Bulanık İlçesinde, yüzlerini kapatan bir gurup molotof ve havai fişeklerle 3 okulu yaktı. 2014-2015 eğitim öğretim döneminin başladığı bugün, yakılan okullarda ders zili çalamayacak. Yakılan 3 okulda yaklaşık 2 bin öğrenci eğitim görüyordu. Önceki gece bir araya toplanan 60-70 kişilik gurup, ilk önce Yeni Mahallede bulunan Mehmet Akif İlköğretim Okulunu ateşe verdi.
Gurubun ikinci hedefinde ise Şehitlik Mahallesindeki Fatih İlköğretim Okulu bulunuyordu. 8 derslikli okula saldıran gurup, kapıları kırarak okula girdiler. Okulu ateşe veren gurup buradan Kültür Mahallesinde bulunan 125. Yıl İlköğretim Okuluna saldırdılar. Ateşe verilen üç okul binası itfaiye ekipleri tarafından saatler süren çalışmanın ardından söndürülebildi.
Üç ayrı okulda meydana gelen yangına Malazgirt ilçesi ve belde belediyelerden itfaiye ekiplerinin çağrıldığı belirtildi. Kısa sürede olay yerine sevk edilen itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu, okulların tamamına yayılan yangın saatler sonra kontrol altına alınabildi. Büyük çapta maddi hasarın meydana geldiği okullar kullanılamaz hale gelirken, olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
“ÇOCUKLARIN YANAN İSTİKBALİDİR” Bulanık İlçesinde saldırıya uğrayan okullarda incelemede bulunan Vali Vedat Büyükersoy, yakılan okulların çocukların yanan istikballeri olduğunu belirtti. Vali Büyükersoy yaptığı açıklamada: “Yaptıkları eylem öncelikle Bulanık’taki çocuklarımızın istikbalini hedef alan eylemler. Onun için biz onlar hakkında gerekli bütün soruşturma, takibi yapacağız. Gerekirse eylemi yapan çocukları eğer yaşları küçük ise ailelerinden almayı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ilgili kurumlarına göndermeyi düşünmekteyiz, bu konuyu da değerlendirmekteyiz. Suçlu olan var ise mutlaka cezasını görecek. Bu vesileyle şunu da ifade etmek istiyorum ki, ülkemizde demokratik kanallar tamamen açıktır. Hiç kimse ifade özgürlüğünün engellendiğini söyleyemez. Demokratik kanalların açık olduğu, ifade özgürlüğünün alabildiğine özgürce kullanıldığı bir yerde, okulların yakılması, çocukların istikbalinin yakılması öncelikle çok şeytani insani olmayan bir tavır ve davranıştır. Bunu hiçbir demokratik ülkede, demokratik eylem olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bunlar demokratik eylemler değil, bunlar çağdışı, şeytani eylemlerdir. Ben biraz önce küçük çocuklarla karşılaştığımızda sordum. Okulunuzu seviyor musunuz diye.
Hepsi okulumuzu seviyoruz dediler. Peki okulu yakanları seviyor musunuz diye sorduğumda, sevmediklerini ifade ettiler. Okulu yakanı hiç kimse sevmez. Zaten sevmediklerini bildiklerinden dolayı, okulu yakanlar da yüzlerini kapatarak bu eylemleri yapmaktadırlar. Eğer iyi bir şey yapıyor olsalardı, yüzlerini gözlerini kapatarak, insanlardan saklanarak eylem yapmazlardı.
Demek ki iyi bir şey yapmadıklarını kendileri de biliyorlar. Kötü şeyler yapan, çocuklarımızın geleceğine zarar veren ve vermiş olduğu zararı da demokratik eylem diye insanlara anlatanların samimi olmadıkları ortada. Eğer samimi iseler gizlenerek, saklanarak yapmazlardı.
Biz onları adalete eninde sonunda teslim edeceğiz. Ama şu an pek tabii ki çocuklarımızın, yavrularımızın istikbalini yakan o kişileri lanetliyoruz. Eğitime gönül veren, eğitimi seven bu çocukları sevdiğini ifade edenlerin de onların da hiç olmazsa kaşını çatmasını istiyoruz. Çünkü bu eylemleri yapan eğer çocuk ise, eminim bunların annesi babası var, o annenin babanın da çocuklarına yaptığının ne olduğunu anlatması, yaptıkları eylemlerle ailesine, komşusuna, komşusunun çocuklarına zarar verdiğini ifade etmesi gerektiğini paylaşmak istiyorum. Çocuk ailenin aynasıdır. Evde ne yaşanır ise bu çocuklar onu yansıtırlar. Onun için anne baba çocuklar için rol modeldir.
Eğer evinde anne baba iyi şeyler yapmaktan bahsederse, çocuklar da onu yapar. Bu çocukların burada yanan istikbalidir. Her şey güvenlik tedbirleri ile alınacak, her şey güvenlik tedbirleri ile çözülecek diye bir şey yok. Güvenlik tedbirleri zaten alınıyor ama her çocuğun elini tutacak bir polis olamaz. Annesi babası o çocuğunu terbiye etmeli, annesi babası o çocuğa doğru yolu göstermeli. Onun için şu manzarayı biz görünce üzülüyoruz. Üzüntümüz çocuklar içindir. Eğer çocukların gördüğü zarardan üzülmeyen ve rahatsız olmayan anne baba, kardeş varsa bunu izah etmek mümkün değildir. Üzüldüğümüz için buradayız, ama gereken yapılacaktır. İki tane okulumuz bir iki gün içinde eğitim öğretime kazandırılacak. Fatih İlköğretim Okulunun çatısı zarar görmüş durumda. İnşallah bir haftayı geçmeden faaliyete girecek. Polis delillerin peşinde, çünkü delil olmadığı taktirde gözaltı işlemi hukuk devletinde gerçekleşemez. Biz delilleri araştırıyoruz, faillere ulaşacağız, ulaştığımız taktirde adli makamlara teslim edeceğiz. Ama ben inanıyorum ki öncelikle bu çocukların kalplerinde bu okulları yakanlar mahkum olmuştur. İnşallah adaletin önünde de mahkum olacaklar” dedi.
Muş Ovası Gazetesi


