Makamında Muşta görev yapan yerel ve yaygın basın mensupları ile bir araya gelen İnanç, paralel devlet, ve 17 Aralık operasyonları ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Ergenekon ve balyoz gibi oluşumların bertaraf edilmesinden sonra böyle bir girişim ortaya çıkmasının Türkiyeye yakışmadığını belirten İnanç, 17 Aralık, peşinden 25 Aralık girişimleri 2010lı yılların Türkiyesi için çok yakışık olmadığını söylemek istiyorum. Özellikle son 10 yıl içinde çok büyük gayretler, fedakarlıklar ortaya konuldu. Türkiyedeki birçok kötü alışkanlıklar bertaraf edildi. Hepimiz balyoz, ergenekon gibi gayri meşru oluşumların bertaraf edilmesine sevinirken, maalesef 2013 Aralık sonlarında ise bizi başka bir tablo karşıladı ve bu sevinç kursakta kaldı dedi.
Hiç kimsenin bunları hak etmediğini ve daha özgür, daha müreffeh, geliri yüksek bir Türkiye için çalışıldığını belirten İnanç, Sonuçta 17 ve 25 Aralık girişimleri hepimiz için sıkıntı oldu. Ben bu konuda dediğim bir şeyi yine tekrar etmek istiyorum. Doğru zamanda doğru tavır esas olandır. Kimi zaman doğru tavır sergilersiniz ama yanlış zamanda yaparsınız bunun çok fazla kıymeti olmaz. Türkiyede veya dünyanın herhangi bir yerinde yolsuzluklar, yanlışlar yok mu mutlaka vardır, bundan sonra da var olacaktır. İnsanın olduğu her yerde risk vardır. Siz hangi toplum yapısıyla hareket ederseniz edin, hangi devlet yapısını kurarsanız kurun bunlar olacaktır. Kuran da dram mescidi diye bir mescitten bahsedilir ve Allah o mescitte namaz kılmayı men eder. Allah Resulü de o mescidin yıkım kararını verir ve o mescit yıkılır. Allahın farz kıldığı bir namazın Peygamber eliyle yıkılması söz konusudur. İlk etapta ters gelebilir. Aslında o mescidin aslında bir fitne unsuru olarak kurulmuş olmasıdır. Bundan dolayı o mescit yıktırılmıştır. Bu bütün konular için geçerli. Çoğu zaman karşılaştığımız problemleri kişi bazında düşünüyoruz. Olaylarla karşılaştığımızda çoğu zaman sonuçlara atıflar yapılıyor diye konuştu.
İnanç daha sonra şunları söyledi: Türkiyede 17 Aralıkta yolsuzluk adı altında bir operasyon söz konusu. Ama değil o operasyonun yapılış biçimi sizi başka konulara götürüyor. Temel gerekçenin yolsuzluklar olmadığı şüphesini ortaya çıkarıyor. Bu aslında zincirin halkaları gibi son dönemde devam eden bir süreç. Bu operasyonların temel amacı, yolsuzlukları önleme değil. Çünkü yolsuzlukları önleme operasyonu olsa, bu kadar farklı dosyalar belirli zamanlara tehir edilmez. Bu kadar süredir takip edilen dosyalar, seçime çeyrek kala piyasaya sürülüyor. Bir de bakıyorsunuz MİT ile ilgili iddialar ortaya atılıyor. Hiçbir ülkenin kendi emniyet güçleri kendilerini de koruyan istihbarat birimlerini bu şekilde deşifre edemez, etmemelidir. Bunlar alt alta yazıldığında, doğal olarak sizi bir noktaya götürüyor.
Muş Manşet Gazetesi


