Muş Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı, Milli Eğitim Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Türkiye Belediyeler Birliği arasında imzalanan protokol gereği ortaklaşa yürüttükleri Okullar Hayat Olsun Projesi kapsamında hiçbir protokol yapamayan birkaç tane il arasında Muş ilini de olduğunu belirterek, hiçbir kurumun projeye destek vermediğinden yakındı.
Okullar Hayat Olsun Projesi kapsamında üçüncüsü düzenlenen planlama toplantısında konuşan Milli Eğitim Müdürü Tatlı,Biz okulların yaşam alanları olmasını için çalışmalar yapılmasını beklerken, Size fidan verelim dikin denmekten başka bir katkı sağlanmadı şeklinde konuştu.
Muşta okulların ders saatleri dışında da kullanılması için çaba gösterdiklerini ve kapsamda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının hazırlayacakları projelere ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını kaydeden Tatlı, hiç kimsenin projeye destek vermemesine sitem dolu sözlerle cevap verdi.
Tatlı, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün 2013 yılında başlatmış olduğu okullarımızın vereceği hizmetlerin sadece ders saatleri ile sınırlı kalmayıp sürekli hale getirilmesi planlanmıştır. Okullarımızın eklentileri açık alanları laboratuar ve kütüphanelerinin öğrencinin sadece okul saatleri içerisinde kullanılmaktan çıkartılıp aynı zamanda birer yaşam alanı haline getirilmesi amacı ile Okullar Hayat Olsun Projesi başlatılmıştır. Bu proje, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Belediyeler Birliği ortaklaşa yürütülmektedir. Bu projede ortak yapılan çalışmaların çok güzel örnekleri var. Erzincan, İstanbul, Ankara da bu proje ile ilgili çok güzel örnekler olduğunu biliyoruz. Ancak biz ilimizde bir tek protokol dahi imzalayamadık. İlgili taraflar Okullar hayat Olsun Projesi kapsamında protokol imzalamaya yanaşmadılar dedi.
Protokol imzalamayan birkaç ilden biriyiz
Tatlı, Aslında projede hedeflenmek istenen, belediyelerin açmak istedikleri kursları milli eğitim üzerinden daha rahat bir şekilde açmalarını sağlamaktı. Sivil toplum örgütlerinin kursları daha rahat bir şekilde açmalarını sağlamaktı. Ancak bunun kontrolü Milli Eğitim Bakanlığında olacaktı. Buna yönelik olarak da Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından okulların bahçeleri yeşillendirilecek ve yaşam merkezleri haline getirilecekti. Ancak biz bu konuda aldığımız cevap, Biz size fidan verelim dikin şeklinde oldu. Bunun dışında okul bahçelerine kamelyalar yapılması ve zaman geçirilecek alanlar haline getirilmesini beklerken hiç biri olmadı. Diğer kurumlarla da zaten hiçbir protokol yapılamadı. Türkiye genelinde protokol imzalamayan birkaç ilden bir tanesiyiz dedi.
Boş durmayıp okulları hayat alanı yapmak için çalıştık
Tatlı, Bu projenin yürütücüsü Milli Eğitim Bakanlığı olduğu için protokol imzalayamamıza rağmen biz boş durmadık. Proje kapsamında okullarımızın birer yaşam alanı olması için çaba gösterdik. Halk eğitim merkezleri ve akşam sanat okulları tarafından çeşitli çalışmalar yapıldı. Okullarımızın ve okullara ait alanların sürekli açık tutup tüm vatandaşlarımızın kullanımına açık hale getirmek için çaba sarf ettik. Okul bahçelerimizin çocuklarımızın ders saatleri dışında oyun oynayacakları alanlar ve ailelerin çocuklarını gezdirip zaman geçirmelerini sağlayacak alanlar haline getirmeye çalıştık. SODES projelerimizi hazırlarken özellikle Okullar Hayat Olsun Projesi göz önünde bulundurularak projeler hazırlanıp uygulamaya konuldu. Okullarımızın salon ve eklentilerinin sadece derslerde değil, vatandaşlarımızın da dilediği saatte gelip kullanabileceği alanlar haline getirdik. Çocuklarımız kontrolsüz bir şekilde internet kafelerde zaman geçirirken biz çocuklarımızın ders saatleri dışında okullarımızda oyun oynamalarını istiyoruz. En azından bizlerdeki internet bağlantıları güvenlidir. Köylerdeki okullarımızdan tutun merkezdeki okullarımıza kadar bir çok okulumuzda çocuklarımızın spor yapabilecekleri yeteri kadar alanlarımız var. Hemen hemen her bölgede milli eğitim müdürlüğümüze bağlı bir yada iki tane kapalı spor salonumuz var. Milli Eğitim Bakanlığı olarak biz bu faaliyetleri zaten yürütüyoruz. İstenilen diğer kurum ve kuruluşlarında bu okullarımızdan yararlanmalarını sağlamaktı. Okullarımızın ve bahçelerinin boş kalmaları çok ciddi bir kamu zararı oluşturmaktadır. Muş için belki erken olabilir ama Ankara Keçiören de, İstanbul Bahçelievler de, İzmir Konakta okul bahçeleri birer güvenli yeşil alanlar olmuştur. Ailelerin çocukları ile zaman geçirdikleri yerlerdir. Bu güzel örnekler bulunmaktadır şeklinde konuştu.
Okullarımız toplumun kültür merkezleri olmalıdır
Okulların ve bağlı alanlarının sadece günde beş saat ders veren alanlar olmadığını kaydeden Tatlı şunları söyledi: Hangi kamu kurumu veya hangi sivil toplum kuruluşu olursa olsun Halk Eğitim Merkezimiz üzerinden yapmak koşulu ile istediği aktiviteyi bizimle birlikte yapabilir. Biz de okullarımız da her zaman buna hazırdır. Biz devasa okullarımızın sadece beş saat derslerde kullanılıp sonra boş kalmalarını istemiyoruz. Okullarımızın bahçelerinin kapalı olmasını istemiyor ve halkımıza sürekli açık olduğunu her zaman söylüyoruz. Okullarımız toplumun birer kültür merkezi haline gelmelidir.
Muş Manşet Gazetesi


