23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları sabah Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtı’na çelenklerin konulması ile başladı. Törenler daha sonra Şehir Stadyumu’nda devam etti. Kutlamalara, Vali Ali Çınar, Garnizon Komutanı Kurmay Albay Ali Özaslan, Belediye Başkanı Necmettin Dede, kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saat 10.00’da başlayan kutlamalarda Vali Ali Çınar, Garnizon Komutanı Kurmay Albay Ali Özaslan ve Belediye Başkanı Necmettin Dede öğrencilerin ve halkın bayramını kutladılar.
Törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 92. yıldönümünü gurur ve coşkuyla kutladıklarını söyledi. 23 Nisan’ın tarihimizde önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Ali Tatlı; “Tarihimizde önemli bir dönüm noktası olan 23 Nisan 1920 varlığına kastedilen milletimizin uyanışını; esaret zincirlerini kırarak, kendi yazgısına el koyduğu günü simgelemektedir. Milletimizin en uzun yüzyılı olarak ifade edilen geçtiğimiz yüz yıl, yok olmanın eşiğine kadar gelindiği çok kritik bir dönem olmuştur. Bütün dünyayı kendi aralarında paylaştıktan sonra ayakta kalabilmiş Osmanlı Devletini de ortadan kaldırmak üzere anlaşan emperyalist güçler, 20. yüzyılın başlarından itibaren milletimizi yok etme planlarını uygulamaya koymuşlardır. Maalesef dünyayı algılamakta ve takipte zorlanan Osmanlı Devleti de sömürgeci batılı devletlere, ideallerine bir adım daha yaklaştıkları ümidini vermiştir. Birinci dünya savaşı sırasında Batılı sömürgeci ülkelerle giriştiği mücadeleyi kaybeden Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918’de imzaladığı Mondros Mütarekesini müteakip ülkenin işgale uğramasına engel olamamıştır. İstanbul’da her şeyin bittiğinin anlaşılması üzerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk düşman süngüsü altında hürriyetin olamayacağını bildiğinden, Anadolu’ya geçmeyi planlamış ve Anadolu’ya ordu müfettişi olarak görevlendirilen Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’dan Anadolu’ya geçmiştir. Anadolu’da bulun ve İstanbul’dan gelen subay ve aydınlarla birlikte kurtuluş mücadelesini başlatmış ve bu mücadeleyi halka anlatmak ve halkla bütünleşmek amacıyla bir dizi gezi ve kongreler yapmıştır” dedi.
16 Mart 1920’de İstanbul’un işgal edildiğini ve meclisin işlevini yerine getiremez olduğunu belirten Tatlı sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu durumda Anadolu’daki hareketin meclisleşme süreci başlamıştır. 23 Nisan 1920’de 115 milletvekilinin iştirakiyle Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılmıştır. Bu meclis Kurtuluş Savaşı’nı örgütlemiş ve kurtuluş mücadelesinin lokomotifi olmuştur. Bu meclisin kuruluşu ile birlikte ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ilkesi gereği millet iradesine dayalı yönetim biçiminin ilk temeli atılmış ve milli egemenliğin önemi vurgulanmıştır.”
23 Nisan’ın başlangıçta savaş mağduru kimsesiz çocuklara bayram olarak hediye edildiğini ifade eden Tatlı şunları kaydetti; “Ancak daha sonra 1929’dan itibaren bütün çocuklara armağan edilmiştir. 1979 yılında UNESCO tarafından 23 Nisan tarihinin çocuk yılı ilan edilmesiyle uluslararası bir nitelik kazanmış ve bu bayram dünya çocukların sahip olduğu tek bayramdır. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, bu yönetim biçimi, Türkiye Cumhuriyetine yurttaşlık bağı ile bağlı olan herkese birey olma imkânı sağlamış ve bunun sorumluluğunu da yüklemiştir. Milletimize ve demokrasiye olan inancımızı koruyarak toplumumuzun ihtiyaç duyduğu eğitim reformlarını gerçekleştirmiş, gelecekte büyük ve güçlü bir Türkiye oluşturmamız gelecek kuşaklara karşı tarihsel sorumluluğumuzdur. Milletimizin en değerli varlığı olan çocuklarımızın güzel bir ortamda yetişmeleri ve hiçbir sıkıntı ve güçlük çekmeden eğitimlerini sürdürmeleri temel amaçlarımız arasında olmalıdır. Devlet ve millet olarak 21. yüzyıl dünyasının gerisinde kalmamak ve çocuklarımızın hayat şartlarını iyileştirebilmek için milli ve manevi değerlerimizle yoğrulmuş, çağın gerektirdiği bilgi ve becerileri kazandırmalıyız. Ancak bu sayede çağdaş uygarlık düzeyine ve üstüne çıkabiliriz. Her alanda çağdaş ve evrensel ilkeleri benimsemiş ülkemizin gelişmiş ve ileri ülkeler arasında yer almasının temel şartı eğitimin kalitesinin yükseltilmesi ve yaygınlaştırılmasıdır.”
Çocuklara da seslenen Tatlı konuşmasında; “Atatürk’ün sizlere olan şu hitabını hiç unutmayın küçük hanımlar, küçük beyler. Sizler geleceğin bir güllü yıldızı bir mutluluk parıltısısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim ve kıymetli olduğunu düşünerek ona göre çalışınız sizlerden çok şeyler bekliyoruz. Sevginin, kardeşliğin, barışın tohumlarının atıldığı bu güzel günden beklentimiz, dünya geleceğinde hoşgörünün hakim olması barışın ve mutluluğun tesis edilmesidir. Hoş görünün kardeşliğin ve barışın hakim olduğu bir dünyada el ele yaşamak umudu ile, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hepimize kutlu olsun” ifadelerine yer verdi.
Ali Tatlı’nın konuşmasının ardından öğrenciler tarafından şiirlerin okunduğu kutlamalarda daha sonra öğrencilerin hazırladıkları gösteriler sergilendi. Tören, daha önce düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerinin verilmesi ve resmigeçit ile sona erdi.
Muş`un Sesi Gazetesi


