Okullara gitmeyen sendika üyeleri Belediye Meydanında bir araya gelerek basın açıklaması yaptılar.
Şube Başkanı Ümit Çolakın okuduğu basın açıklamasında, Bugün, milli eğitimdeki haksızlıklara, hukuk tanımazlığa, adam kayırmalara karşı isyanın doruğa çıktığı gündür. Bugün, Hz. Ömer adaletini elinin tersiyle itenlere, milli eğitimde ayrımcılık kokan uygulamalara, yılların emeğiyle elde edilmiş makamların yandaşlara, torpillilere, sırtı kalın olanlara peşkeş çekilmesine dur denildiği gündür. Bugün, öğretmenlerin itibar kaybetmesine neden olan uygulamaların, çalışanlara enflasyon farkını dahi çok görenlerin, protesto edildiği gündür dedi.
OKULLARIMIZDA BUGÜN ZİLLER ÇALMIYOR
Türkiye genelinde sendikacılığın asgari standartlarını karakterinde taşıyan bütün sendikalarla birlikte iş bıraktıklarını söyleyen Çolak, Okullarımızda bugün ziller çalmıyor, eğitim çalışanları işbaşı yapmıyor. Bugün, yandaş yönetici atamalarına hayır demek için, Sendikamızın nöbet ücretleri ile ilgili 6 saatlik ek ders talebinin yerine getirilmesi için, İlk defa alamadığımız enflasyon farkı için, Özel okulları teşvik edip, parasızlıkla cebelleşen devlet okullarına üvey evlat muamelesi yapıldığı için, Öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının kaybettiği itibarları için, alanlardayız! Bilindiği gibi okullarda yöneticiler birer birer tasfiye ediliyor. Bilgisi, birikimi, ödülleri ve başarıları ile adından söz ettiren, okulu TEOGda, üniversite sınavlarında başarılı olan, öğrenciler, öğretmenler ve veliler tarafından takdirle karşılanan okul müdürlerinin sırf siyasi iktidarın kapı kulu olmadıkları için, sırf Milli Eğitim yetkilileri istemediği için görevlerine son verildi. Onların yerine masa başı ilişkileri, akrabalık, dostluk, yandaş sendika, siyaset ilişkileri güçlü olanlar görevlendiriliyor şeklinde konuştu.
İLİMİZDEKİ DURUM TAM BİR KEPAZELİK
MEB yasası ile Yönetici atamalarını eleştiren Çolak, Milli Eğitim Yasası ve akabinde çıkarılan Yönetici Atama Yönetmeliği ile okulları hallaç pamuğu gibi dağıttılar. Görev süresi uzatılacak müdürleri, kendilerine biat edenlerden, ideolojisi ve siyasi duruşu iktidara yakın olanlardan seçtiler. Bir de malum bir sendika var. Siz onu biliyorsunuz. O sendikayla AKP teşkilatları istedikleri okul müdürlerinin listelerini hazırladı ve bu sipariş listeler milli eğitim müdürlerinin, şube müdürlerinin önüne sunuldu. İşte böylesine ahlaksız, böylesine arsız, böylesine rezil bir dönem yaşıyoruz. İlimizdeki durum ise tam bir kepazelik diye konuştu.
MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜNE SERT TEPKİ
Milli Eğitim Müdürü Arslanı eleştiren Çolak, İl Milli Eğitim Müdürümüz Cevdet Arslan, dün yaptığı basın açıklamasında öğretmenleri vicdanlı davranmaya davet ederken iş bırakmanın hak gasbı olacağından bahsediyor. Şimdi sizlerin huzurunda kendisine soruyorum, Eyy Cevdet Arslan siz, hak nedir bilir misiniz? Sizin vicdanınız kimlerin emrindedir? Allah korkunuz da mı kalmadı? Okulların kapalı olduğu bir dönemde göreve başladınız, adını ilk kez duyduğunuz, yüzünü dahi görmediğiniz okul müdürlerine sıfıra yakın puanları hangi vicdanla verdiniz? Okul müdürlüğünde yetersiz gördüğünüz kişiyi hangi hak anlayışıyla şube müdürü yaptınız? İlimizi tüm Türkiye ye tanıtan, AB projesi yürütmüş, bakanlıktan bir çok ödül almış idarecileri eğitim öğretimin menfaatlerini düşünerek mi görevden aldınız? O yüzden ilimizdeki eğitim öğretimin çıkarlarından, haktan ve vicdan bahsedecek olan en son kişi sizsiniz Sayın Cevdet Arslan ifadelerini kullandı.
Bu süreçte, okul müdürlerinin de kendi ekibini oluşturacağını söyleyen Çolak, Yani okul müdürleri; yardımcılarını kendisi seçecek. Böylece okul müdürlerinin büyük kısmı siyasi ve ideolojik görüşü kendisiyle örtüşen kişileri çalışma arkadaşı olarak belirleyecek. Hatta büyük bir kısmına kimlerle çalışacakları yine bir yerlerden gelen talimatlarla bildirildi bile! Bu süreç bununla da bitmeyecek. Bildiğiniz gibi ilk kez görevlendirilecek müdürlere sözlü sınav uygulaması getirildi. Siz yazılı sınavı ortadan kaldırın, kendi adamlarım makamlara gelsin diye sözlü sınav yapın, bunun adına da adaletli yönetici görevlendirme (!) deyin dedi.
Milli Eğitimde her alanda yaşanan kadrolaşmadan şube müdürlerinin de nasibini aldığını söyleyen Çolak konuşmasını şu şekilde sürdürdü: Mülakatla iktidara bağımlı kişiler, şube müdürü yapılarak kariyer, emek, alın teri, liyakat hiçe sayılmıştır. Konu, yargıya taşınmış sözlü sınav sonuçlarına göre atama yapılması hukuka aykırı bulunarak, söz konusu yönetmeliğin yürütmesi durdurulmuştur.
Ancak MEB hukuksuzluklarına devam ederek, sözlü sınava dayalı şube müdürlüğü atamalarını iptal etmemiştir. Bu nedenle Türk Eğitim-Sen olarak hukuku hiçe sayan MEB Müsteşarı hakkında suç duyurusunda bulunduk. Akabinde de sözlü sınava dayalı şube müdürlüğü atamalarının iptal edilmesi için Danıştayda dava açtık. Yargının bu konuda da sağduyulu davranacağına inanıyoruz. Şayet yargı bunu da iptal ederse, MEB bu kez ne yapacaktır?
Görüldüğü üzere eğitimin tonlarca sorunu ve bu sorunları çözmekten uzak bir siyaset anlayışı bulunmaktadır. Eğitimine önem vermeyen, eğitimcisini siyasi ihtirasları uğruna bir kalemde harcayan, benim dediğim olacak anlayışını dikte ettiren, nitelikli eğitimi sağlamak yerine kendisi gibi düşünmeyenlere ayak kaydırma operasyonu yapanlar, bugün MEBi batağa saplamıştır. Bizim amacımız üzüm yemektir. Hiçbir tavrımızı siyasi mülahazalarla ortaya koymuyoruz. Tek derdimiz eğitim çalışanlarının daha huzurlu ve eğitim hizmetinin verimli olmasıdır. Kim yaparsa yapsın doğruların hep destekçisi olacak; kimden gelirse gelsin yanlışların karşısına kaya gibi dikileceğiz.
Sendikamızın bu eylemi bir uyarı niteliğindedir. Bu ülkeyi yönetenler aklını başına almalıdır. Aksi taktirde bu eylemlerimiz son olmayacak, sürekli eylemlilik süreci başlatılacaktır. En kısa sürede taleplerimize cevap bekliyoruz, alacağımız cevap eylemlerimizi de şekillendirecektir. Biz sözümüzü söyledik, duyan duymayan kalmasın!
Muş Manşet Gazetesi


