Skip to main content

Çözüm süreci sabote ediliyor

Muş Haber Fotoğrafı

Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Muş Şubeler Platformu tarafından yapılan basın açıklamasında son dönemlerde KESKin yaptığı sendikal çalışmalarda Valilik ve Emniyetin hukuksuz uygulaması ve ayrımcılığı olduğu belirtildi.

KESK Muş Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İdris Gürkan tarafından okunan basın açıklamasında, Uzun bir mücadele geleneğinden gelen sendikamız geçmişten günümüze her türlü haksızlık ve hukuksuzluk karşında her zaman barışçıl ve demokratik bir şekilde direnmiştir. Otuz yılı aşkın bir süredir Kürt halkı üzerinde yürütülen baskı, inkar ve imha konseptine karşı Emek ve Demokrasi mücadelesi vermek şüphesiz hiç de kolay olmamıştır. Kürt halkının uğradığı faili meçhuller, tutuklamalar, göz altı ve sürgünlerden biz emekçiler de payımıza düşeni aldık. Büyük mücadele ve ödenen bedellerden sonra çözüm ve diyalog sürecinin başlaması, ölümlerin minimum düzeye inmiş olmasının sevincini hep birlikte yaşamaktayız dedi.

Muşun en dinamik sivil toplum örgütlerinden biri olarak çözüm sürecini sadece teorik olarak değil aynı zamanda pratik çalışmalarla desteklediklerini söyleyen Gürkan, Bütün Muş halkı bu çabalarımızın şahididir. Ancak çözüm sürecinin barış a evrilmesi için tüm tarafların sorumluluk bilinci içinde hareket etmesi gerekmektedir. Ülke ve bölgemizde bu konu ile ilgili çok güzel gelişmeler yaşanmasına karşılık maalesef ilimizde Valilik ve Emniyet müdürlüğü 1990 lı yılların alışkanlıklarını terk edememekte, halen bizleri bir tehdit unsuru olarak görmekte, her türlü baskı ve gözaltılara maruz bırakmaktadır. İşte bu rapor yaşadığımız baskıları tüm duyarlı kamuoyu ile paylaşmak ve Muş ilinde normalleşmeyi sağlamak üzere KESK MUŞ Şubeler Platformu Meclisinin kararı doğrultusunda kaleme alınmıştır şeklinde konuştu.

KESKin yaptığı sendikal çalışmaların ardından yapılan uygulamalara değinen Gürkan, 2014 yılının başında Roboski katlimanın yıl dönümü gerekçesi ile düzenlenen anmaya katılan onlarca Siyasi Parti, STK ve Sendika üye ve Temsilcisi gözaltına alınmış daha sonra pek çoğu hakkında TMK nın 10. Maddesi gereğince dava açılmıştır. Dava halen devam etmektedir. Lice de Karakol/Kalekol yapımlarının protestosunda 2 kişinin katledilmesi üzerine Sendikamız tarafından Muş Valiliği önünde basın açıklaması yapılmıştır. Yapılan basın açıklamasından dolayı Sendikamız üye ve yöneticileri çoğunlukta olmak üzere 38 kişiye toplam değeri 7 bin TL yi aşan para cezası verilmiştir. Ölümlere karşı yapılan bu meşru ve demokratik eylem kabahatler kanununa dayanılarak kabahat olarak değerlendirilip ceza verilmesi hayli düşündürücüdür. Kabahatler Kanununu demokratik muhalefet hakkını kullanan Sivil toplum aktivistlerine karşı bir silah gibi kullanmak iyi niyetten uzak olduğu gibi keyfi bir uygulamadır. Son dönemde artan baskı ve cezaları tartışmak üzere Emek ve Demokrasi Platformu olarak bir komisyon kurup Valilik ve Emniyet ile bir görüşme gerçekleştirdik. Toplantıda gerek Valilik gerek Emniyet bizim tüm eylem ve etkinliklerimizin barışçıl bir şekilde gerçekleştiğini, hiçbir eylemimizde en ufak bir olay çıkmadığını kabul etmişlerdir. Ancak buna karşılık son dönemde bu kadar ceza ve soruşturmanın neden yapıldığı ile ilgili tatmin edici bir cevap da verilememiştir ifadelerini kullandı.

Valilikle yapılan görüşmede Muş ilinde yaşanan benzer gelişmelerin çözüm sürecine zarar verdiği bu anlamda daha olumlu bir yaklaşımın gösterilmesinin zaruriyeti üzerine temennilerin iletildiğini söyleyen Gürkan, Maalesef 20 Temmuz 2014 tarihinde Filistin ve Rojavada yapılan Katliamları kınamak ve halkta duyarlılık oluşturmak üzere düzenlemiş olduğumuz etkinlik Emniyet mensupları tarafından yaklaşık 45 dakika engellenerek müdahale etme tehdidinde bulunmuştur. Emniyet bu tavrıyla kitlemizi tahrik etmeye çalışmıştır. Herhangi bir olumsuz durumun yaşanmaması için tüm yöneticilerimiz büyük bir özverilik örneği göstererek ellerinde geleni yapmıştır. Bu eylemimizde diğer eylemlerimizde de olduğu gibi hiçbir olumsuzluk yaşanmadı. Tüm bu yaşananlar polis kamerasında da kayıtlıdır. Bu çalışmamızdan kısa bir süre sonra 10 tane yönetici ve arkadaşımız 2911 sayılı Kanuna muhalefet iddiasıyla ifadesi alınmak üzere Emniyete davet edilmişlerdir. Tabiri caizse yumuşak bir gözaltı sistemi uygulanmak istenmekte böylece üye ve aktivistlerimiz korkutulup sindirilmek istenmektedir. Burada işin en önemli tarafı bizim etkinliğimizden üç gün önce Anadolu Gençlik Vakfı ve Memur Sen in öncülüğünde Filistindeki katliamla ilgili Atatürk Çocuk Parkından Valilik Önüne kadar yürüyüş yapılarak Valilik önünde basın açıklaması yapılmıştır. Bu güzergâh Valiliğin belirttiği güzergâhın tamamen dışında olmasına rağmen Emniyet mensupları yürüyüşü engellemeye çalışmamış ayrıca hiç kimseyi de ifadesini almak üzere Emniyete davet etmemiştir. Zaten hiçbir STKnın yaptığı bir eylemin engellenmemesi gerektiğini de her zaman her platformda dile getirdik. Bu konudaki ayrımcılık ile ilgili sorularımıza hiçbir Emniyet yetkilisi anlaşılır ve kabul edilebilir bir cevap vermemiştir. Ayrımcılık Anayasal suçudur. Mücadele ve direniş geleneğinden gelen sendikamızın böyle bir tutumu kabullenmesi mümkün değildir diye konuştu.

Gürkan basın açıklamasını şu şekilde sürdürdü: 26 Temmuz 2014 tarihinde Rojava da İŞID çetelerince yapılan katliamları kınamak üzere Ataturk Çocuk Parkından Çadıra kadar yürüyüş yapılmıştır. Bu yürüyüş ile ilgili yine bazı arkadaşlarımız ifadeleri alınmak üzere emniyete çağrılmışlardır. Bu faaliyetimizden dolayı toplam kaç arkadaşımız hakkında soruşturulma açıldığını henüz tespit edemedik. 6 Ağustos 2014 tarihinde Şengal e yönelik yapılan katliam ve soykırım denemelerine karşı İnsan Hakları Derneği nin düzenlemiş olduğu yürüyüş ile ilgili yine bazı arkadaşlarımız emniyete davet edilmişlerdir. Bu faaliyette de kaç arkadaşımız hakkında soruşturulma açıldığını henüz öğrenemedik. Yine Filistin ve Rojava katliamlarını lanetlemek üzere asmış olduğumuz pankart ırkçı bir saldırıya maruz kalmış, pankarttaki ROJAVA kelimesi kesici bir alet ile yırtılmıştır. Bu konu ile ilgili savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunduk. Pankartın şehrin en işlek yerinde olması, çok yakın mesafede Polis karakolunun bulunmasına rağmen bu çirkin saldırının yapılmış olması düşündürücüdür. Bu çirkin eylem ilimizde huzur içinde yaşamakta olan farklı kesimleri karşı karşıya getirme riski açısından tehlikelidir. Bu provokasyon hala emniyet savcılık tarafından aydınlatılmış değil. Valilik Sendikamızın bazı yönetici ve Başkanlarının işyerlerini belli aralıklarla aramakta ve kendileri ile ilgili bilgi istemektedir. Valilik bu tutumu ile hem arkadaşlarımızı takip ettiğini hem de kurum Müdürlerinden Başkan ve yöneticilerimize yönelik daha dikkatli olmaları, baskı yapmalarını talep etmiş olmaktadır. Böylece sendikamızın çalışmaları kısıtlanmaya çalışılmaktadır.

Raporda da özetlemeye çalıştığımız üzere sadece 2014 yılında 2911 sayılı Kanunu, Kabahatler Kanunu ve TMK kapsamında yargılanmayan neredeyse tek bir yönetici ve aktivist arkadaşımız kalmamıştır. Muhalif diğer STK lar ile siyasi partilerin yöneticileri de bizim durumuza benzer durumlar yaşamaktadırlar.

İlimizdeki üniversite Dünya da ki en despot Üniversiteler arasında yerini almıştır. Pek çok öğrenci Newroz veya Kürd Dil bayramını kutladığı için üniversiteden uzaklaştırılmakta veya farklı cezalara maruz bırakılmaktadır. Bir çok öğrenci mezun olmasına rağmen rektörlük tarafından keyfi bir şekilde diplomaları verilmemektedir. Tüm bu konular ile ilgili 14 kurumun ortak oluşturduğu komisyon olarak yaptığımız görüşmeden hiçbir sonuç alamamakla birlikte görüşmemizden kısa bir süre sonra 20 Temmuzda Rojava ve Filistin ile ilgili etkinliğimiz gerekçe gösterilerek 10 arkadaşımız hakkında soruşturma açılmıştır. Kısaca dile getirmeye çalıştığımız gibi sadece 2014 ün ilk yarısında pek çok soruşturma, para cezası ve mobbinge maruz kalmış durumdayız. Üzülerek ifade etmekteyiz ki ilimizde barış rüzgarları esmemektedir. Muş bürokrasisi 1990 lı yılların zihniyeti içinde muhalifleri sindirmeye çalışmaktadır. Bizler bu sorunu diyalog ile çözme noktasında çok çaba sarf ettik. Buna karşılık herhangi olumlu bir sonuç elde edemediğimizi kamuoyu ile paylaşmayı da bir görev biliyoruz. Kaleme aldığımız bu rapor halkımızı ve medyayı bilgilendirmek, var olan mevcut hukuksuz ve keyfi uygulamaları sonlandırmak amacıyla hazırlanmıştır.

Muş Manşet Gazetesi

Bir Cevap Yaz

blank

Ekonomi Haberleri

Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı

Muş’ta baharın gelmesiyle birlikte bağ ve bahçelerde aşılama çalışmaları hız kazandı. Kentte kendi…

Muş’ta Dere Islah Seferberliği: 4 Köyde Çalışmalar Sürüyor

Muş’ta taşkın riskini azaltmak ve su akışını düzenlemek amacıyla başlatılan dere ıslah çalışmaları…

Muş’ta Araç Sayısı 43 Bini Aştı: Mart Ayında Trafiğe Kayıtlar Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında ülke genelinde toplam 159 bin 931…

Eğitim Haberleri

Muş’ta Okul Güvenliği Toplantısı Gerçekleştirildi

Muş’ta okul çevrelerinde güvenliğin artırılması amacıyla önemli bir toplantı düzenlendi. Muş Valisi Avni…

Öğretmenlere Silah Değil, Çikolata Layık

Son günlerde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan acı olay, Muş eğitim camiasında…

Okul çevrelerinde denetimler artırılacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla okullar ve…

Kültür Sanat Haberleri

Gençler arası kültür ve sanat yarışmalarında başarı

Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Gençler Arası…

Kocaeli’de Muş Halk Oyunları Rüzgarı

Kocaeli’de gerçekleştirilen folklor yarışması, Muş kültürünün görkemli bir başarısına sahne oldu. Kocaeli’de yaşayan…

Yarım Asırlık Bir Ses: Mehmet Ciğer, Türküleriyle Muş’un Hafızasını Yaşatıyor

Fırat Demir Muş Kent Haber Gazetesi 1959 doğumlu olan Ciğer, küçük yaşlardan itibaren…

blank

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri