Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Demir Çelik ve HDP İl Genel Meclisi üyeleri ve parti temsilcilerinden oluşan heyet Muş Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığını ziyaret etti. Çelik, burada yaptığı konuşmada, Muş Valimizin birkaç gün öncesinde yerel basına yansıyan mesnetsiz amacını aşan abartılı açıklamalarına dair zorunluluk hissettiğimizden konuya izahat getirmek istiyoruz. Her şeyden önce devletin kendisi de devleti temsil eden sivil bürokratını kimliklere siyasal düşüncelere inançlara ve kültürlere eşit mesafede nötr olması gerektiğidir. Onun inancı, düşüncesi, fikri evinde kalır her topluma ve topluluğa her kesime eşit mesafe de kalmak hukuk devletinin olmazsa olmazıdır dedi.
Çelik, Devlet adına tüm Muşu kucaklamak ve kapsamaktan mükellef olan Muşta yaşayan 500 bin civarındaki insanımızın tümüne eşit mesafede olmak gereken bir Vali maalesef bu özelliğini kaybetmişçesine AKPnin iktidar siyasi parti il başkanı gibi soruna yaklaşmakta ve bu temelde de iktidara yaranmak, iktidarın çıkarına hizmet verecek açıklamalarda bulunmaktan yetinmeyip hareketimizi, partilerimizi ve yurtsever halkımızı suçlayan onları vicdani bir insani sorumluklarını yerine getirdiklerinden hareket mahkûm eden bir yaklaşımda bulunmuştur. Vali göreve başladığından bu yana defalarca uyarmış olmamıza rağmen AKP propagandasından geri durmamıştır. AKP İl başkanı gibi davranmış Türkiyenin 95 yıllık geçmişini 2002 den bu yana ibaretmiş gibi bir algı ve olmayan nitelikli gelişmede sanki AKPnin hikmetiymiş onun halkımıza kazandırdığı bir kısım nitelikli adımlarmış gibi bize pazarlamaya çalışıyor. AKPnin faşizan uygulamalarının ne olduğunu en azından 13 yıllık iktidarında biz Kürtler ve demokratik siyasetin yürütücüleri olan Halkların Demokratik Toplum Partisi ziyadesiyle yaşayarak gördük şeklinde konuştu.
AK Partiyi de sert bir dille eleştiren Çelik, Her türlü hukuk dışı uygulamaları AKP iktidarının bize reva gördüğüdür. Yaptığı tek şey 90 yıllık imar projesini sürdürmektir. Kürdün inkarına imhasına Roboski de olduğuna benzer devam etmektir. Varsa ortada bir şey bunun propagandasını yapmak da Sayın Valiye düşmez. Halkın tercihi ve teveccühü olması gerekendir. Kaldı ki Muş AKPden ibaret değil. Muş AKPden daha çok seçmen iradesinin tecelli ettiği seçmenleri ile demokratik bölgeler Partisinin, Halkların Demokratik Partisinin kentlerinden biridir. Açlık, yoksulluk sefalet ve işsizlikle haşır neşir olan ilimizde insanlar zoraki ekonomi ve siyasi gerekçelerden dolayı hala göç konumuyla karşı karşıya kalmışsa bu herkesten çok AKP iktidarının ayıbıdır. Propaganda yapmaya değer hiçbir gelişme maalesef Kürdistanın önemli illerinden biri olan Muşumuza yansıtılmış. Bir an evvel AKP İl Başkanı tavrında anlayışına ve zihniyetinden vazgeçmeye davet ediyorum. Her kesime her topluma ve siyasal düşünceye eşit yaklaşmasını halkın iradesi olan ve 24 il genel meclisinin 17sinin kazandığı Demokratik Bölgeler Partisi ile Halkların Demokratik Partisini, hiçe sayarak yok hükmünde kabul ederek siyaset yapılamaz. Bu manada da il yönetilemez diye konuştu.
Çelik konuşmasını şu şekilde sürdürdü: Demokratik Bölgeler Partisi yada Halkların Demokratik Partisi ismini vermeyerek Kürt çocuklarını ve gençlerini zoraki Kobaniye, Kobani ile birlikte gerilla mücadelesine sevk ettiğimiz gönderdiğimiz yönünde yapılan açıklamalar suçlamadır. Hiçbir Kürt genci yaşanan bunca inkar politikasına rağmen bir başkasının telkinine bir başkasını yönlendirmesine ve baskısına fırsat vermeden koşa koşa sevdasına aşkına koşarcasına gidiyor. Hiçbir Allahın kulu zoraki bu sevdaya gideni alıkoymaya yönlendirmeye de kendine hak görmesin. Bir ihmal vardır bir soykırım ve katliam söz konusudur. Bulanıkta 7 kişinin örgüte zoraki bizim tarafımızdan yönlendirildiği onların zoraki Kobaniye gönderildiği iddiası tamamen yalandır. Kürt özgürlük hareketinin fezlekesinden KCKsine hiç birinin mevcut var olan potansiyele rağmen yeni gerillaya Şirvanlara ihtiyacı olmadığını onlar açıklamışlardır. Var olan silahlı mücadeleyi sona erdirmek barışı tesis etmek konusunda da Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalanın başlattığı sürecin arkasında ve barışı da en çok isteyen taraftır. Savaşta ısrar eden savaşı körükleyen ölümlere de sessiz kalan maalesef İl başkanlığına soyunduğu iktidar partisidir. 13 yıldır her seferinde ateşkesler ve çatışmasızlık kararını boşa çıkararak seçimlere kurban kılanda AKPdir. 2013ün 3 Ocakından bu yana 2 yıla aşkın bir zaman dilimi içerisinde ve sonrasında bizler tarafından nitelikli adımlara karşı devlet ne yapmıştır Şu anda bile anti demokratik hukuk dışı yüzde 10 seçim barajıyla Kürt iradesini Kürt siyasetini demokratik siyaseti meclis dışında siyaset dışında tutmanın ayak oyunlarını oynayan AKPden bahsediyoruz.
O nedenle savaşı isteyen, ölümü isteyen iktidardır. İktidardan beslenenler savaş karşıtı barıştan yana barışı esas alan Halkların Demokratik Partisidir.
Muş Manşet Gazetesi


