Unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer alan manifaturacılık, eski günleri arıyor. Geçmişte revaçta olan bu mesleğin Muş´taki birkaç temsilcisinden biri olan Abdullah Akın, geçmiş günlerdeki kadar olmasa da yine kendi mesleklerinin taliplilerinin olduğunu belirtiyor.
BU İŞİ DEVAM ETTİRMEK İSTİYORUZ´ Abdullah Akın, uzun yıllardır bu mesleği yaptıklarını belirterek, kumaşların İstanbul´dan geldiğini ayrıca ithal kumaşlarının da olduğunu ifade etti.
Akın, Bu iş bize dededen kalma. Biz burada bay bayan kumaş satıyoruz. Burada perde, yorgan yüzü, döşek yüzüdür. Yani bizde her şey var yok yok. Bu iş bize dedemizden kaldığı için bizde bu işi devam ettirmek istiyoruz. Bakalım sonuç ne olacak. Kumaş çeşidi çok erkek kumaşlarında aksa, yünsa, bosa ve ithal çeşitlerimiz mevcut. Bayan kumaşlarda tabi düz kumaşlar var desenli kumaşlar var biz kumaşlarımızı genelde İstanbul´dan alıyoruz birde bizim ithal kumaşçılarımız var dedi.
NAYLON ÜRÜNLER GİYİYORLAR´ Piyasadaki Çin malı kumaşlarının sahte olduğuna dikkat çeken manifaturacı Abdullah Akın, hazır giyimlerinde birçok hastalığa neden olduğunu savundu. Akın, Bizim sattığımız kumaşların metresi 8-10 TL den başlıyor. Eskiden Muş´ta kumaş satan tahminimce 15 kişi vardı ama şuan ağırlıkta ben satıyorum. Benim dışımda da satan var ama çeşit çok yok. Bu meslekte direnmeye devam edeceğiz nereye kadar devam eder bilmiyorum. Bu dükkan 40 yıla aşkın bir süredir burada hizmet veriyor. Hazır ürünlerin çıkması bizim işleri bitirdi. Hazır ürün tüketiminde de vatandaşlarımız bilinçli değil mesela ham petrolden yapılan Çin malı kumaşlar var tabi bunlar hep hastalıktır.
Bizim müşteri potansiyelimizi oluşturan kitler biraz karışıktır yani köylüde var, şehirlide var, memurda var. Şimdi bakıyorum ilimizde birçok markanın mağazaları var ama bakıyorsun kalite yok, iki kere giyiyorsun renk atıyor. Vatandaş kaliteden yana giyinmiyor ucuzluktan yana giyiniyor. Hastaneye gidin bakın hastaneler dolup taşıyor herkes hasta niye çünkü naylon ürünler giyiyorlar şeklinde konuştu.
Muş Ovası Gazetesi


