Skip to main content

Çelik’ten 6 soru önergesi

Muş Haber Fotoğrafı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kuruluna en çok soru önergesi veren milletvekillerinden biri olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Demir Çelik, 6 soru önergesi daha verdi.

Çelik, Başbakan Ahmet Davutoğlunun cevaplamasını istediği soru önergesinde şu ifadelere yer verdi: Üniversitelerde başta Kürt öğrenciler olmak üzere, sol, sosyalist ve muhalif öğrencilere yönelik faşist saldırılar her geçen gün artmaktadır. 26 Aralık 2014te Erzincanda, Maraş ve Roboski katliamlarını kınamak için yapılan basın açıklamasına, çoğunluğu esnafların oluşturduğu faşist grupça basın açıklaması yapan kitleye karşı hakaret edici sloganlar atılmıştır. Basın metninin okunmasından sonra Roboski katliamını anlatan tiyatronun sergileneceği sırada kitleye saldırı olmuştur. Polisin saldırıyı önlemesi gerekirken faşist grupla hareket etmiş ve kitle çok sert müdahalede bulunmuştur. Bir nevi AKP politikasının İç Güvenlik Yasası ile amaçlanmak istenenler o gün orada yaşanmıştır. Türkiyede her geçen gün artan faşist saldırılara karşı hükümet tarafından önlem alınmadığı gibi bizati bu faşist saldırıları meşrulaştıran, bu grupların yanında olmayı görev bilen anlayışla hareket edilmiştir.

Yaşanan bu faşist saldırılarda Kürt öğrencilere linç girişiminde bulunulmuş, HDP yöneticileri ise darp edilmiştir. Her fırsatta bayrağı kutsayan bu faşist grup, HDPye ait parti bayrakları yakmayı kendilerinde hak görmüş, polis olaya sessiz kalmıştır. Erzincan Valiliği sıkıyönetimi andıran yasaklar getirmiş olmasına rağmen yurtta kalan Kürt öğrencilere dışarıdan faşist gruplar tarafından saldırılar olmaya devam ediyor. Kürt öğrencilere yönelik saldırılar devam ederken polis tek taraflı davranmış, 02.01.2015 tarihinde Kürt öğrencilerin evlerine ve kaldıkları yurtlara Şafak operasyonu başlatarak 14 Kürt öğrenciyi, darp ederek gözaltına almıştır. Öğrenciler 3(üç) gün gözaltında tutulduktan sonra adliyeye sevk edilmişlerdir. Yaklaşık 22 saat süren ifadeleri sonucunda 11 öğrenci tutuklanıp Erzincan T Tipi cezaevine gönderilmiştir. Daha sonrasında polis, birçok Kürt öğrencinin resimlerini sosyal medya ve esnaflara dağıtarak, bunlar terör örgütü üyesidir ifadelerini kullanmış, faşist saldırıyı meşrulaştırmaya çalışmıştır.

Bu bağlamda; 1- HDP olarak bu tür faşist saldırıları kınayan, bu saldırılar hakkında soru önergeleri, araştırma önergeleri vererek gündemleştirmemize rağmen bu faşist saldırıların devam etmesi konusunda Hükümetinizin bir eksikliği ya da taviz verdiğinizi düşünüyor musunuz?

2- Basın açıklaması düzenleyen gruba polis ve faşist grup hiçbir sebep yokken saldırmasına rağmen bu gruptan hiçbir tutuklama yapılmamış olmasını, buna karşın 14 Kürt öğrencinin tutuklanmasını nasıl açıklayacaksınız?

3- 21 Ekim 2014 TBMM Grup toplantınızda, Toplantı ve gösteri yapma hakkı demokratik bir haktır, engellenmez. Eğer biri engelleyecek olursa önce ben önüne gider engellediği yerde toplantı ve gösteri yaparım. Şiddete dönüştürülen her türlü eylem suç sayılacak ifadesini kullanmıştınız. Erzincan da Kürt öğrencilere yönelik bu şiddet ve keyfi uygulamalardan haberdar mısınız? Haberdar iseniz kullanmış olduğunuz ifadeler doğrultusunda hiçbir işlemin başlatılmamasının nedeni nedir?

4- İç Güvenlik Reform Paketi ile Türkiyenin Polis Devletine dönüştürülüyor düşüncesi hakkında ne düşünmektesiniz?

5- Demokratik düzen içinde, kanun hâkimiyetinin sağlanması ve korunması, yurt içinde huzur ve nizamın temini, vatandaşların can, mal, ırz güvenliğinin sağlanması ve korunması, suç işlemeye yönelik davranışların önlenmesi, sanıkların yakalanarak adalete teslim edilmesi görevlerini yerine getiren teşkilata Emniyet teşkilatı denir. Teşkilatın görevli memurlarına da polis adı verilir. Bu açıklama üzerinden yola çıktığımızda sistematik olarak Kürt öğrencilere yönelik gerçekleştirilen faşist saldırıların yaşandığı üniversitelerde(Muğla, Erzincan, Çanakkale, Niğde, Erzurum, Karabük, Bolu, Burdur, İzmir) polisin yukarıda açıklamış olduğum teşkilat görevini yerine getirmek yerine faşist gruplarla birlikte hareket edip Kürt öğrencilere saldırıp linç girişiminde bulunmasını nasıl açıklayacaksınız?

6- Daha önce defalarca kez basına yansıyan ve faşist gruplar tarafından Kürt öğrencilere yönelik gerçekleştirilen saldırılarda sadece Kürt öğrencilerin tutuklanmasını nasıl açıklayacaksınız? Bu açıkça bir ayrımcılık değil midir?

7- 2002 Yılından bu yana yıllara göre, farklı kimliği, kültürü ve politik düşüncesinden dolayı kaç ırkçı saldırı olayı yaşanmıştır? Bu saldırılar sonucunda kaç kişi gözaltına alınmış kaçı hakkında hukuki işlem yapılmıştır?

Çelik, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelikin cevaplandırmasını istediği soru önergesinde şu ifadeleri kullandı: 1- Muşa yönelik gerçekleştirilecek kültür ve turizm yatırımlarının 2015 yılı Bütçesinden alacağı pay ve miktar nedir? Bir önceki yıla göre artış oranı nedir?

2- 2002 yılından bu yana Muşa yönelik Bakanlığınızın gerçekleştirmiş olduğu ve devam eden projelerin ödenek miktarları ile gerçekleşen ödenek tutarları yıllar itibariyle nelerdir? Bunların hangileri, hangi tarihte hizmete girmiş, ya da girecektir?

3- Geçmişin kültür değerlerini belirli bir düzen içerisinde korumak ve sergilemek için oluşturulan, bilime, sanata ve sosyal yaşama yönelik çeşitli amaçlar taşıyan, toplumun gelişmesi ve eğitilmesi için vazgeçilmez olan Müzenin Muşta olmaması hakkında ne düşünmektesiniz? Başta Urartular olmak üzere birçok medeniyete ait tarihi yerlerin olduğu Muş İline hali hazırda açılması düşünülen Müze var mıdır?

4- ABDde 17.500, İngilterede 1850, Almanyada 6501 adet müze varken Türkiyede bu sayı 295tir. Bunun yanında Türkiyede yaklaşık 500e yakın AVM bulunmaktadır. Türkiyede ki bu durum hakkında ne düşünmektesiniz? 5- Bakanlık olarak Muş ilinde bulunan tarihi eserlere ait bir veri çalışması var mıdır?

Milletvekili Çelik, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüceye şunu sordu: Riva Deresi veya diğer adıyla Çayağzı Deresi, Marmara Bölgesi’nin kuzeyinde, Kocaeli Yarımadası’nda bulunan bir akarsudur. Kocaeli ilinin Gebze ilçesine bağlı Tepecik köyü yakınlarından doğarak, İstanbul ili sınırları içine girer. Pendik ve Çekmeköy ilçelerinden geçerek Beykoz ilçesinde Karadeniz’e dökülür. Denizle buluştuğu yerde, kendisiyle aynı adı taşıyan Beykoz’un Çayağzı (eski adıyla Riva) mahallesi bulunmaktadır.

Akarsu, İstanbul’un Pendik ilçesinde Ömerli Baraj Gölü’nü oluşturur. Bu baraj gölü İstanbul ilinin içme suyu gereksiniminin %48’ini karşılamaktadır. Toplam uzunluğu 70 kilometre olan akarsunun 38 kilometrelik bölümünden su toplanmaktadır. Ömerli Baraj Gölü’nden sonra Koçullu, Ömerli, Sırapınar, Hüseyinli, Bozhane, Öğümce, Göllü ve Paşamandıra köylerinden geçerek denize döküldüğü yer olan Çayağzına ulaşmaktadır. Akarsunun bu ikinci bölümü %75-80 oranında ormanlarla kaplıdır. Geri kalanı ise tarım alanları ve otlaklar oluşturmaktadır.

Durgun bir suya ve geniş bir yüzeye sahip olduğu için tekne kullanımına uygundur. Yerel çapta balıkçılık etkinlikleri de yürütülmektedir. Ancak son yıllarda sanayi kuruluşları ve atık suların tam arıtılmadan dereye verilmesi nedeniyle büyük çapta kirlilik sorunu yaşanmaktadır. Dere ve çevresindeki yeşil alanlarda Türkiye’de nadir görülen türlerle birlikte endemik bitkiler de tehlike altındadır. Riva Deresine kıyısı olan köylerde yaşayan vatandaşlar Bölgedeki fabrikaların kimyasal atıklarını gizlice Riva Deresine boşaltıklarını söylemektedirler. Bu nedenle balık ölümleri yaşanmaktadır.

Bu bağlamda; 1- Riva Deresinde yaşanan sorunlar hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Var ise ne gibi çalışmalar başlatılmıştır? 2- Riva Deresi civarında bulunan Fabrikalar incelenmiş midir? 3-Özellikle İstanbul için hayati önem taşıyan Riva Deresinde yaşanan Çevre felaketine yol açan fabrikalar hakkında yasal işlem başlatılacak mıdır?

HDP Muş Milletvekili Çelik, Adalet Bakanı Bekir Bozdağın cevaplandırmasını istediği 3 soru önergesinde şu ifadelere yer verdi: Amasya cezaevinde bulunan ABDULLAH ALTUN yıllardır ağır eklem hastalığı yaşamaktadır. Ankilozan Spondilit hastasıdır. 4 yıl önce Diyarbakır D Tipi Cezaevinde iken Dicle Üniversitesinde tedavisi yapıldıktan sonra Amasyaya sevk edilmiştir. Amasyada söz konusu hastalığın tedavisini yapacak hastane bulunmadığından 4 yıldır tedavisi yapılmamaktadır. Bu durumu bildiren hastane raporunu defalarca Adalet Bakanlığına göndermiştir. Amasya Üniversitesi hastanesi ileri tetkik ve tedavi amaçlı Ramotoloji bölümü olan bir üniversite hastanesinde tedavisinin yapılmasını birkaç kez rapor etmiştir. Buna rağmen 4 yıldır bakanlık karar vermiş değildir. Şuan hastalığı ileri bir aşamada olup, günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır. Mahkûmun tüm eklemleri iltihaplı olup, hastalığı şiddetli ağrılarla devam etmektedir.

Bu bağlamda; 1- Abdullah ALTUNun hastalığının bilinmesine rağmen Diyarbakır Cezaevinden Amasya Cezaevine sevk edilmesini nasıl açıklayacaksınız? Amasya da söz konusu hastalığın tedavisini yapacak hastane olmadığının bilinmesine rağmen hükümetinizin Abdullah ALTUN u ölüme terk ettiği iddiası konusunda ne düşünmektesiniz?

2- Türkiye cezaevlerinde ağır hasta sahibi kaç mahkûm bulunmaktadır? 3- 2002-2015 yılları arasında ağır hastalık sahibi kaç mahkûm yaşamını yitirmiştir. 4- Adalet Bakanlığına defalarca kez Amasyada bu hastalığın tedavisini yapacak hastanenin bulunmadığı rapor edilmiş olmasına rağmen Bakanlığınızın konuya sessiz kalması hakkında ne düşünmektesiniz?

Basında yer alan bilgiler ışığında Meclis Destek Hizmetleri Başkanlığında idari sorumlu olarak görev yapan A.Ç biriminde taşeron şirkete bağlı temizlik işçisi olarak görev yapan bir kadına cinsel tacizde bulundu. Yasalarla kadına yönelik şiddetin önlenmeye çalışıldığı Mecliste taciz vakasının yaşanıyor olması ironidir.

Bu bağlamda; 1- Yaşandığı söylenen taciz vakası hakkında soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise hangi aşamadadır? 2- Kadına yönelik cinsel şiddet ve tacizin önlenmesi için yasalar çıkaran ve araştırma komisyonları kuran TBMMde yaşanan cinsel taciz skandalı hakkında ne düşünmektesiniz?

3- 2002-2012 yılları itibariyle kaç tecavüz ya da cinsel taciz davası açılmıştır? Bu davalarda kaç kişi ceza almıştır?

17.09.2014 tarihinde Erzincan ilinde Fevzipaşa Caddesi üzerinde bulunan eski otogar önünde PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ tarafından Eğitimde Hak İhlallerini protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenlenmiştir. Eğitimde Hak İhlallerine Karşı Yürüyoruz yazılı pankart açılmış, Devletin Alevisi olmayacağız, Zorunlu Din Dersi İstemiyoruz, Aleviyiz Haklıyız Kazanacağız şeklinde sloganlar atılmış, düzenlenen eylemde gözaltına alınan Hasan SINIRTAŞa pek çok suçlamada bulunulmuştur. Hasan Sınırtaş meşru, demokratik bir yürüyüşe katılmıştır. Ama tutulan tutanaklardan anlaşılacağı üzere Alevilerin hak talebinde bulunmalarının dahi suç olduğunu gösteren sorular sorulmuş, bu çerçevede suçlanmıştır. İlgili Tutanakta sorulan sorular şunlardır; *Belirtilen eyleme katılmadaki amacınız nedir? Açıklayınız. *Grubun fotoğraflarını veya görüntülerini ne amaçla çekiyorsunuz? Bunları kim/kimlerle paylaşıyorsunuz? Açıklayınız.

Bu bağlamda; 1- Yukarıda bahsettiğim durumdan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? 2- Alevi İnanç ve kültürüne dönük ret ve asimilasyon boyutlu politikaların her geçen gün artıyor olmasından kaynaklı Bakanlığınızın bir eksikliği olduğunu düşünüyor musunuz? Düşünmüyor iseniz sistematik olarak Alevi Vatandaşlarımızın hayatın her alanında ret ve asimilasyon politikalarına maruz kalmalarını nasıl açıklayacaksınız?

3- Hali hazırda Alevi vatandaşlarımızın temel taleplerini karşılama noktasında Hükümetinizin bir çalışması var mıdır? Yok ise nedeni nedir?

Muş Manşet Gazetesi

Bir Cevap Yaz

blank

Ekonomi Haberleri

Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı

Muş’ta baharın gelmesiyle birlikte bağ ve bahçelerde aşılama çalışmaları hız kazandı. Kentte kendi…

Muş’ta Dere Islah Seferberliği: 4 Köyde Çalışmalar Sürüyor

Muş’ta taşkın riskini azaltmak ve su akışını düzenlemek amacıyla başlatılan dere ıslah çalışmaları…

Muş’ta Araç Sayısı 43 Bini Aştı: Mart Ayında Trafiğe Kayıtlar Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında ülke genelinde toplam 159 bin 931…

Eğitim Haberleri

Muş’ta Okul Güvenliği Toplantısı Gerçekleştirildi

Muş’ta okul çevrelerinde güvenliğin artırılması amacıyla önemli bir toplantı düzenlendi. Muş Valisi Avni…

Öğretmenlere Silah Değil, Çikolata Layık

Son günlerde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan acı olay, Muş eğitim camiasında…

Okul çevrelerinde denetimler artırılacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla okullar ve…

Kültür Sanat Haberleri

Gençler arası kültür ve sanat yarışmalarında başarı

Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Gençler Arası…

Kocaeli’de Muş Halk Oyunları Rüzgarı

Kocaeli’de gerçekleştirilen folklor yarışması, Muş kültürünün görkemli bir başarısına sahne oldu. Kocaeli’de yaşayan…

Yarım Asırlık Bir Ses: Mehmet Ciğer, Türküleriyle Muş’un Hafızasını Yaşatıyor

Fırat Demir Muş Kent Haber Gazetesi 1959 doğumlu olan Ciğer, küçük yaşlardan itibaren…

blank

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri