2013-2014 Adli Yılı yapılan törenle başladı. Atatürk Anıtı önünde yapılan törene Belediye Başkanı Necmettin Dede, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Kaya, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Hamdi Bayar, Baro Başkanı Av. Zahit Söylemez, hakimler ve savcılar ile Adliye personeli katıldı.
Törende konuşma yapan Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Kaya: “2013 yılı adli yılını geride bırakıp yeni bir adli yıla bugün itibariyle başlamış bulunmaktayız. Başta ülkemiz ve yüce milletimiz olmak üzere tüm yargı camiasına ve devletimizin tüm kurumlarına hayırlı olmasını diliyor, yeni yılın başarılı, verimli ve hakkaniyet çizgisi üzerinde geçmesini diliyorum. Sözlerime başlarken geçen dönem şehit olan meslektaşlarıma da Allah’tan rahmet diliyorum. Adalet olgusu mahkemelerin tam bağımsızlığı ve anayasal devlet için gerekli bir ilkedir. Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. O nedenle millet adına karar verme yetkisine sahip olanların cesur, güvenilir, bilgili, sorumluluk duygusuna sahip olmaları ve dupduru bir vicdanla hareket etmeleri gerekir. Nasırlaşmış ve kötülük virüsü bulaşmış vicdanlardan adalet beklenemezin niteliklere sahip olmayan kişilere karşı da birer vatandaş olarak haklarımızı sonuna kadar savunmak da bizim için önemli bir duruş olacaktır. Haksızlık kimden gelirse gelsin kabul edilebilir bir durum değildir.
Haksızlık karşısında eğilmemek, bilakis dik durmak gerektiğini de vurgulamak istiyorum. Mesleğimiz asla şaibe kabul etmez. Şayet böyle bir durum hissedilirse gerekli yerlere bildirmekte asla tereddüt etmeyiniz. Adliyemiz mevcut mahkemeler ve personeliyle en doğru ve en hızlı şekilde vatandaşın taleplerini karşılamak için yoğun mesai sarf etmektedir. Sonuçlanması geciken bazı dava ve işler daha çok teknik bilgi ve inceleme gerektiren konulara ilişkin ya da yörenin iklim ve güvenlik şartlarına bağlı olarak zorunlu sebeplerle sonuçlanamamaktadır. Biz de “geciken adaletin adalet olmadığının” bilincindeyiz. Her şeye rağmen halkımızın adalet dairelerine ve dağıtıcılarına olan güveni “adaletin kestiği parmak acımaz” ve “adalet karşısında boynumuz kıldan incedir” özdeyişlerinin engin mana ve muhtevasının hakkını vermek zorundayız. Bu nedenle bir yıl önce yaptığım çağrıyı yinelemek istiyorum. “Herkes hakkını adalet dairelerinde aramalıdır”.
Yöremizde zaman zaman ortaya çıkan ve hepimizi derinden üzen kan davaları, namus cinayetleri, arazi kavgaları, paylaşılamayan toprak ve otlaklar yüzünden çıkan kavga ve işlenen cinayetler, ilimizin geri kalmış, çağdışı ve halen cahiliye adetlerini yaşatan bir yapı ve görüntüye sahip olduğu imajı vermektedir. Modern ve kalkınmış bir ülke olmak istiyorsak yanlış olan örf ve adetlerimizi terk edip evrensel hukuk kurallarına tabi olmak ve o kuralları koyan TBMM ile uygulayıcısı konumunda olan adalet dairelerini inanmak ve güvenmek zorundayız. Unutmamalıyız ki hiçbir şey insan hayatı kadar değerli olamaz. Çok basit menfaat çatışmalarından dolayı işlenen cinayetler gerçekte cehaletin bir sonucudur. Genç yaşta toprağa verilen bedenler öksüz kalan çocuklar, dul kalan eşler, perişan olan anne babalar, dağılan yuvalar, yarım kalan mutluluklar ve hiç gerçekleşmeyecek umutlar. Hepsi toplumumuzda yaşatılan cehaletin bir ürünüdür. Esefle söylemeliyim ki bu topraklarda kökü çok derinlerde olan cahiliye dönemi adetleri ısrarla yaşıyor ve yaşatılıyor. Bununla sadece adli olarak değil tüm kuramların birlikte topyekün mücadele etmesi gerekir” dedi.
Mu Ovas Gazetesi


