İl Müftüsü Recep Uzun mevlit kandili mesajı yayımladı. Uzun mesajında, Şahit, müjdeci, Allaha çağıran davetçi ve nur saçan bir kandil olarak gönderilen sevgili Peygamberimizin doğum yıldönümünü yad ediyoruz. Sevinçle üzüntümüz iç içe, yan yana olarak. Yüce Rabbimiz, bize Efendimizi şöyle tanıtıyor: Andolsun ki size kendi içinizden bir Peygamber gelmiştir. Sizin sıkıntıya düşmeniz ona pek ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir. Nitekim size içinizden bir Peygamber gönderdik. O size ayetlerimizi okur, sizi günahlardan arındırır, size kitabı ve hikmeti öğretir, bilmediklerinizi belletir dedi.
Kardeşlik bağlarının ciddi yaralar aldığı bir dönemde mevlit kandilinin önemine değinen İl Müftüsü Recep Uzun, Ben, beni görmeden bana iman eden kardeşlerimi özlüyorum. buyuran Peygamberimizin, bugün yaşadığımız acılar karşısında neler hissedeceğini tahmin etmek zor değildir. Kardeşlik bağlarının neredeyse ciddi yaralar aldığı bir zaman ve mekânda hem Efendimize, hem de birbirimize kardeş olmanın iklim ve ortamlarını yeniden bulmak ve O’nun özlemini çektiği kardeşler topluluğu olmayı yeniden hatırlamak zorundayız. Bugün başta İslam dünyası olmak üzere topyekûn insanlık âleminin duçar olduğu manevi problemlerin gerek tanımlanma, gerekse çözüme kavuşturulması konusunda Efendimizin risaletine başvurma ve O’nun rehberliğinde ilerleme konusunda ciddi ve kayda değer bir ihmalkârlıkla karşı karşıyayız. Önemli olan O’nun özlemini duyduğu kardeşler topluluğu olmak Müslümanlara düşen hiçbir zaman adaletten ayrılmamaktır dedi.
Uzun mesajında ayrıca şu ifadelere yer verdi: Ne yazık ki Müslüman coğrafyasında meydana gelen kardeş kavgaları, iç çatışmalar, kardeşlik ortamını ciddi anlamda yaralamakta, Ümmet-i Muhammed olma duyarlılığı hasara uğramaktadır. Allahı bir, Peygamberi hak bilme düsturundan ayrılmaması gereken ve bu ana çerçeve içinde kardeşlik hukukunu tesis etmek zorunda olan Müslümanlar, ne yazık ki bugün bölge coğrafyamızda uyandırılan fitneye dâhil olmakta, birbirlerine kin duyabilmekte, buğz edip intikam rüzgârına kendilerini kaptırabilmektedirler. Oysa biz Müslümanlara düşen vazife, kardeşlerimizin arasını bulmak ve hiçbir zaman adaletten ayrılmamaktır. Bugün cehalet, kör taassup ve dünyevi çıkarlardan beslenen bir gerilim ve çatışma ortamı, İslam’ın pak ve nezih kardeşlik dilini köreltmekte, Müslüman kardeşliğinin Ensar-Muhacirin kardeşliğinden beri süregelen tarihsel akışını göz ardı etmekte ve bizi Sevgili Peygamberimizin özlemini çektiği kardeşler topluluğu olmaktan uzaklaştırmaktadır.
Hz. Peygamberin yolunu takip etmek, O’nu örnek almak, O’nun şaşmaz rehberliğine sımsıkı sarılmaktır. Yüce Allahın son Peygamberine tabi olmak, pek tabiidir ki; sadece Onun varlığından ve doğumundan haberdar olmakla sınırlı değildir. O’na tabi olmak, hemen her vesileyle kendimizi O’nun sünnetine ittiba ederek gözden geçirmeyi, hayatımızdaki eksiklikleri telafi etmeyi ve yine Onun çizdiği yol haritasına bağlı olarak kendimizi inşa etmeyi zorunlu kılar. Kısaca Peygamberin yolunu takip etmek ve O’nu örnek almak, O’nun sağlığında ashabına takdim ettiği değer ve ölçüleri zaman ve mekân sınırlarının ötesine taşarak kendi dünyamıza taşımak ve O’nun şaşmaz rehberliğine sımsıkı sarılmaktır. Bu, insanlık için en hayırlı ümmet olma şerefine nail olmanın yegâne yoludur.
Mevlit Kandilinin bütün Müslümanlara huzur getirmesini, insanlığın içine düştüğü sıkıntıların aşılmasında kardeşlik bağlarının güçlenmesine ve yeni rahmet kapılarının açılmasına vesile olmasını dileyerek, İslam âleminin kandilini kutlarım.
Muş Manşet Gazetesi


