Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyetinin finanse ettiği Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından uygulanan İlköğretim Kurumlarına Devam Oranlarının Artırılması Projesi kapsamında okula devamın önemine ilişkin farkındalığın artırılması amacıyla Muştaki okul idarecilerine ve kanaat önderlerine yönelik bir toplantı düzenlendi.
Muş Grand Otelde düzenlenen toplantıya, Milli Eğitim Bakanlığı temsilcileri , İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Arslan, okul idarecileri, kanaat önderleri ve proje ekibi katılım katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan İl Milli eğitim Müdürü Cevdet Arslan, İki yıldır devam eden ‘İlköğretim Kurumlarına Devam Oranlarının Artırılması Projesi’ Eylül ayında sona erecek. Muşta hem sürekli hem de ara ara devamsızlıklar yapılıyor. Biz bu devamsızlıkları sonlandırmak için el birliği ile mücadele edeceğiz. Bu konuda gayretli olacağız. Bu anlamda çocuklarımızı okula kazandırmak için çalışmalarımız devam edecek. Aynı şekilde kazandırdığımız öğrencilerimizi de okullara devamını sağlayacağız dedi.
Arslan konuşmasını şu şekilde sürdürdü: Özellikle kız çocuklarının okullara gönderilmesini sağlamak için çalışmalar yapacağız. Mazaret üreten velilerimizin mazeretlerini ortadan kaldırmamız lazım. Taşımalı eğitim istiyorlarsa taşımalı eğitim, YBO istiyorlarsa YBOlarda imkanları sağlayacağız. Çünkü bu çocuklarımızın kazandırılması için her türlü mazeretleri ortadan kaldırmamız lazım. Toplumsal alışkanlıkların kırılması kolay değil. Bu süreçte zorlanabilirsiniz. Ama asla vazgeçmek yok. Ailelerin bilinçlendirilmesi için çalışmaları sürdüreceğiz. Çocuklarımızın kazandırılması için elimizden geleni yapmamız gerekir. Yaptığınız çalışmalardan dolayı sizlere teşekkür ederim.
Daha sonra projenin İletişim ve Ağ Oluşturma Uzmanı Ayça Günçakın, yaptığı konuşmada, nitelikli önlem ve müdahalelerle ilköğretim kurumlarındaki devamı artırmayı hedefleyen projenin, Siirt’inde içinde bulundu 12 pilot ilde uygulandığını söyledi.
Günçakın, okula devamın artırılması çok taraflı ve çok boyutlu bir kavram olup, farklı kurum ve kuruluşların olduğu kadar farklı kişilerin de konuya hassasiyet göstermesinin son derece önemli olduğunu vurguladı.
Eğitimle ilgili girişimlere, plan ve projelere yerel düzeyden gelecek desteğin öneminde değinen Günçakın, şunları kaydetti: Önemli olan eğitimin gerekli ve yaşam boyu süren faydalı ve zevkli bir süreç olduğunu hatırlamanız ve her fırsatta, uygun ortamlarda bu mesajları vatandaşlara, ailelere, öğrencilere iletmenizdir. Çocukların eğitimini, sorumlu bireyler olarak yetişmelerini desteklemek, sağlıklı, başarılı ve güven içinde büyüyüp gelişmelerini sağlamak ve geleceklerini garanti altına almak hepimizin kutsal görevidir.
Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü AR-GE ve Projeler Dairesi Uzman Yardımcısı Fatih Kaynar ise konuşmasında, Toplumların geleceğine yön veren en önemli unsurlardan biri hiç şüphesiz eğitimdir. Eğitimin temel doğrularından olan eğitime erişimin sağlanması için kapsayıcı eğitim ilkelerini hayata geçirmeli, çocukların temel eğitim ve orta öğretim süreçlerini zamanında tamamlayabilmelerini sağlamalıyız. Bunu yaparken, eğitimin kalitesini de artırarak her bir gencin çağın gerektirdiği özelliklerle donanmış şekilde mezun olmasını garanti altına almalıyız. Yüzyılımızın en önemli ve öncelikli sorun alanlarından biri olan eğitim hakkına erişim, her çocuk için hayati öneme sahip temel bir haktır. Bu nedenle, çocuklarımızın eğitime erişimleri hususunda önlerine çıkan engelleri kaldırmak ve hakkaniyeti sağlamak hepimizin en temel görevlerinden biri olmalıdır dedi.
Kaynar, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: Düzenli olarak okula devam, çocuklarımızın hayata en iyi şekilde başlamaları için onlara verebileceğimiz en iyi hediyedir. Okula düzenli olarak devam etme alışkanlığını erken yaşta edinen çocuklar tüm eğitim hayatları boyunca bu alışkanlığı sürdürürler ve bu da onların eğitim hayatlarında boşlukların oluşmasını engelleyerek yaşamlarını şekillendirir. Aksi halde; çocukların sürekli devamsızlık yapmaları onların gelecekte istihdam olanaklarını kısıtlayacak ve onların sosyal yardıma ihtiyacı olan bireyler haline gelmeleri riskini yükseltecektir.
Hepimizin de malumları olduğu üzere son on yıl içinde bakanlığımızın yürüttüğü çalışmalar sonucunda okullaşma oranlarında ciddi ilerleme kaydedilmiş ve bu oran neredeyse %100 ulaşmıştır. 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında ilkokulda bu oran net % 96,30; ortaokulda ise net %94,35 olarak gerçekleşmiştir. Bu verilerden de anlaşılacağı üzere çocuklarımızın okula erişimindeki sorunlar önemli ölçüde çözülmüştür. Fakat onları okulda tutma ve ortaöğretimden diploma alarak mezun etmede henüz kat etmemiz gereken uzun bir yolumuzun olduğunu görmekteyiz.
Bu gereksinimi yerine getirmek amacıyla İlköğretim Kurumlarına Devam Oranlarının Artırılması Projesi Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülmektedir. Projemiz kapsamında, eğitim dilini kavramakta zorluk çeken öğrencilerimiz için ”İlk Okuma Yazmaya Hazırlık Eğitimi Planı” ve öğretim materyalleri geliştirilmiş olup pilot uygulaması devam etmektedir. Ayrıca üzerinde çalışılmakta olan Okula Devamı İzleme ve Destek Sistemi sayesinde devamsızlık riski altında bulunlar ile devamsızlık yapan çocuklar belirlenecek ve gerekli okul içi – okul dışı müdahalelerle bu çocukların okullara düzenli devamı sağlanacaktır. Gerek devamsızlık nedenlerinin farklılığı gerek okul dışı müdahalelere ihtiyaç duyulacak durumların olması, beraberinde farklı çözümleri gerekli kılmaktadır. Bu noktada tüm aktörlerin içinde bulunduğu bir yaklaşım devam oranlarını olumlu olarak etkileyecek ve sadece çocuklar değil tüm toplum bunun sonuçlarından faydalanacaktır.
Projemizin tüm bileşenlerinde istenilen amaçlara ulaşabilmemiz için siz alanda uygulama içinde olan meslektaşlarımızın katkılarının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sözlerime son verirken projemizin pilot illerden başlayarak okula devam oranlarının artırılmasında başarılı sonuçlar alacağını umuyor, toplantının düzenlenmesinde emeği geçen herkese, teşrifleri için de tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.
Muş Manşet Gazetesi


