Kadınların; eğitim, ekonomi, sosyal, kültürel ve siyasal yaşamda birçok sorunla karşılaştıkları belirtilen yazılı açıklamada, genel seçimlerde kadın adayların desteklenmesi gerektiği vurgusu yapıldı.
Eğitim Sen Muş Şubesine bağlı olan Kadın Meclisi tarafından yapılan yazılı açıklamada: Çağdaş, demokratik, hukuk devletlerinde yasalar önünde eşitlik, düşünce özgürlüğü, seçme seçilme hakkı, eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanması, eğitimde, sağlıkta ve çalışma alanında, ekonomik ve sosyal yaşamda, her türlü ayrımcılığın önlenmesi insan haklarına saygının temel göstergesi olmuştur.
Bütün uluslararası insan hakları belgelerinde; tüm insanların onur ve haklar bakımından eşit ve özgür doğdukları, herkesin insan haklarına ve temel özgürlüklerine hiçbir ayrım gözetilmeksizin fırsat eşitliği çerçevesinde sahip olduğu ve cinsiyete dayalı ayrımcılığın kabul edilmezliği ilkeleri benimsenmiştir.
Ancak tarihsel süreç içinde bakıldığında, hakların varlığı ile kullanımı arasında her zaman kadınlar aleyhine belirgin bir ayrım olduğu görülmekte ve bu ayrımcılık günümüzde de değişik alanlarda ve boyutlarda devam etmektedir. Bir ülkede eğitimde, sağlıkta, ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal yaşamda var olan sorunlar, o ülkede kadın erkek herkesi etkilemektedir. Ama istatistiklere bakıldığında, kadınların bu sorunlardan daha yüksek oranlarda etkilendiği görülmektedir. Örneğin, dünyada gelişmiş ülkelerde bugün bile okur-yazar olmayan çok sayıda insan mevcuttur.
Okuryazar olmayan 948 milyon insanın 600 milyonu kadındır. Ülkemizde okur-yazar olmayan kadınların oranı erkeklere nazaran daha fazladır ifadelerine yer verildi.
1934 yılından bu yana seçilme hakkının eşit olmasına rağmen kadın milletvekili sayısının erkeklere oranla çok az olduğu vurgulanan açıklamanın devamında: Siyasal yaşam, ülkemizde ve dünyanın birçok ülkesinde kadın erkek eşitsizliğinin en belirgin görüldüğü alandır. 1934ten beri seçme ve seçilme hakkında yasal eşitlik olduğu halde, 18 Nisan 1999 seçimleri sonucu TBMMye seçilen 550 milletvekilinin sadece 21i kadındır. 2011 seçiminde AKP 46, CHP 19, MHP 3, HDPye katılan Emek, Demokrasi, Özgürlük Bloğundan 11 olmak üzere 79 kadın milletvekili meclise girmiştir. Gelişmiş ülkelerde kadınların ülkenin kalkınmasına daha etkin katıldığı ve kalkınmanın getirdiği kazanımların daha hakça paylaşıldığı görülmektedir. Kadın ile erkek arasındaki biyolojik farklılık tarihsel süreç içinde giderek toplumsal farklılığa dönüştürülüp cinsler arası eşitsizliğin meşru gerekçesi yapılmış ve böylece erkeğin kadına nazaran üstün konumda olduğu düşüncesi egemen olmuştur. Örneğin annelik toplumsal bir görevdir.
Çocuk bakımı sadece kadınların sorumluluğu olmaktan çıkıp tüm toplumun sorumluluğuna geçerse, çocuk doğurmak bir aileye değil, topluma çocuk doğurmak olarak algılanırsa, kadınların biyolojik olarak daha zayıf olduğu yanılsaması yok olur. Kadın erkek eşitliğinin sağlanması, cinsiyete dayalı ayrımcılığın kaldırılması çalışmaları aynı zamanda demokratikleşme mücadelesinde bulunmak anlamına gelir. Çünkü bir toplumun geri kalmasının en önemli nedenlerinden biri kadının geri bırakılmasıdır ifadeleri kullanıldı.
Eşitsizlik nedeniyle hakları gasp edilen biz kadınlarız Açıklamanın devamında, erkek egemen sistemi nedeniyle kadınların haklarını gasp edildiği belirtildi. Açıklamada, konuyla ilgili olarak: Kadının örgütlenmesini önemsemeyen, kadın mücadelesi olmayan bir anlayışın başarıya ulaşması, ideal düzeni kurması mümkün değildir. Kadın tarihi emek ve mücadele tarihidir. Maalesef kadın tarihi yazılmamıştır, biz kadınlar tarafından da.
Eşitsizlik nedeniyle hakları gasp edilen biz kadınlarız. Tecavüze uğruyoruz, cinayetlere kurban gidiyoruz, okutulmuyoruz, zorla çocuk yaşta evlendiriliyoruz. Kadınlar yaşadıkları tüm bu sorunlara rağmen, emekleriyle iktidarahep erkek egemen zihniyeti taşımıştır. Bu durum biz kadınların en büyük yanlışıdır. Sorumluluk duyan birey örgütlenir. Kadınlar! Örgütlenirsek, değiştirebiliriz. Unutulmuş insanlık değerlerini biz örgütlü kadınlar hatırlatabiliriz, yaşamsallaştırabiliriz.
Bizler yüzde elliyiz denildi. Burcu Çelik örnek gösterildi Açıklamanın son bölümünde ise Halkların Demokratik Partisi 1. Sıra Milletvekili Adayı Avukat Burcu Çelik örnek gösterildi. Çelikten genç, zeki, güzel ve ilkeleri olan bir kadın olarak bahsedilen açıklamada: Bilinçli, örgütlü seçmenler olmalıyız. Siyasi partilerin, 2011 genel seçiminde 268 olan kadın milletvekili aday sayısı 2015 genel seçiminde 531e yükseldi. HDP268 kadın adayla ilk sırada. Muş 1. Sıra milletvekili adayımız Burcu Çelik; Genç, zeki, güzel ve ilkeleri olan bir kadın. Zor koşullar güçlü kişilikler doğurur sözünün kanıtıdır Burcu Çelik.
Çözülmek istenmemiş Kürt sorununun, geliştirilmemiş demokrasinin, sürgün edilmiş, mücadele dolu tarihinden bir başarı örneği. Savaşın acılarını bilenler barışın değerini kavrayabilirler. Savaşı görenler barış mücadelesini samimiyetle yürütebilirler. Savaşın acılarını yaşamış, emeği ve mücadelesi ile onur duyulacak bir kadın olan Burcu Çelik bizim için bir şans. Muşlu kadınlar olarak kadın vekilimiz artık olmalıdır! Kadın sorununu biz kadınlar yaşıyoruz, biz dillendirmeliyiz. Erkek siyasetinin öncelikleri her zaman farklı olacaktır. Kadın mücadelesine 7 Haziran 2015 günü, kadın adayımıza oy vererek tarihi bir adım attırabiliriz. Mecliste eşit temsiliyeti sağlayabiliriz. Tıkanma noktasına gelmiş siyaseti, 1982 erkek anayasasını kadın gücüyle değiştirebiliriz. Çalışan, üreten, emekçi kadınların ve tüm insanlığın kazanımlarını kadın gücümüzle, özgücümüzle sağlayabiliriz ifadeleri kullanıldı.
Muş Ovası Gazetesi


