerimizin de, çevreye zarar vermeyen, konforlu araçlara binebilecek düzeyde gelir elde etmesini istiyoruz. Ve bizler, çocuklarımızın GDO’lu, sentetik, NBŞ’li ürünler yerine doğal pancar şekeri kullanmalarını, gıdaların ömrünü uzatmak için yerli yersiz her ürüne GDO’lu/GDO’suz NBŞ katılmasının önüne geçilmesini istiyoruz. Çiftçiler,işçiler olarak, NBŞ kullanım/üretim kararının gıda kartellerine değil yurttaşların tercihine bırakılmasını istiyoruz” dediler.
Muş Ovası Gazetesi


