Muş Sivil Toplum Platformu barış süreci ile ilgili olarak basın açıklamasında bulundu. Yapılan basın açıklamasında: 2Öncelikle, Türkiye’nin en temel meselesi olan Kürt meselesinin çözümü için başlatılan diyalog-müzakerenin çözüm süreci için tarihi bir fırsat olduğu, kalıcı çözüm sağlanıncaya kadar sürdürülmesi ve desteklenmesi gerektiği noktasında geniş bir mutabakat oluşmuştur.
Siyaset, belli bir toplumda çatışma halinde olan çıkarların uzlaştırılması faaliyetidir. Halk yetkilerin kullanımı için vekillerine yetki vermiştir.Tüm toplum bir daha kan akmasını istemezken ve bu yönde ortak bir kamuoyu iradesi oluşmuşken meclisin de üzerine düşeni yapması gerekir. Barış süreçleri hassas süreçlerdir. Bu süreçlerin kesintiye uğramaması için karşılıklı atılacak adımlarla mümkün olacağı şüphesizdir.
Bu süreçleri olumsuz etkileyecek söylem ve eylemlerden kaçınılması gerektiğini tekrar tekrar vurgulamak isteriz. Karakol yapımı ve yeni korucu alımı gibi süreci olumsuz etkileyen çalışmalardan vazgeçilmesi sürecin akamete uğramaması için hayati önemdedir. Lice ‘de karakol yapımını protesto eden halka ateş edilerek adeta süreç sabote edilmek istenmiştir. Bu olayın bir an evvel araştırılıp sorumluların cezalandırılması sürece olan güvenin zedelenmemesi açısından hayati önemdedir.İçeriden ve dışarıdan bu süreci sabote etmek isteyenlere karşı hükümetin çözüm ve barış isteyenlerle beraber sürece sahip çıkması gerektiğini vurgulamak istiyoruz. Sürecin ikinci aşamasına geçildiği bu günlerde hükümetin anayasal ve yasal düzenlemelerin yanı sıra özellikle siyasetçilerin ve hasta hükümlülerin serbest bırakılmasından başlayarak düşünce, ifade özgürlüğü ve seçim barajı konularında adımlar atması gerekmektedir. Yaşanabilecek olaylar tarafları çözüm yönündeki iradelerinden vazgeçirmemelidir. İlgili bütün kesimlerin, sorumluluk içinde sağduyulu olması bir zarurettir. Türkiye Cumhuriyetinin hukuk ve siyaset tarihi boyunca sivil anayasa özlemi her kesimden insanın ortak hayali olmuştur.
Sivil parlamenter çatı altında sivil ve siyasi irade ile ilk defa anayasa çalışmaları gündeme gelmiş ve akabinde Anayasa yazım çalışmaları başlamış ve devam etmektedir. Ancak son günlerde uzlaşma turlarından sonuç alınamaması herkeste bir ümitsizlik yaratmaya başlamıştır. Bu süreçte barışa hizmet edecek, çağdaş, ilerici, mevcut Anayasa’daki etnik vurgudan uzak kucaklayıcı bir Anayasa hedefine varma yolundaki çalışmalar ile çözüm ve barış sürecine etkin bir şekilde katkıda bulunmak tarihsel bir sorumluluktur. Ülkemiz günlerdir Taksim’de ve buna bağlı olarak birçok ilde yaşanan protestolarla sıkıntılı bir süreçten geçmektedir. Hangi açıdan bakılırsa, üzerinde ittifak edilen husus ülke genelinde yaşanan huzursuzluktur. Bir tarafta tüm iyi niyetleri ile demokratik tepkilerini dile getirenlerin bulunduğu olaylarda, diğer taraftan bu karışıklıktan nemalanmaya çalışanların bulunduğu hususu toplumda ve herkeste oluşan ortak bir kanaattir. Bunun yanı sıra bu karışıklıkların çözüm sürecini yavaşlatma veya engellemeye yönelik olması ihtimali herkeste bir endişeye yol açmıştır. Akil insanlar raporunda da belirtildiği üzere Türkiye’de yaşayan herkeste “ülkede bir kardeşlik iklimi yaşasın talebi” hasıl olmuştur. Bu demokratik barış sürecini destekliyor ve barış adına atılacak her türlü adımı desteklemeye hazır olduğumuzu deklare ediyoruz” denildi.
Muş Ovası Gazetesi


