Malazgirt İlçesinin Nurettin Köyündeki kan davası, en çok eğitim alamayan çocukları etkiledi. Kan davası nedeniyle okula gitmeye korkan çocuklar, okumak istediklerini belirtirken, veliler ise buna bir çözüm bulunmasını istiyorlar. 2002 yılında Nurettin Köyünde yaşayan Buruki ve Şeyh Hasan aşiretlerine mensup kişiler arasında çıkan kan davası sonucu, üç kişi hayatını kaybetmişti. Kan davasının daha da büyümemesi için Şeyh Hasan aşiretine mensup kişilerin başka bir yere yerleşmeleri sağlanmış, Taşlıçeşme mezrasına yerleşen Şeyh Hasan aşireti, yaşamlarını bu mezrada sürdürmeye başlamışlardı. Taşlıçeşme mezrasında yaşayan Şeyh Hasan aşireti mensubu 150 kişi, bu sefer de eğitim engeli ile karşı karşıya kaldılar. Çocuklarının bir kısmını Patnos, Van ve Malazgirt’teki okullara gönderen Taşlıçeşme sakinleri, 15 çocuğu ise hiç okula gönderemediler. Taşlıçeşme mezrası sakinlerinden Abdurrahman Ünal şunları söyledi; “Bizler daha önce Nurettin köyünde oturuyorduk. 2002 yılında ot meselesi yüzünden çıkan tartışmada bizden üç kişi hayatını kaybetti. Daha sonra meselenin daha da büyümemesi için bize yer gösterildi. Biz de Taşlıçeşme’ye gelip yerleştik. Bizim aşiretten olan yaklaşık 21 hane başka şehirlere göç etti. Biz şu anda Taşlıçeşme’de 14 haneyiz. 150 civarında nüfusumuz var. Bizim şu an en büyük sıkıntımız, çocuklarımızı okula gönderememek. Patnos’ta, Van’da ve Malazgirt’te okuyan çocuklarımız var. Ancak, burada okula gönderemediğimiz 15 çocuğumuz daha var. Bizler bu soruna bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Çocuklarımızı okutmak istiyoruz. Cahil kalmasınlar, körelmesinler. Devletimizin buna bir çözüm getirmesini istiyoruz. Çocuklarımızı kan davası yüzünden okula gönderemiyoruz” dedi. Abdülmenav Peker ise şunları söyledi; “Çocuklarımız yaşanan kan davasının kurbanı oldular. Onları okula göndermek istiyoruz, ama başlarına bir şey gelir diye korkuyoruz. Bu nedenle okula gönderemiyoruz. Birçok çocuğumuz başka yerlerde okula gitmek zorunda kaldılar. Ancak, burada okul çağı gelmiş ve bazılarının da okul çağı geçmiş çocuklarımız var. Bunları okula göndermek için ne yapabiliriz. Birileri bize yardım etsin. Bu çocuklar cahil kalmasınlar, okusunlar” dedi.
“OKUMAK İSTİYORUM”
Yıllar önce yaşanan kan davasında Yusuf Ünal, Abdulsamet Ünal ve Abdurrahim Ünal hayatlarını kaybetmişlerdi. Yaşanan bu kan davasının günahını ise, çocuklar çekiyorlar. Okula gidemeyen çocuklar, okumak istediklerini söyleyerek, devletin kendilerine el uzatmasını bekliyorlar. 13 yaşındaki Şevin Peker; “Ben okumak istiyorum. Öğretmen olmak istiyorum. Ancak okula gidemiyorum. Ailem beni kan davası yüzünden okula göndermiyor. Benim yaşıtlarım okul sıralarında zaman geçirirken, ben evde oturmak zorunda kalıyorum. Büyüklerimizden yardım istiyorum, bizi okutsunlar” dedi. 12 yaşındaki Koçer Peker ise şunları söyledi; “Bazen Malazgirt’e gidince, öğrencileri gördüğümde üzülüyorum. Onlar okula gidebiliyorlar ama ben gidemiyorum. Kan davası okumamıza engel oluyor. Ben de herkes gibi kitap okumak, yazı yazmak istiyorum. Babama söylüyorum beni okula göndersin diye, ama babam elimden bir şey gelmez diyor” dedi.
Muş Ovası Gazetesi


