Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, HDP Muş Milletvekili Demir Çelikin üniversite kampüsüne alınmadığı gerekçesi ile kamuoyu oluşturulma çabası içinde olunduğunu belirterek, ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
MŞÜ Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, makamında düzenlediği basın toplantısında HDP Muş Milletvekili Demir Çelikin kampüse alınmadığı yönündeki iddiaları cevapladı.
Bir süredir, üniversite ile ilgili olarak, gerçeklerle ilgisi olmayan bir kamuoyu oluşturma çalışmasının dikkati çektiğini kaydeden İnanç, bu tür konulara, çok fazla müdahil olmamalarına rağmen basın mensupları ile bazı gerçekleri paylaşma ihtiyacı duyduğunu açıkladı.
Yaşanan olaylarla ilgili olarak konuşan İnanç, HDP Muş Milletvekili Sayın Demir Çelikin, Üniversitemiz kampüsüne alınmadığı şeklinde bir haber çıkmıştır. Konunun aslı şu şekildedir: 16 Aralık 2014 günü, Sayın Demir Çelik telefon ile arayarak; havaalanına indiğini ve bir grup arkadaşı ile beni randevusuz olarak ziyarete geleceğini söylemiştir. 17 Aralık 2014 günü Ankarada yapılacak olan ve Üniversitemize AB tarafından verilecek Diploma Eki Ödül Töreni için ayrılmak üzere olduğumu ve rektör yardımcımız ile görüşebileceğini belirttim ve mutabık kaldık. Aldığımız duyumu da kendisi ile paylaşarak; Üniversitemiz kampüsünde öğrencilerle birlikte eylem yapacağını duyduğumuzu, takdirin kendisine ait olduğunu, ancak bunu önermediğimizi, çünkü öğrencilere zarar vereceğini belirterek telefonu kapattım. Sayın Vekil yanındaki 40-50 kişi ile kampüsümüze geldiğinde, kendisi nezih bir şekilde karşılanmış ve içeri davet edilmiştir. Yanında gelenler de girmek istediklerinde, kimlik kaydı yaptırarak bunun mümkün olduğu belirtilmiştir. Ancak Sayın Vekil, bunların kendi misafiri olduğunu belirtmiş ve kimlik kaydı yapılmasına direnmiştir. Kendi misafirlerinin TBMMne de kayıt yaptırdıkları hatırlatılarak, kurum kuralları gereği bunun şart olduğu belirtilmiştir. Buna rağmen özel güvenlik elemanlarımıza görevleri yaptırılmayarak zorla içeri girilmiştir. Tespit edilen ve ekli listede ismi verilen kişiler ile birlikte Sayın Vekil, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bayram Coşkun ile görüşmüşlerdir. Ayrıca görüşme sonrası, kampüsümüz Aliya İzzetbegoviç meydanında, Sayın Vekil ve arkadaşlarının da katıldığı öğrenci eylemine ait video ve fotoğraflar da mevcuttur. Konunun aslı bu şekilde iken; daha sonra Sayın Demir Çelik ve Sayın Sırrı Sakık tarafından, basına tam tersi bir tablo yansıtılarak, şahsım ve kurumum hedef olarak gösterilmiştir dedi.
İnanç, Daha önce de iki kez kampüsümüzde gerçekleşen Milletvekili eylemini kamuoyunun sorgulaması gerektiği düşüncesindeyiz. Milletvekilinin her hareketini sorgulayan kamuoyu; öğrencileri kışkırtıcı eylemlerin, milletvekilleri ve çarşıdan katılan belirli görüş mensuplarınca organize etmesini de asla tasvip etmemektedir. Diyarbakır, Bingöl ve Muş merkezden gelen bazı şahıslar ile birlikte 26 Aralık 2014 günü kampüsümüzde Uludere Katliamı bahanesiyle bir eylem yapılacağı, bu eylemde Rektör odası işgal edilerek, sınavların sabote edileceği, çevreye zarar verileceği gibi bilgiler tarafımıza ulaşmıştır. 26 Aralık 2014 günü sabah erken saatlerde çevre illerden gelip kampüse zorla girmeye çalışan kişiler engellenmiş ve tarafımıza gelen bilgilerin doğruluğu teyit edilmiştir. Bunun üzerine; 6 yıldan beri üniversite kampüsüne güvenlik güçlerini davet etmeyen Rektörlüğümüz, bu kez güvenliği sağlayamayacağı gerekçesi ve sorumluluğuyla, güvenlik güçlerini davet etmiştir. Konu bundan ibarettir. Daha önce de defalarca kamuoyu ile paylaştığımız gibi, güvenlik güçlerini kampüsüne davet etmeyen nadir üniversitelerden birisidir Muş Alparslan Üniversitesi. Soru şu: masum bir öğrenci anması gibi gösterilmeye çalışılan eyleme; Diyarbakır, Bingöl ve Muş merkezden gelerek katılmaya çalışanlar kimlerdi?Neden buna ihtiyaç duyuldu? Kamuoyu tüm bunların farkındadır dedi.
ADLİ SÜREÇ BAŞLATILACAKTIR
Bütün bunlarla ilgili idari sürecin devam ettiğini adli sürede başlatılacağını kaydeden İnanç, Kampüsümüze zorla giren, görevi yaptırmayan, sahte kimlikle giren kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır. Bir yarıyıl boyunca final sınavlarına hazırlanan yaklaşık 10 bin öğrencimizin, sınav salonlarına girmek ve kâğıtları yırtmakla, sınavlarını sabote eden 15-20 öğrenci hakkında ise en ağır disiplin cezası uygulanacaktır.10 bin öğrencimizin hakkını kim savunacaktır? 10 bin öğrenciyi 15-20 öğrencinin insafına bırakacak kadar aciz bir yönetim yoktur ve bundan böyle asla olmayacaktır. İlgili kanun maddeleri, İç İşleri Bakanlığı genelgesi, İl Güvenlik Kurulu kararları ile; üniversite kampüslerine güvenlik güçlerinin alınması Rektör talimatıyladır. Rektör; hem yetkili hem de sorumludur. Güvenliği, mevcut özel güvenlik güçleri ile sağlayamayacağına kanaat getiren Rektör, bu kez güvenlik güçlerini talep etmek zorundadır. Güvenlik güçleri de bu sorumluluğu yerine getirmek durumundadır. Daha önce, defalarca özel güvenlik elemanlarımız darp edilmiş, zorla kampüs alanımıza girilmiştir. Tüm uyarılarımızarağmen,ki siz basın mensupları bunun canlı şahidisiniz, bu gruplar saldırganlıkta ısrar etmişlerdir. Şimdi soru şu: kampüsümüze güvenlik güçlerini çağırmamız için cenaze mi kalkmasını bekleyeceğiz?
Birçok üniversite yerleşkesinde, sabit güvenlik güçlerinin bulunduğunu ancak Muş Alparslan Üniversitesi olarak buna başvurmak istemediklerini kaydeden İnanç, ihtiyaç duyulduğu an tereddütsüz buna da başvurabileceklerini belirterek, Bizi buna zorlayanlar, bundan utanç duymalıdırlar dedi.
TBMMNE HAKKIMIZDA SORU ÖNERGESİ VERİLMİŞTİR
İnanç açıklamasını şöyle sürdürdü; Bir de, güya belirli sendikalara üye personelin işine son veriyormuşuz gibi bir algı oluşturulmaya çalışılarak TBMMne hakkımızda soru önergesi verilmiştir. Bizim açımızdan hiçbir kıymeti olmayan bir girişimdir. Çarşıda siyaset yapamayanlar maalesef üniversite üzerinden siyaset yapmaya çalışmaktadırlar. Konunun aslı şudur: YÖK tarafından ilan edilen ÖYP kadrolarına, YÖK tarafından yerleştirme yapılır. Ancak atama yetkisi ve sorumluluğu tamamen Rektöre aittir. Şimdiye kadar YÖK tarafından üniversitemize yerleştirilen fakat ataması yapılmayan en az 20 kişi vardır. Bunlar yanlış beyan, eksik belge gibi nedenledir. Kriterleri taşıyanların ise, ki bahsedilen kişi öyledir, ataması yapılarak göreve başlatılmıştır. Ancak göreve başlatılanların, Rektörlüğün ilan şartlarına göre hareket etmeleri zorunluluktur. Bu şekilde işine son verilen birkaç kişi daha vardır. Ancak kişilik haklarına saygımız gereği isimlerini anmayacağız. Örneğin Eğitim Bir-Sen üyesi H.T. isimli arkadaşımızın da işine son verilmiştir. Yine, AK Parti Milletvekillerinden birisinin yakını olan bir arkadaşımızın ise ataması bile yapılmamıştır. Ancak ne AK Parti ne de Eğitim Bir-Sen ayağa kalkmamıştır. Konuyu ideolojik düzeye çalışarak, kurallarımızdan vazgeçeceğimizi zannedenler büyük bir yanılgı içindedirler.
İnanç açıklamasını şu şekilde sonlandırdı; Üniversitemizde kaos ortamı oluşturmak isteyenler; amacınız nedir? Siz niçin Muş düşmansınız? Siz neden Üniversiteye düşmanlık yapıyorsunuz? Neden öğrencilerimize düşmansınız? Öğrencilerimiz size ne kötülük yaptı? 10 bin öğrencimizi neden 15-20 öğrencinin baskısı altına almaya çalışıyorsunuz? Hatta eyleme katılan bazı öğrencilerimizi affettiğimiz için aracı olan akli selim insanları neden eleştiriyorsunuz? Öğrencilerin okuldan atılmasını mı arzuluyorsunuz? Öğrencilerimiz size itibar etmiyor. Eylemlerinize katılmıyor. Bu, bir tercihtir. Tablo ortada. Niçin zorunuza gidiyor? Sizin demokrasi, barış anlayışınız bu mudur? Çözüm Süreci gibi önemli bir dönemi yaşarken, maalesef belirli kesimlerin Savaş Lobisine yenik düştüğünü görüyoruz. Üniversitemiz savaştan değil; barıştan ve çözümden yanadır. Bu konuda da ısrarlıdır. Çözüm Süreci öncülerinden olan Üniversitemiz neden birilerini rahatsız ediyor? Üniversite yönetimimizi tehdit ederek, çarşı ile karşı karşıya getirmeye çalışarak kimse bir şey elde edemez. Muş halkı ile kucaklaşmış, derin bir aidiyet kurmuş üniversitemiz bu yolculuğuna kararlılıkla devam edecektir. Rektörlük olarak; yetkimizi, sorumluluğumuzu ve haddimizi de biliriz. Yoldan geçerken, bu pozisyonlara atanmış kişiler değiliz. Görev yaptığımız Muş ilinde, yedi yıldır sadece işimizi düşünmekteyiz. Bizi eleştirenlerin toplamının Muşa katkısı, Üniversitenin katkısının kırkta biri değildir.
Muş Manşet Gazetesi


