23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve TBMM’nin kuruluşunun 89. Yıldönümü Muş’ta düzenlenen törenlerle kutlandı. Havanın yağmurlu olması nedeni ile Şehir Stadyumunda yapılması planlanan kutlama töreni Atatürk Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirildi. Salonun hınca hınç dolduğu gözlenirken, ebeveynler uzun süre salonun kapısında bekledikten sonra geri dönmek zorunda kaldı.
Valilik binası önünde bulunan Atatürk Anıtına çelenklerin konulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törenler daha sonra Atatürk Kapalı Spor salonunda devam etti. Vali Erdoğan Bektaş, İl Garnizon Komutanı Tuğgeneral Burhanettin Aktı, Belediye Başkanı Necmettin Dede, daire amirleri, öğretmen ve öğrencilerin yanı sıra vatandaşlarında katıldığı tören Atatürk Kapalı Spor salonunda gerçekleştirildi.
Vali Erdoğan Bektaş, İl Garnizon Komutanı Tuğgeneral Burhanettin Aktı ve Belediye Başkanı Necmettin Dede salonda bulunanların bayramını kutladılar.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı İl Milli Eğitim Müdürü İlhami Bayraktar yaptı. Bayraktar konuşmasında; Milletimizin “En uzun yüzyılı” olarak ifade edilen geçtiğimiz yüzyıl; yok olmanın eşiğine kadar gelindiği çok kritik bir dönem olmuştur. Bütün dünyayı kendi aralarında paylaştıktan sonra ayakta kalabilmiş tek bağımsız İslam ülkesi olan Osmanlı Devleti’ni de ortadan kaldırmak üzere anlaşan emperyalist güçler, XX. Yüzyılın başlarından itibaren milletimizi yok etme planlarını uygulamaya koymuşlardır. Maalesef dünyayı algılamakta ve takipte zorlanan Osmanlı Devleti de sömürgeci batılı devletlere, ideallerine bir adım daha yaklaştıkları ümidini vermiştir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Batılı sömürgeci ülkelerle giriştiği mücadeleyi kaybeden Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918’de imzaladığı Mondros Mütarekesini müteakip ülkenin işgale uğramasına da engel olamamıştır. 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul işkâl edilmiş, meclis basılmış, birçok milletvekili tutuklanmış, bir kısmı da İstanbul’u terk etmek zorunda bırakılmıştır. Osmanlı Devleti artık ulusunun bağımsızlığını koruyamaz hale gelmiş ve “Sevr” gibi milletimizi yok sayan bir antlaşmanın tarafı olmuştur” dedi.
Bağımsızlığın ancak milletin gayreti ile olabileceğine değinen Bayraktar; “Her şeyin bittiği düşünülen bir dönemde, Büyük önder Mustafa Kemal’in başkanlığında örgütlenen milletimiz, “Ulusal Kurtuluş Hareketi”ni başlatmıştır. Bağımsızlığın ancak milletin gayretiyle olabileceğini düşünen büyük önder, 19 Mart 1920 günü vilayetlere ve kolordu komutanlıklarına birer bildiri göndererek; Ankara’da bir meclisin toplanması için çalışmaların yapılmasını istemiştir. Bu genelge üzerine ülkenin her köşesinde Ankara’ya varabilen 115 milletvekilinin iştiraki ile 23 Nisan 1920’de “Büyük Millet Meclisi” açılmıştır. Başlangıçta savaş mağduru “kimsesiz çocuklara” bayram olarak hediye edilen bu tarih, 1929’dan itibaren bütün çocuklara armağan edilmiştir. Yurt genelinde coşkuyla kutlanan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türk ve dünya kamuoyunda derin yankı uyandırmıştır. İlk dönemlerde sadece kendi çocuklarımızın katıldığı bu kutlamalar, 1979’dan itibaren milletlerarası nitelik kazanmasıyla ayrı bir mutluluk kaynağı olmuştur. 89. Yıldönümünü kutlamak için toplandığımız bu tarih milletimiz için; karanlıktan aydınlığa, umutsuzluktan ümide bir dönüm noktası olmuştur” diye konuştu.
“Hayatlarımızın anlamları olan çocuklarımıza düzenli ve standardı yüksek bir hayat sunmamız gerekir” diyen Bayraktar konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Değerli öğretmen arkadaşlarım! Bizlere emanet edilen her bir çocuğun bir dünya olduğu düşüncesini hiçbir zaman hatırdan çıkarmamalıyız. O bir kişinin dünyayı cennete çevirebileceği gibi, o dünyayı bütün insanlara zehir de edebileceğini unutmamalıyız. Nitekim tarih böyle kişilerle doludur. “Ne ekersen onu biçersin” atasözünü her zaman hatırda tutalım. Yine unutmayınız ki; bizler “Gel ne olursan ol yine gel” diyen Mevlana’ları, “Yaratılanı severim yaratandan ötürü” diyen Yunus’ları, “İncinsen de incitme” diyen Hacı Bektaş Veli’leri, “Sevgin yoksa dost arama” diyen Sâdi’leri, “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyen Mustafa Kemal’leri bağrından çıkaran ve insanlık sevgisini yüreğine kazımış bir kültürün evlatlarıyız. Sayın velilerimiz; aile içi şiddetin yaşandığı, yoksul ve düzensiz bir ortamda çocuklarımız, çocuk kalamazlar; çabuk büyürler. Çocukluğunu yaşayamamış, çocukluğa hasret kişilerin ekseriyet teşkil ettiği bir toplumda ise muhakemesi güçlü, sorgulayabilen, yapıcı ve birleştirici özelliğe sahip insanlar yetiştirilemez. Aksine hayatı kendisi için mutluluk kaynağı değil de yük sayan, çözüm üreten değil, sorun çıkaran, sıkıntılı insanların egemen olduğu bir toplum haline geliriz. Hayatlarımızın anlamları olan çocuklarımıza düzenli ve standardı yüksek bir hayat sunmak bizim elimizdedir. Milletimizin göz bebekleri sevgili çocuklar; Daha güzel geleceğin ancak daha iyi bir eğitimle elde edileceğini unutmayınız. Kendisini kurtaramamış bireyin ailesine ve toplumuna da hiçbir faydası olamaz. Kula kul olmadan, kendi ayakları üzerinde durabilen bir insan olmak istiyorsanız, size tanınan eğitim fırsatını sonuna kadar değerlendiriniz. Bizlerin sizler için var olduğunu tekrar hatırlatmak isterim. Sorunlarınızın çözüm yeri dışarı değildir. Okullarınızdaki öğretmenleriniz ve bizleriz. Eğitim camiamızın sorunlarınızı dinlemeye hazır ve yanınızda olduğunu unutmayınız. Bayramınızı en içten duygularımla kutlar sağlık ve mutluluk dolu nice bayramlar dilerim”.
Renkli görüntülere sahne olan kutlama töreninde öğrenciler tarafından günün anlamı belirten şiirler okundu. Yavuz Selim İlköğretim Okulu ve Lale Anaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan gösteriler sahnelendi. Yeşilce İlköğretim Okulu öğrencileri tarafından hazırlanan folklor gösterisi izleyenlere keyifli anlar yaşatırken, yine Yeşilce İlköğretim Okulu öğrencileri tarafından sahnelenen son günlerin moda oyunu ‘kolbastı’ izleyenlerin büyük beğenisini topladı.
Salonu dolduran vatandaşlar kutlama törenlerindeki renkli görüntülere dikkatle izledi. Tören, düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere hediyelerinin verilmesi ile sona erdi.
Muş`un Sesi Gazetesi


