Kurulduğu günden buyana, büyük bir özveri ile kadınlara kanser hakkında bilgi veren KETEM çalışanları, kadınların bilinçlendirilmesi için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.
Muşlu kadınlara meme ve rahim ağzı kanserleri konusunda eğitim seminerleri veriliyor. Kanser Erken Teşhis Merkezi (KETEM) binasında ve sağlık ocaklarında, sitelerde ve köylerde kadınlara meme ve rahim ağzı kanseri eğitimi verilmeye devam ediliyor. 2 doktor ve 2 hemşire tarafından haftanın belli günlerinde bayanlara yönelik yapılan seminerler devam ederken, sorumlu doktorlar kadınların bilinçlenmesi için her türlü yola başvurmayı düşünüyorlar. Kadınlara eğitim veren uzmanlar, eğitimlerde kadınlara, meme kanseri muayenesinin nasıl yapıldığı ve nelere dikkat etmeleri gerektiği anlatıldı. Eğitimlere katılan Dr. Mehmet Kanduman meme kanseri belirtilerini ve tedavisinin nasıl yapılacağını gösteren broşürler dağıttı. Dr. Kanduman, meme ve rahim ağzı kanserinin 50 yaş üstü kadınlarda daha fazla görüldüğünü belirterek, 25 ile 69 yaşları arasında tüm kadınların muayeneden geçmelerini istedi. Doktorlar belirtiler olmadan gerekli önlemlerin alınması gerektiği bu konuda tüm bayanların KETEM e gelerek ücretsiz tedavi olmaları çağrısında bulundular. Seminere katılan kadınların eğitimlerden sonra merkezde meme ve rahim ağzı kanseri hastalıkları için tetkiklerinin ücretsiz yapıldığını söylenirken, meme USG ve mamografi gibi tetkiklerin yapıldığını belirterek, 50 yaş üzerindeki bayanların mutlaka mamografi çekmeleri gerektiği vurgulandı.
KANSERLE MÜCADELEDE GEREKLİ OLAN BÜTÜN BİLGİLER VERİLİYOR
Ayrıca verilen seminerlerde kadınlara diğer kanser türleri ile ilgili olarak bilgilerde veriliyor. Verilen bilgiler ise, “ Organ ve dokuları oluşturan hücreler; karmaşık bir kontrol ve denetim mekanizması içinde bölünüp ve çoğalmaktadır. Herhangi bir nedenle özellikle genlerde mutasyonlar oluşmakta ve bu kontrol mekanizması yok olmaktadır. Hücreler anormal bölünüp çoğalarak oluşturduğu organı ve çevre organların fonksiyonun bozulmasına yol açmaktadır. Bu sürece kanser denilmektedir. Tek bir hastalık olmayıp yüzden fazla hastalığın ortak adıdır. Kanserlerin % 80 – 90’ını dış etkilerle, geri kalanı da yaş, genetik, bağışıklık sistemi bozuklukları gibi içsel nedenlerle oluşmaktadır. Dış nedenlerin % 35’ini tek başına sigara, %35’ini de beslenme hataları oluşturmaktadır. Dış nedenlerin % 10 – 20’sini ise enfeksiyon, radyasyon, hava kirliliği, kimyasallar, ağır metaller ve mesleksel nedenler oluşturmaktadır. Kanserden ölümler hem dünyada hem de bizde % 22 oranla ikinci sırada yer almaktadır. Halen dünyada her yıl 11 milyon insan kansere yakalanmaktadır. 2005 yılı itibarıyla 25 milyon insan kanserli olarak yaşamaktadır. Henüz hastalık bulgu ve belirtileri oluşmadan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurarak inceleme yaptırmalarının sağlanmasına erken tanı denmektedir. Eğer uygun bir inceleme yöntemi varsa, bu yöntem ile sağlıklı gözüken fakat risk altında bulunan kişilerde hastalığın erken dönemde yakalanmasına ise tarama denmektedir. Erken tanı bireyseldir. Sağlık merkezlerine insanlar kendileri başvurmaktadırlar. Fırsatçı tarama olarak da bilinmektedir. Tarama ise bir popülâsyonu kapsamaktadır. Bir kurum çalışanları, belde, mahalle sakinleri vb. Risk altındaki bu gruplar, sağlık merkezine davet edilerek ulusal standartlara uygun olarak tetkikleri yapılmakta ve belli bir süre takip edilmektedirler. Kanserin 1/3’ünün erken tanısı vardır, 1/3’ü risk faktörleriyle mücadele edilerek önlenebilmekte, diğer 1/3’ünün de tedavisi mümkün olmaktadır. Dolayısıyla toplum tabanlı taramalarla kanserlerin % 30’u önlenebilmekte ve kanserden ölümler % 30 azaltılabilmektedir.
MEME KANSERİ KADINLARDA SIK GÖRÜLÜR
“Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. 25 yaş altında nadir olup yaş ile artış gösterir. Ailede meme kanseri öyküsü olanlarda, hiç doğum yapmamış veya ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapanlarda, emzirmeyen, yağdan zengin gıdalar ile beslenen, erken adet gören ve geç menopoza giren kadınlarda meme kanseri olasılığı artar. Erken tanı ile meme kanseri 19 kadından 9’u hayatta kalır. Düzenli muayene ve testler ile rahim kanserinden ölümler giderek azalmaktadır. Erken evlenmek, cinsel ilişkiye 20 yaşından önce başlamak, bir den fazla kişi ile cinsel ilişki kurmak, gebelik sayısının fazla olması ya da 30 yaşından önce gebelik gerçekleşmemesi rahim ağzı kanserine yakalanma riskini artırır. Bu nedenle tüm kadınlar: Her ay düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapmalı, 40 yaş üstü kadınlar belirti olmasa bile 1 yılda bir mamografi yaptırmalıdır, Meme kanseri belirtilerini bilmeli, duyarlı olmalı. Eğer! Memelerinizde bir yumru veya sertlik saptarsanız, meme başında kanama veya akıntı varsa, memede ve ya meme başında bir çöküntü kırışıklık gözlerseniz, memenizin boyut ve şeklinde bir değişiklik fark ederseniz, Mutlaka doktorunuza başvurun.
Muş Ovası Gazetesi


