Muş Alpaslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, her etnik yapının kendi dilini konuşmasının kendi ana sütleri gibi helal olduğunu, bu nedenle yeni yapılacak anayasada her etnik yapının kendi ifadesini bulması gerektiğini söyledi.
Muş Alparslan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Avrupa Birliği, Yeni Anayasa ve Arap Baharı” konulu konferansın açılış konuşmasını yapan Rektör Nihat İnanç, üniversite olarak yeni Anayasaya katkıda bulunmak amacıyla bir çalışma hazırladıklarını belirtti.
Rektör Nihat İnanç hazırlamış oldukları çalışmayı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Cemil Çiçek’e sunacaklarını vurgulayarak; “Devlet Planlama Teşkilatı tarafından onaylanan gelişim planımızda bizim üniversite olarak anayasaya bakış açımız belirtilmişti. Türkiye’nin hiç hak etmediği ve üzerine yüklenen kamburlardan kurtulması gerektiğini daha o gün ifade etmiştik. Bugün yine sizlerle aynı cesaretle paylaşmak istiyorum.” dedi.
Her etnik yapının kendi dilini konuşmasının kendi ana sütleri kadar helal olduğunu kaydeden İnanç, “Anayasada her türlü etnik yapı yer almalı. Herkes dilini konuşabilmeli hatta kendi dilinde eğitim ve öğretime sahip olmalıdır. Anayasada düşünce özgürlüğünün sonuna kadar yer almasını istiyoruz. Bugün özellikle inanç noktasında bir süredir dışlanan ve ötelenen kesimlerin eğitim öğretim haklarının yanı sıra çalışma şartlarında da aynı haklara sahip olmaları gerektiğini düşünüyoruz. Anayasa’nın insan ölçekli insan odaklı kısa ve basit bir metin olmasını temenni ediyoruz.”
“Arap baharı diye bir konumuz var Arap baharının Türkiye de gerçekleşeceği günleri merakla bekleyenler var. Ben Şahsen onların bu meraklarını boşa olduğunu düşünüyorum” diyen İnanç; “Arap Baharını tetikleyen ve Arap Baharının ilk yaşandığı yer Türkiye olmuştur. Bu da 12 Eylül yapılan referandumdan gerçekleşmiştir. Arap ülkelerindeki demokratik talepleri tetikleyen Türkiye olmuştur. Bu açıdan Türkiye’de Arap Baharı beklentisinin yerinde bir beklenti olduğunu düşünmüyorum” diye konuştu.
Fransa tarafından kabul edilen sözde Ermeni Soykırımı kararının Fransa için çok ciddi bir paradoks olduğunu belirten Rektör İnanç şunları kaydetti: “Fransa Parlamentosu’nun, ‘Ermeni katliamı’ adı altında çıkarmış olduğu yasayı kabul etmek mümkün değil. Aynı Fransa, milyonlarca insanın Peygamberine hakareti ifade özgürlüğü olarak değerlendiriyor. O ifade özgürlüğünün de birilerine şu katliam yoktur ya da şu katliam vardır demeleri eğer ifade özgürlüğünün ötesinde suç sayılıyorsa, bu Fransa için çok ciddi bir paradokstur diye düşünüyorum.”
Konferansa konuşmacı olarak katılan Bahçeşehir Üniversitesi AB İlişkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Eser Karakaş ise, millet denilen kavramın bir ülkenin yurttaşlar bütünü olduğunu, Anayasa’dan özel isimlerin çıkartılmasını talep ettiklerini söyledi.
Soru cevap şeklinde devam eden konferansın bitmesinin ardından Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç tarafından Prof. Dr. Eser Karakaş’a el dokuma kilim ve plaket verildi. Konferansa Muş Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Bilgin Pişkin, Adalet Komisyonu Başkanı Beytullah Bektaş, Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof. Dr. Mahmut Doğru, İl Emniyet Müdürü Muharrem Durmaz, kurum amirleri akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Muş`un Sesi Gazetesi


