Ailelerin yanısıra köy muhtarlarına da bu konuda görevler düştüğünü ifade eden Uzmanlar “Kırsal yerlerde yaşayan vatandaşlarımızın çocuklarına dikkat etmelerini istiyoruz.
Havaların ısınmasıyla birlikte göl, gölet, dere gibi sulara çocuklar serinlemek ve macera aramak için giriyorlar. Bu mevsimlerde tarlalarda çiftçilikle uğraşan vatandaşlarımız çocuklarına zaman ayıramıyorlar. Ailelerin çocuklarını yanlarından ayırmamaları gerekiyor. Maalesef yaşanan boğulma olayları ailelere çok büyük acılar yaşatıyor. Tatlı suda yüzme bilmek de çok fazla fark etmiyor.
Eğer yüzmeyi iyi biliyor da olsanız, akıntıya kapılma yada suyun dibinde çamur tabakasına saplanma riski var. Bu durumda kurtulma şansı maalesef çok az. Zaten tatlısu tuzlu suya göre daha az kaldırma kuvvetine sahip. Bu üzücü olayların yaşanmaması için köy muhtarlarına da görevler düşüyor. Göl, gölet, akarsu gibi yerlere muhtarlıklar tarafından gerekli uyarı levhaları asılmalı, köy bekçileri de bu gibi yerleri sık sık kontrol etmeliler” şeklinde konuştu. DSİ Şube Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise, iklimsel faaliyetlere bağlı olarak ilerleyen günlerde sulama faaliyetlerine başlanacağı, bölge müdürlüğü alanında bulunan baraj, nehir ve gölet rezervlerinde meydana gelebilecek boğulma olaylarına karşı dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamanın devamında: “Kış mevsiminde yağış nedeniyle sulama kanallarında biriken sular ve yaz mevsiminde de tarımsal amaçlı kanallara verilen suların boğulma olayları için risk oluşturduğu bilinmektedir. Söz konusu tesislerimiz inşa edilirken eş zamanlı olarak uyarı ve tanıtım levhaları da tesislerin uygun noktalarına ve uygun aralıklarda montesi sağlanmaktadır. Boğulma olaylarının yaşanmaması için tesislerimizin uyarı ve tanıtım levhaları açısından ihtiyacı ve temini hususunda gerekli çalışmalar zamanında ve düzenli olarak yapılmaktadır. Ancak sulama tesislerine konulan uyarı levhalarına ve basın yayın yoluyla yapılan tüm uyarılara rağmen boğulma olaylarının önüne geçilememektedir” denildi.
Şark Telgraf Gazetesi


