Vali Seddar Yavuz,Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı hizmet birimlerindeki tadilat çalışmalarını inceledi, işçilerle sohbet etti. Burada yaptığı açıklamada vakıf kültürünün önemine değinen Vali Yavuz: Tarihte kurduğumuz her devlette olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyeti Devleti, genlerine işlemiş olan vakıf kültürünü yaşatmaya devam etmektedir. Nerde bir yoksul, kimsesiz, aç, gariban varsa hep yanında olmuş ve olmaya devam etmiştir. Vakıf konusu, meslek hayatımda üzerinde karar verirken beni en çok huzursuz eden konudur. Bir vatandaşımıza yardım yapılacağı veya yapılmayacağı konusunda karar verirken bu işin Allah katında bir hesabının olacağını, 78 milyon vatan evladının rızasının tek tek alınamayacağı konusu beni her zaman huzursuz etmiştir. Çünkü yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmadığı düşüncesi beni tedirgin etmektedir. Bu yardımlar, ayni olsun, nakdi olsun hepsi Beyt-ül maldır. Harcarken herkesin hakkının olduğu unutulmamalıdır. Beyt-ül mala sahip çıkmalıyız. Benim aşiretimdendir, benim toprağımdandır demek son derece yanlış bir uygulamadır. Unutulmamalıdır ki Hakk´ın huzurunda kimseyi etnik kökeni, ırkı kurtarmayacaktır. Böyle bir uygulama kabul edilemez şeklinde konuştu. Hak yemeyin, yedirmeyin İhtiyaç sahiplerinin tespit edilerek kendilerine yardımcı olunmasının vicdan işi olduğunu vurgulayan Vali Yavuz: Yardım konusunda çok titiz davranmak, gerçek ihtiyaç sahiplerini tespit edip, yardımcı olmak vicdanen bizleri bir nebze rahatlatmaktadır. Değerli arkadaşlar, kapı kapı gezin, kimsesizin kimsesi olun ama bunu yaparken hak yemeyin, yedirmeyin. Vakıf yardımlarında kesinlikle aracı kabul etmeyeceğiz. Bize ulaşamayan yaşlı, engelli, kimsesizlere bizzat gideceksiniz; onların talep ve ihtiyaçlarını yerinde tespit edeceksiniz. Yeni kurduğumuz sistemi daha da geliştireceğiz. Hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyorum ifadelerini kullandı.
Muş Ovası Gazetesi


