KJA Kadın Platformu tarafından Belediye Meydanı´nda dün öğlen saatlerinde basın açıklaması düzenlendi. Güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada ölen PKK´lı Kevser Eltürk´ün annesi Delal Ertürk ve eski Batman BDP Milletvekili Ayla Katın da katıldığı basın açıklamasına, HDP ve DBP´li yöneticiler ile bazı sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
Çatışmada öldürülen Ekin Van´ kod adlı Kevser Eltürk´ün çıplak halde bulunmasının protesto edildiği eylemde grup adına Ayla Akat konuşma yaptı.
Bir annenin daha ağlamaması için çözümün yaratılabileceğini ifade eden Akat: Ülkenin her tarafına cenazeler gidiyor. Asker, polis, gerilla her tarafa cenazeler gidiyor. AKP, bu kararı verenler, hükümet bir tabutun başında durup ailelere; ne mutlu size bir şehit ailesisiniz diyip, kendi oğlunu yargılamak üzere mahkemeye bile göndermeyerek, göndermeyenler mutlular mı? Biz bir hayat görmedik, biz bir hayal yaşamadık. İmralı cezaevinde 3 Ocak´ta başlayan sürecin içindeydik, tanığıydık neler yaşandığını biliyoruz. Çözümün mümkün olduğunu biliyoruz. Çözümün hukukunun yaratılabileceğini biliyoruz. O hukukun bir eşitlik ve özgürlük hukuku olduğunu yine biliyoruz.
Bir arada, eşit, özgür gönüllü birlikteliğinin yolunun bunun hukukunun yaratılmasından geçtiğini biliyoruz ifadelerini kullandı. Cenazeye yapılan zulmün hesabının verilmesi gerekir Yasa ve hukukun üstünlüğü olduğu yerde cenazeye yapılan zulmün hesabının verilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını sürdüren Akat: Bugün 2015, 15 Ağustos´un da Kürt halkına bir mesaj olsun diye, içinde girilen gafleti teşhir etmek için buradayız. Siz hangi hukukta cenazeye zulmün yazıldığını gördüğünüz.
Bu ülkede yasalar ve hukukun üstünlüğü varsa, cenazeye yapılan zulmün hesabının verilmesi gerekir. Eğer, bu ülkede hak hukuk mücadelesi verenler bir araya gelirse, biz inanıyoruz ki bunun hesabını sorabiliriz. Bir kadının bedenini bir işgal alanı olarak görüp, bir savaş ganimeti olarak değerlendirip nasıl da küçüldünüz öyle. Sizden öncekilerde 90´larda da bu yöntemi denediler. Hepimiz gözaltlılardan geçtik. Bildiğimiz şeyleri konuşuyoruz. Nasıl çıplak kadın bedenlerinden intikam alındığı biliyoruz. Ama unutmayın ki, bugün buna izin vermeyeceğiz. Bugün bununla övünmenize, bununla kahramanlık nidaları atmanıza izin vermeyeceğiz. Siz asla kahraman olmazsınız. Siz ancak bu yöntem ile faşist olursunuz, bir zalim olursunuz.
Tertemiz bir kadın bedenini soyarak, Kürt kadınlarına mesaj vereceğinize inanıyorsanız, bilin ki biz hepimiz işkence tezgâhlarından geçtik şeklinde konuştu.
Olayın olduğu yerde suç duyurusunda bulunacağız Basın açıklamasının ardından Varto´ya gideceklerini ifade eden Akat, olay yerine gidip suç duyurusunda bulunacaklarını kaydetti. Yıllara boyu birçok savaş yaşadıklarını ve acılara tanıklık ettiklerini vurgulayan Akat: Bugün annemiz ile birlikte Varto´ya gideceğiz. Olayın olduğu yerde suç duyurusunda bulunacağız. Devletin ilgili merciine bu ahlaksızlığı, bu vicdansızlığı, bu hukuksuzluğu gider diyeceğiz.
Bugün Muş´ta cenazemize yapılan zulüm üzerine konuşuyoruz. Şimdi bir karar verme zamanı. Bugünler geride mi kalacak yoksa devlet aldığı savaş kararını bir kez daha uygulamaya koyarak bu ülkede askerin, polisin, gerillanın ölüm fermanını mı verecek. Biz kadınlar, Özgür Kadın Kongresi bileşenleri yıllardır yaşanan savaşın en büyük mağdurları olarak yanı başımızda en büyük acılara tanıklık ederek ve yaşayarak çok şey öğrendik. Eğer devlet aklının öğrendiklerimize ihtiyacı olmadığı savunuluyorsa bu bir yalandır.
En çok kadının bilgisine ihtiyacı vardır en çok kadının cesaretine ihtiyacı vardır. Katliamları değil birlikte yaşamayı savunmaya, özgürlüğü ve eşitliği savunmaya çağırıyoruz. Annemizin elini tuttuk bırakmıyoruz. Bizlerde anneyiz, bizlerde kardeşiz, bizlerde toprağa düşen gençlerin yoldaşları yaşam arkadaşlarıyız ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Akat´ın konuşmasının ardından grup tarafından oturma eylemi yapıldı. Grup, daha sonra meydandan ayrılarak Varto´ya hareket etti.
Muş Ovası Gazetesi


