Skip to main content

Tatlandırıcı obeziteyi tetikliyor

Muş Haber Fotoğrafı

Şeker İş Sendikası Muş Şube Başkanı Fikret Sancar, obezitenin en büyük etkenlerinden biri olan tatlandırıcının pancara ve şeker sanayisine büyük bir darbe olduğunu söyledi.

Obezitenin en büyük sebeplerinden birinin tatlandırıcılar olduğunu belirten Şeker İş Sendikası Muş Şube Başkanı Fikret Sancar yazılı basın açıklaması yaptı.

Bakanlığın obeziteyle mücadele kapsamında başlatmış olduğu çalışmalara da değinen Sancar, Dikkat edilirse son dönemlerde obezite ülkemizin gündemine girmiş ve gittikçe daha çok üzerinde durulmaktadır. Sağlık bakanlığı pek çok tedbirler almakta yerel yönetimlere önerilerde bulunmakta toplumu hareketli bir toplum bisiklete binmeyi teşvik çaylarda tek şekere dönüş asansörlerde ilk katlara çıkmayı iptal edip insanları merdiven kullanmaya yönlendirme gibi dedi.

Sancar, Oysa obez yapan etkenlerden kaçınılırsa daha mantıklı olacaktır. Elbette hareketsizlik tüketilenden fazla kalori almak sebepler arasındadır. Ancak önce batıda başlayan Nişasta bazlı şekerler(NBŞ) ve yapay tatlandırıcıların tüketimi büyük sebep kabul edilmektedir. Amerika ve Avrupa bunu tespit ettiler ki bu tatlandırıcıların üretimi daha ucuz olduğu halde kısıtlamaya gitmişler ve bazı ülkeler sıfıra düşürmüş yasaklamışlardır. Buna karşılık ülkemizde NBŞ tüketimi çok yüksek oranlara 500 bin tonlara yaklaşmıştır. Bu tatlandırıcılar nispeten ucuz olmakla beraber özellikle ülkemizde pancar tarımını ve sanayimizin ve ekonomimizin lokomotiflerinden olan şeker sanayine büyük darbeler vurmaktadır diye konuştu.

Şeker İş Sendikası Muş Şube Başkanı Fikret Sancar yazılı basın açıklamasında daha sonra şu ifadelere yer verdi: Bu konu ekonomik ve stratejik yanları ile farklı bir konu olduğu ve defalarca gündeme geldiği için sağlık yönüne döneceğiz. Sağlık yönünü de işin uzmanlarından alıntılar yaparak değinmek lazım. Şu da bir gerçektir ki konunun ehemmiyetini dile getiren tıp uzmanları pek çok yargı davaları ile karşılaşmış tatlandırıcı üreticilerinin kumpasına uğramışlardır. Pek çoğunun mahkeme süreçleri devam etmektedir. Dünyada artan nüfusa göre gıda üretiminin karşılanması için kapitalist dünya zaten sağlığı ikinci planda görmekte kar marjlarına bakmakta ve gıda üretiminde de kartelleşmeye gitmektedirler. Dolayısı ile Halkın obez yada kanser olması çok önemli değil hekimlere sizlerin de ekmek yemeniz kanser hastalarının çokluğuna bağlıdır diyebilecek kadar acımasız ve vurdum duymazlık içerisindeler. Ulusal kanallarda yapay tatlandırıcıların zararlarını dile getiren hocaların baskıya uğradığını katıldığımız ilgili seminerlerden şahidiz. Kullanım alanları oldukça artan tatlandırıcılar. Bu gün Reçellerden helvalara çikolatadan kola ve meşrubatlara bisküvilerden baklavalara kadar pek çok üründe kullanılmakta ve bu ürünleri ayırt etme şansınız bulunmamaktadır.

Ürünlerinin üzerinde doğal şekerden üretilmiştir diye ibare koyan TORKU ve ULUDAĞ gibi firmalar da dışlanmakta bazı ürünleri her büyük markette sokmama gibi bir muamele ile önleri kesilmeye çalışılmaktadır. Danıştayın kesinleşmiş kararına rağmen Bakanlar Kurulu Tatlandırıcı yani NBŞ kotalarını düşürmemekte ısrar ediyor. Fruktoz şurubu, tatlandırıcı etkisinin yanı sıra fermantasyon, raf ömrünü uzatma, nem dengesini koruma amacıyla da kullanılıyor.

25 Avrupa ülkesi 1milyon 200 bin ton nişasta bazlı şeker tüketirken Türkiye tek başına 500 bin ton tüketiyor. Türkiye 2008 yılında 1 milyon 151 bin 490 ton mısır ithal etmiş.

2009 yılında 485 bin 130, 2010 yılında eylül ayı itibarıyla 425 bin 646 ton mısır ithalatı yapmışız. Bu durumdan hem Türk çiftçisi, hem de GDOlu mısır ve mısır ürünleriyle halk sağlığı zarar görmektedir. Türkiyede nişasta bazlı şeker ile üretilen gıda maddeleri üzerinde uyarı yazısı bulunmuyor. Gıdalarda nişasta bazlı şeker oranı belirtilmiyor.

Konuyu Prof. Dr. Ahmet Rasim Kücükusta şöyle izah ediyor; Yapay tatlandırıcılar ve nişasta bazlı şekerler obeziteye davetiye çıkarı yor. Suni tatlandırıcılar bağırsak bakterilerini bozuyor. Fareler ve insanlar üzerinde yapılan ve Nature dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmada da suni tatlandırıcıların sanılanın tam aksine obezite ve diyabet riskini artırabilecekleri bir kere daha ortaya kondu.

Araştırmada, aspartam, sukraloz ve sakarinin bağırsak mikroplarına olan etkisi incelendi ve bu suni tatlandırıcıları kısa zamanda tüketen fare ve insanların kan şekerlerinin 2 ilâ 4 misli arttığı belirlendi.

Tatlandırıcılar neden obezite ve diyabete yol açıyor? Suni tatlandırıcıların obezite ve diyabete başka yollarla da sebep olması mümkün.

1. Tatlandırıcı kullananlar nasıl olsa kalori almıyoruz diye veya bunlar tatlıya düşkünlük yarattıkları için diğer yiyecek ve içecekleri daha fazla tüketiyor olabilirler.

2. Suni tatlandırıcı alındığında beyin bunu glukoz sanarak ensülin salgısını artırabilir ve bu da zamanla ensülin direnci ve diyabete yol açabilir.

3. Suni tatlandırıcıların beyinde haz merkezlerinin faaliyetini artırabilir. Başka bir ifade ile bunlar iştah kontrol merkezini bozabilir ve beynin tatlı duyargaları enerji tüketimini doğru olarak ayarlayamaz olabilir. Böylece de doyma hissi ortadan kalktığından genel olarak daha fazla yeme durumu ortaya çıkabilir.

Araştırmacılar, insan vücudunun kalorisiz yapay tatlandırıcılarla gerçek şekeri ayırt edemediğini, bu tatlandırıcıların da tıpkı şeker gibi, glikozun emildiği bağırsaklardaki sensörleri harekete geçirerek şekerle aynı etkiyi gösterdiği bildirildi.

Prof. Shirazi-Beechey, Yapay tatlandırıcıların kilo kaybetmek isteyenlerin işine yarayacağını düşünmüyorum. Benim tavsiyem doğal gıdalar alsınlar, ancak bunları az miktarda tüketsinler şeklinde uyarılarda bulunuyor ve şu sonucu koyuyor:

Şekerin sigaradan daha sinsi bir düşman olduğunu bir kere daha tekrarlayalım ki Sağır Sultan da adeta Diyabet Yayma Cemiyeti gibi çalışan, mısır şurubu, ilave şeker, suni tatlandırıcılar hakkında tek bir kem söz etmeyen dernekler de duysun.

Alternatif tıp alanında bitkisel ürünler üzerinde çalışma yapan Ahmet Maranki nin düşünceleri ise şöyle: Fruktozlu Mısır Şurubu Katılan, Tatlandırılan Yiyecekleri Tüketenlerle Tatlı Konuşmuyoruz! Hastane Kapılarında Sürüne Sürüne Öldürülüyorsunuz.

Tip 2 diyabette şekerin rolünün incelendiği çalışmada yüksek früktozlu mısır şurubundan zengin işlenmiş gıdaların diyetten çıkarılmasının diyabet riskini azalttığı belirlendi.

Araştırma sebze ve meyvelerde bulunan şekerin ise herhangi bir sağlık sorunu yaratması bir tarafa diyabet ve komplikasyonlarına karşı koruyucu bile olduğunun altını çiziyor.

Sonuç olarak Nişasta bazlı şekerlerin doyma hissi vermediği dolayısı ile fazla tüketildiği bunun da diyabet obezite ye yol açtığı ve kanserojen oldukları pek çok uzman tarafında dile getirilmiştir. Sigara ve diğer zararlı maddelerden kaçınıldığı gibi nişasta bazlı şeker ve Yapay kimyasal tatlandırıcılardan da uzak durulmalıdır. Üstelik bu ülke ekonomisine doğrudan faydalı olan pancar sektörüne zarar veriyorsa bu milli bir mücadele hali almalıdır.

Muş Manşet Gazetesi

Bir Cevap Yaz

blank

Ekonomi Haberleri

Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı

Muş’ta baharın gelmesiyle birlikte bağ ve bahçelerde aşılama çalışmaları hız kazandı. Kentte kendi…

Muş’ta Dere Islah Seferberliği: 4 Köyde Çalışmalar Sürüyor

Muş’ta taşkın riskini azaltmak ve su akışını düzenlemek amacıyla başlatılan dere ıslah çalışmaları…

Muş’ta Araç Sayısı 43 Bini Aştı: Mart Ayında Trafiğe Kayıtlar Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında ülke genelinde toplam 159 bin 931…

Eğitim Haberleri

Muş’ta Okul Güvenliği Toplantısı Gerçekleştirildi

Muş’ta okul çevrelerinde güvenliğin artırılması amacıyla önemli bir toplantı düzenlendi. Muş Valisi Avni…

Öğretmenlere Silah Değil, Çikolata Layık

Son günlerde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan acı olay, Muş eğitim camiasında…

Okul çevrelerinde denetimler artırılacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla okullar ve…

Kültür Sanat Haberleri

Gençler arası kültür ve sanat yarışmalarında başarı

Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Gençler Arası…

Kocaeli’de Muş Halk Oyunları Rüzgarı

Kocaeli’de gerçekleştirilen folklor yarışması, Muş kültürünün görkemli bir başarısına sahne oldu. Kocaeli’de yaşayan…

Yarım Asırlık Bir Ses: Mehmet Ciğer, Türküleriyle Muş’un Hafızasını Yaşatıyor

Fırat Demir Muş Kent Haber Gazetesi 1959 doğumlu olan Ciğer, küçük yaşlardan itibaren…

blank

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri