Türkiye Gençlik Kulüpleri Konfederasyonu Muş İl Temsilciliğinin Muharrem Ayı Etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdiği Birlik ve Beraberlik Konferansı yoğun ilgi gördü.
Muş Öğretmenevi Konferans salonunda düzenlenen ve hanımlara özel olan programda, Kurân-ı Kerim tilâvetinin ardından, sinevizyon gösterileri ve okunan şiirler salondakilere duygu dolu anlar yaşattı. Programın devamında birlik ve beraberlik mesajları verildi. Ülkenin bu zor zamanlarında kardeşliği bozmaya çalışan, tefrikaya zemin hazırlayanların oyununa düşmemeleri hususunda önemli çağrılarda bulunuldu. Misafirleri karanfiller ile karşılayıp aşure ikramında bulunan TGKK Muş İl Temsilciliği Yönetim Kurulu Üyeleri, salonu doldurup taşıran herkese bu yoğun ilgileri için teşekkür etti.
TGKK Muş İl Başkanı Şamil Kök, programda birlik, beraberlik ve kardeşliğe vurgu yaparak şunları söyledi: Tek ve hak olan ulvi bir davanın hakimiyeti için, hicri takvimin başlangıcı Muharrem ayında iman yatağı olan, mertler yatağı olan Muşumuzun bu salonunda bizi kavuşturan ve buluşturan Allahıma sonsuz kere hamd, bütün zamanların tek önderi esselatu vesselam efendimize salatuselam olsun diyor, cennet annelerin ayakları altındadır sözünün muhatabı olan annelerime, kardeşlerime programımıza hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Değerli misafirlerimiz, Kuran-ı Kerimde bildirilen ve içinde savaşın haram kabul edildiği dört kutsal aydan birisi de Muharrem ayıdır. Ayrıca, Hz. Adem’in cennetten yer yüzüne indirilmesi, Hz. Musa’nın Firavun ve ordusunu sulara gömmesi, Hz. Nuhun gemisinin Cûdi Dağının üzerine demirlemesi, Hz. Yunusun balığın karnından kurtulması, Hz. Yusufun kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan çıkartılması, Hz. İsanın dünyaya gelmesi ve semâya yükseltilmesi gibi olayların Muharrem ayında Aşure gününde meydana geldiğine dair rivayetler vardır dedi.
Kök, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: Hz. Ömer devrinde de, Hz. Peygamberin Mekkeden Medineye hicret ettiği yıl, İslâmî takvimin başlangıç yılı olarak, Muharrem ayı da bu takvimin ilk ayı olarak kabul edilmiştir. Bütün bunlardan dolayı tarih boyunca Muharrem ayına ayrı bir önem verilmiştir. Kıymetli dinleyiciler, Muharrem ayı, maalesef aynı zamanda İslam tarihinde meydana gelen bazı üzücü olayları da bizlere hatırlatmaktadır. Her Müslümanın yüreğini sızlatan en acı hatıra ise, Emeviler döneminde, Muharrem ayının onuncu günü, Hz. Hüseyinin şehadeti ile sona eren Kerbelâ olayıdır. Hz. Hüseyin, Sevgili Peygamberimizin çok sevdiği Dünyanın iki çiçeği ve Cennet çocuklarının efendileri diye övdüğü ve Allahım, ben onları seviyorum, Sen de sev ! diye duâ ettiği, iki torunundan birisidir. Hz. Hüseyinin, siyâsî ihtiraslar uğruna acımasızca şehit edilmesi, Sevgili Peygamberimiz ve Onun Ehl-i Beytini seven bütün Müminleri derinden yaralamış ve üzmüştür. Tarihte yaşanmış ve geri dönüşü olmayan böylesi korkunç hadiseleri tasvip etmek elbette mümkün değildir. Ancak bize düşen bu olayları hatırlayarak gereken dersleri almaktır. Öyleyse bizlerde korkunç Kerbela olayından gerekli dersi çıkararak fitne ve tefrikanın bir millete nelere mal olduğunu bir kez daha hatırlamalıyız. Fitne ve ayrımcılığa asla prim vermeden, Allah ve Peygamber sevgisi etrafında kenetlenmeliyiz. Hz. Peygamberi, Onun aile fertlerini ve ashabını sevmek hepimizin müşterek heyecanı olmalıdır. İyi bilelim ki, huzurlu bir toplum halinde yaşayabilmek, Yüce Dinimizin bizlere öğrettiği karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı kardeşliği, birlik ve beraberliği korumakla mümkündür. Bugün idrak ettiğimiz Hicret’in 1437. yıl dönümünün tüm insanlık için barışa, huzura ve hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Programımıza gelerek bizleri onurlandırdığınız için hepinize teşekkür ediyor, Konuşmamı aramızdaki kardeşliği vurgulayan şu âyet-i kerime mealiyle bitirmek istiyorum. Yüce Allah buyuruyor ki : Muhakkak Müminler kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allahtan korkun ki size rahmet edilsin Allaha emanet olun.
Muş Manşet Gazetesi


